Malumunuz; Dolmabahçe’de Beşiktaş’ın Karagümrük maçının ardından “taraftar olduğunu sanan bir grup” takımı ıslıklayarak soyunma odasına yolladı. Çok soğuk bir havada, ligin sonuncu takımı Karagümrük karşısında oynanan futbol, kaybedilen iki puandan çok daha fazla tepki çekti. Tabii ki gönül verdiğiniz takımı her ne olursa olsun ıslıklamak hoş değil. Fakat taraftarın da sahada artık biraz düzgün oyun görme hakkı yok mu? Efendim neymiş Beşiktaş’ın ligde amacı kalmamış. Bu yüzden futbolcuları motive etmek de zormuş. Böyle bir mantık olabilir mi? O zaman taraftar da statlara gelmesin. Onlar da motivasyonlarını kaybetmiş olsun.
Tamam, şampiyonluktan uzaklaşmak bir motivasyon eksikliği yaratabilir. Ama iş bu kadarla sınırlı kalsa keşke. Hem başkan Serdal Adalı hem de Sergen Yalçın şampiyonluktan kopunca hedeflerinin artık kupa olduğunu sık sık vurguladı. Dahası; sürekli yeni transferlere ihtiyaç olduğunu 5-6 futbolcu daha alacaklarını hem de mevkilerini belirterek açıklayıp durdular. Böylece taraftarın umutlarını gelecek sezona kaydırıp, bir kesim taraftarın ve medyanın gazını alarak zaman kazanacaklarını düşündüler. Ama eldeki futbolcuların ruh hallerini hiç düşünmediler. Bu durumda siz Beşiktaş’ın futbolcusu olsanız ne yaparsınız? Gönderilme olasılığına karşı menajerinizi arayıp “Bana kulüp bul” demez misiniz? Ve kalan maçlarda da sakatlanma riskine girer misiniz? Sonra Sergen Yalçın, Karagümrük maçının ardından “Hedef olmadığında oyuncuları motive etmek zor” diyor. Gelinen bu noktada tabii ki zor. Zor da bunu yaratan kim?
Teknik direktörlüğün bence en önemli parçası zaten futbolcuları motive edebilmek. Futbolcular ne kadar profesyonel olsalar da sonuçta insanlar. İşte bu yüzden birçok genç yetenek kaybolup gidiyor. Ve yine bu yüzden farklı yaşlarda, farklı kültürlerde, farklı yeteneklerde, farklı ücretler alan bir kadroyu yönetmek ve en iyi performansı alabilmek işin en zor tarafı. Bu konuda hem kişisel yetenek hem de kendini yetiştirmek gerekiyor. Öyle “Konuştum dinlemedi” demekle olmuyor. İnsanları yönetmek o kadar kolay olsaydı, dünya güllük gülistanlık olurdu. Ve işte tam da bu yüzden ne kadar futbol âlimi de olsanız ne kadar yetenekli eski futbolcu da olsanız iyi teknik direktör olamıyorsunuz. Çünkü bilmek kadar bildiklerinizi oyuncularınıza aktarabilmeniz de önemli.
Ve bakalım, Beşiktaş kalan kupa maçlarında kupa hedefli motivasyonuyla yeterli performansı ne kadar gösterebilecek?