Medyanın Derin Sessizliği

Medyanın Derin Sessizliği

12.05.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yasadışı dinlemeleri yayımlayanlar hakkındaki şikâyetler için iki takipsizlik kararı verdi. İlginçtir, şikâyetlerden birisi cemaatten, diğeri yolsuzluktan soruşturulanlardan geliyordu. Savcılık verdiği kararda hem halkın haber alma hakkı, kamu yararı açısından dinlemelerin yayımlanmasının suç oluşturmadığına karar verdi hem de kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin konuyla ilgili içtihatlarına atıf yaptı. 
Medya ise kendisini yakından, çok yakından ilgilendiren bu takipsizlik kararını nedense görmezden geldi. T24’te Arzu Yıldız’ın duyurduğu karar bir iki internet sitesinde ve Cumhuriyet’te yer buldu. Eğer gözümden kaçtıysa özür dilerim ama geniş işlenmesi gereken bir haberdi. Çok sayıda gazeteci bu yasadışı dinleme kayıtlarını yayımladıkları, haberleştirdikleri için ifadeye çağrılmış durumda. Bu bir yana, konuya gazetecilik açısından da yaklaşılması ve var olan kimi tereddütleri gideren bu kararın okuyucuya geniş bir şekilde duyurulması gerekmez miydi? 
Bu tutum da acaba yaygınlaşan baskı karşısında otosansürün bir başka belirtisi mi diye düşünmeden edemiyor insan. Freedom Hause raporunu yazan kendini gizleme gereği duyduğuna göre, gazete yöneticilerinin de “başımıza iş almayalım şimdi” diye düşünmeleri ve “Es geçiverin, hiç mi haber atlamadınız” demiş olmaları mümkündür

Zeytin Ağacı mı, Çınar mı?  
İnternet sitenizde yer alan haberde koca çınar ağacını bize zeytin ağacı diye yutturmaya çalışıyorsunuz ya!.. Bravo sizlere... Hayret doğrusu. Hiç inceleyen yok mu bu fotoğrafı? Cumhuriyet’e bu yakışıyor mu?.. Kadir Duranlı
Okur Temsilcisinin notu: İnternet sitesinde yer alan ağaç Payas’ın simgesi haline gelmiş olan Zeytin ağacıdır. Çınar değildir. Bu bilgiyi Payas Belediyesi’nin internet sitesinde de bulabilirsiniz. Hikâyesi de ilginçtir. Kanuni’nin sadrazamı Sokullu 15 dönümlük zeytin bahçesine bir külliye yaptırmak istemiş ve ağaçların tamamını kestirmiş. Kalan tek ağacı da anı olarak bırakmışlar. Ağacı kes inşaat yap anlayışı o zamanlardan kalma demek ki...

Cumhuriyet’in Şehitleri
Genç değilim artık, orta yaşı ise çoktan geçtim. Cumhuriyet’in verdiği 90. yıl eklerine bakınca -unuttuklarım da dahil- ne çok anılara sahip olduğumu bir kere daha anladım. Bir yandan mutluluk duyarken diğer yandan buruk bir acı sol yanımı kapladı.
Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Cavit Orhan Tütengil (Otobüs durağındaki kaldırıma düşen cansız bedeni hâlâ gözlerimin önündedir.) Ahmet Taner Kışlalı, Bedrettin Cömert, Ümit Kaftancıoğlu, Onat Kutlar ve Uğur Mumcu.. (Yağmurlu, karlı bir günde Ankara’da Uğur’lamıştık sonsuz yolculuğuna.) Faşistlerin, şeriatçıların bombalı saldırılarında parçalandılar, kurşunlarına hedef oldular. Onlar, tüm yazılarında ülkemizin aydınlık geleceğini ve bu konuda karşılaşılan sorunlarını dile getirdiler.
Ve diğerleri, şimdi aramızda olmayanlar: Aslında 90 yılın tarihi bu isimlerin tarihidir. Dünyada hangi gazete bu kadar basın şehidi vermiştir ki? Ve Türk gazeteciliğinin tarihinde hangi gazete bu kadar onurlu yazarı bağrından çıkarmıştır... Cumhuriyet’in 90. yılı kutlu olsun. Hasan Çatak

Okurlardan kısa kısa
Jimnastik mi, cimnastik mi?

