Yeni bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisine yaklaşıyoruz. Ama yine bu iki kulüp yönetimleri arasında başlayan polemikte seviyeyi nasıl en dibe vurdururuz yarışı var. Yine her şeyden daha fazla derbinin hakemini konuşuyoruz. Ve yine maç öncesi kurgulama var mı yok mu, onu konuşuyoruz. Sonuçta çok eminim ki hemen herkes maçta oynanan futboldan daha çok hakemi izleyecek. Hem de saniye saniye. Yani öyle sadece penaltıymış, ofsaytmış, kartmış demeden her hareketini. Maça Yasin Kol’un atanmasına gelince; belli ki TFF ve MHK’nin en güvendiği (!) hakem kendisi. Ama burada hemen akla MHK birine çok güveniyorsa bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi sorusu geliyor. MHK’nin bugüne dek yaptıkları düşünülünce sorunun yanıtı da açık. Ama beni asıl rahatsız eden derbi bahanesiyle ortamın bu kadar gerilmesi. Herkes içinde ne varsa döküyor ortalığa. Hakaretler havada uçuşuyor. İnsan diyor ki sadece bu iki takımdan oluşan bir lig olsa ve aralarında sürekli hesaplaşsalar. Diğer takımları boşuna emellerine alet etmeseler. Bir de her türlü haksızlığın sorumlusu olarak “üç büyükler” ağız alışkanlığıyla Beşiktaş’ı da eklemiyorlar mı gerçekten nevrim dönüyor. Hep söylüyorum inanılmaz haksızlıklar yapıldı bu ülkede ama lütfen elinizi vicdanınıza koyup bir bakın. Haksızlıklarla hangi takım en fazla zarara uğramış, şampiyonlukları elinden alınmış. Zaten son yılların gidişatına bakınca sistem iki takımlı ligi kendine uygun görüyor. Ve Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesi bu kadar çok tepişmenin asıl nedeni de açık ki adaletsizlikleri önlemek değil adaletsizlikten kim daha fazla pay alacak onun derdi. Çünkü ben bugüne kadar haksız kazançtan sonra özeleştiri yapanı hiç görmedim. Mesela en son Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde haksız bir penaltıyla üç puan alan Fenerbahçe’nin hiçbir yöneticisi çıkıp en azından “Evet, bu penaltı tartışmalı” dedi mi? Oysa ki o mağlubiyet Beşiktaş’ın üçüncülük şansını yok etti.
Ama bir yandan da sistemden en çok yararlanan bu iki kulüp tehditte sınır tanımıyor. Fenerbahçe’nin eski başkanı kongre toplayıp ligden çekilme kararı almış fakat sonra gencecik çocukları kurban olarak sahaya sürmüştü. Şimdi de Galatasaray Başkanı, TFF ile ilişkilerini askıya aldıklarını söylüyor ama o TFF’nin yönettiği maçlara çıkıyor, şampiyon olursa da aynı TFF’den kupasını alacak. Ne var ki biz futbolseverler ne TFF ve MHK’den ne de tüm yönetimlerden ilişkimizi bir türlü askıya alamıyoruz gitti