Hem suçlu hem güçlü

25 Mart 2017 Cumartesi

Saray’daki, bir dergiye yazdığı önsözde, “Musul, Kerkük, Halep, Batı Trakya, Batum, Kıbrıs, adaların bir bölümünün Misak-ı Milli ile kabul edildiğini” belirtip demiş ki:
Kurtuluş Savaşımızın ardından Cumhuriyetimizi kurarken maalesef, Misak-ı Milli sınırlarımızdan daha azına razı olmak zorunda kaldık.
Cumhuriyeti kurarken hata ettik.
Bunu söyleyenin döneminde sanki:
Kerkük, Ankara’da en üst düzeyde kabul edilip gönderlere bayrağı çekilen ABD mandası Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin aşiret ağası Barzani’nin denetiminde değilmiş gibi. Musul üzerinde de aynı Barzani hak iddia etmiyormuş gibi.
Suriye’deki Türk toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi’nin, korunamadığı gerekçesiyle yeri değiştirilmemiş gibi.
Ege’deki 16 küçük ada, Yunanistan tarafından işgal edilmemiş gibi.
Annan Planı ile birlikte KKTC’nin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını kısıtlayacak her türlü adıma “Yes be annem” denmemiş gibi.

Zalimlik üzerine
Gazeteci Hatice Aydoğdu; dilci, yazar, eğitimci Emin Özdemir ile yaptığı nehir söyleşiyi kitaplaştırmış:
Göğüne Sığmayan Bulut.
Söyleşinin bir evresinde Emin Özdemir, aydınlanma düşüncesinin yerleşmediği toplumlarda çoğunluğun “kul ve köle” davranışı gösterenlerden oluştuğuna değiniyor ve ekliyor:
Çoğunluk zalimdir.
Zalimlik içinde “tutsak düşülebileceği”nden de söz ediyor Emin Özdemir. Tutsak düşmenin, teslim olmak ile aynı şey olmadığını da özellikle vurguluyor:
Teslim olmak demek bütün değerlerinden, inançlarından sıyrılmak demek, kendini bırakmak demektir.
Teslim olmadık, olmayacağız zalimliğe…

Kaosa da hayır
Hayır” gelme olasılığı giderek yükseliyor ya; ürküntüye kapılıp halka yeni masal uydurmaya başladılar: Hayır çıkarsa kaos ile karşı karşıya kalırmışız…
Asıl “Evet” çıkarsa, başınıza gelecekleri bir düşünün:
Rejim toptan değişecek bir kere. Yargı toptan siyasallaşacak, Meclis tek kişinin ağzına bakacak. Türkiye’nin idari yapısı bir tek kararname ile değiştirilebilecek, ülke bir günde eyaletlere bölünebilecek.
Gözdeler bakan, sözdeler can yakan olacak.
Ah dedin mi, içeriye; vah dedin mi, kapı önüne konacaksın.
Egemenlik ulustan alınıp saraya devredilecek.
Özetle, “Evet” ile tam bir kargaşaya, karanlığa sürükleneceğiz.
Hayır” çıktığındaysa, -ki çıkacak, göreceksiniz- ülke, bahar toprağı gibi kabaracak. İnsancıl bir gelecek, gelincik tarlası gibi yeniden pıtrak verecek..
Düşmanlık üzerine bina edilen yapay gerilimlerden sıyrılıp kardeşliği kurma çabasını bir kez daha yakalayacağız.
İktidarından muhalefetine siyasetin yoz, ilkesiz, halkın çıkarlarından uzaklaşmış, çıkarcı, değerlerini yitirmiş, birikimsiz, yobaz kadroları teker teker solup gidecek.
Göreceksiniz olacak.
Kendinize güvenin, egemenliği elden bırakmayın yeter!

Örnek

İleride torunlarımızın, 16 Nisan 2017’deki halkoylamasında kimlerin “Evet” kullandığını algılamaları için en iyi örnek, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in resmidir.  


Yazarın Son Yazıları

Çöküşe Doğru 14 Kasım 2020
Olacaksın Şehnameci... 7 Kasım 2020
Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020