5 Mayıs günkü “Okur Temsilcisi” sütunlarında okur Ali Durmaz’ın “Cimnastik mi, Jimnastik mi?” başlığıyla verdiğiniz yazım yanlışı eleştirisindeki bir ayrıntı çok can yakıcı, çok düşündürücüydü. Çünkü Sayın Durmaz, eleştirisinin ikinci tümcesine “Türk Dil Kurumu’nun resmi internet sitesinde” diye başlıyor. Türk Dil Kurumu ulu önder Atatürk’ün miras hukukunun çiğnenip vasiyetnamesinin yırtılıp atılması pahasına “Atatürkçü!” 12 Eylül yönetimince 1983’te zorbalıkla oluşturulan Türk-İslam Sentezi aşılı kuruma dönüştürüldü. Ayrıca sayın okur; Dil Derneği’nin, Ali Püsküllüoğlu’nun yetkinlikle hazırladıkları yazım kılavuzlarına ya da şimdilerde Epsilon’ca basılmakta olan Ömer Asım Aksoy damgalı “Yeni Yazım Kılavuzu”na zahmet edip bakabilirse “cimnastik” yazımının da geçerli olduğunu görebilir. Tıpkı “jurnal/curnal” gibi, “jokey/cokey” gibi... Saygılar, esenlikler. Aziz Naci Doğan

‘Able Seaman’ Kıdemli Denizci Demektir
3 Mayıs 2014 tarihli Cumhuriyet’in son sayfasında yer alan “Afyon’daki Anzaklar” başlıklı haberde günlükleri söz konusu edilen Anzak askerinin adı Able Seaman Albert Knaggs olarak verilmekte ve bu ad, haberin değişik yerlerinde üç kez geçmektedir. “Able Seaman” söz konusu Anzak askerin adının bir parçası değil, “becerikli/kıdemli denizci” anlamına gelen bir nitelemedir. Askerin adı ise Albert Edward Knaggs’dır. Mezar taşında, adının altında da “Able Seaman Royal Australian Navy” yazmaktadır. İlgili kişilerin bilgisine sunarım. İyi çalışmalar dilerim. Tunç Tayanç 

Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki

Sondan Bir Önceki

Devamını Oku
07.09.2018
İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

Devamını Oku
05.09.2018
Gazetelere Döviz Darbesi

Gazetelere Döviz Darbesi

Devamını Oku
03.09.2018
Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Devamını Oku
02.09.2018
Hava Tükenmeden

Hava Tükenmeden

Devamını Oku
31.08.2018
Burjuvazi Mon Amour!

Burjuvazi Mon Amour!

Devamını Oku
29.08.2018
Haftanın Dökümü

Haftanın Dökümü

Devamını Oku
27.08.2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Devamını Oku
26.08.2018
Unutma Yarın Cumartesi

Unutma Yarın Cumartesi

Devamını Oku
24.08.2018
Geleceği Kurtarmak (22.08.2018)

Geleceği Kurtarmak

Devamını Oku
22.08.2018
Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Devamını Oku
20.08.2018
Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Devamını Oku
19.08.2018
Gazetecilik ölüyor mu?

Gazetecilik ölüyor mu?

Devamını Oku
17.08.2018
Kim Kriz İster?

Kim Kriz İster?

Devamını Oku
15.08.2018
Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Devamını Oku
13.08.2018
Krizin İki Cephesi

Krizin İki Cephesi

Devamını Oku
12.08.2018
Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Devamını Oku
10.08.2018
Kriz İçinde Kriz

Kriz İçinde Kriz

Devamını Oku
08.08.2018
Gazetecinin İşi

Gazetecinin İşi

Devamını Oku
06.08.2018
Katı Olan Her Şey...

Katı Olan Her Şey...

Devamını Oku
05.08.2018
Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Devamını Oku
03.08.2018
Quo Vadis Kardeşler?

Quo Vadis Kardeşler?

Devamını Oku
01.08.2018
Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Devamını Oku
30.07.2018
Ben Gelmem!

Ben Gelmem!

Devamını Oku
29.07.2018
‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

Devamını Oku
27.07.2018
Platon’un Devlet’ini Okurken

Platon’un Devlet’ini Okurken

Devamını Oku
25.07.2018
Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Devamını Oku
23.07.2018
Uçardık Gökyüzüne Doğru

Uçardık Gökyüzüne Doğru

Devamını Oku
22.07.2018
Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Devamını Oku
20.07.2018
Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Devamını Oku
18.07.2018
OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

Devamını Oku
16.07.2018
Muhafazakârlık

Muhafazakârlık

Devamını Oku
15.07.2018
Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Devamını Oku
13.07.2018
Ne Oldu, Ne Olacak?

Ne Oldu, Ne Olacak?

Devamını Oku
11.07.2018
Medyanın Zor Günleri

Medyanın Zor Günleri

Devamını Oku
09.07.2018
Kana Rengini Veren Nedir?

Kana Rengini Veren Nedir?

Devamını Oku
08.07.2018
Bir Başka Açıdan

Bir Başka Açıdan

Devamını Oku
06.07.2018
Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Devamını Oku
04.07.2018
‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

Devamını Oku
02.07.2018
‘Dur Bakalım Ne Olacak?’ (01.07.2018)

‘Dur Bakalım Ne Olacak?’

Devamını Oku
01.07.2018