‘Mega proje’ karşılaştırması

15 Ekim 2016 Cumartesi

Makina Mühendisleri Odası, AKP’nin üçüncü havalimanı, Gebze-İzmir otoyolu benzeri “mega projeler”inin kamu denetiminin dışında, kayırmacı, çevre yıkıcı özellikler gösterdiğini duyurdu.
Çok doğru olan bu savı güçlendirmek için biz de bir karşılaştırma verelim:
Saray’dakinin geçenlerde açtığı orta açıklığı 1550 metre ve toplam uzunluğu ise 2 bin 682 metre olan ve yaklaşık 6 yılda tamamlanan Gebze’deki Osmangazi Köprüsü’nün topluma maliyeti 1.2 milyar dolar oldu.
Oysa, Avrupa’daki 4 ülkenin başkan ve başbakanları tarafından bu yıl açılan; İtalya, İsviçre, Avusturya ile Almanya’yı birbirine bağlayan 57 kilometre uzunluğu ve 2 bin metre derinliğiyle dünyanın en uzun tüneli olan ve 17 yılda tamamlanan Gotthard Tüneli 11 milyar Avro’ya mal oldu.
Varın gerisini siz hesap edin artık!

Hukuk adamının suçları
“Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile ödüllendirilmiş olan Ali Suat Ertosun, yeniden Yargıtay üyeliğine seçilmedi.
Bunun üzerine, her türlü hakkını saklı tutarak emekliliğini istedi. Aradan geçen süreye karşın hâlâ işlemleri sürüyor. Dahası emeklilik isteminden sonra HSYK tarafından, Ankara Batı (Adliyesi) Cumhuriyet Savcılığı’na atandı.
Niye?
FETÖ’cüymüş…
Niyesi çok belli aslında:
Ertosun; Deniz Feneri soruşturmasının savsaklanmasına, İlhan Cihaner’in tutuklanmasına, kozmik odanın aranmasına karşı çıktı. 12 Eylül 2010 referandumunda “hayır” dedi, gerekçesini yazdı, çizdi, kitaplaştırdı. Ergenekon ve Balyoz adlarıyla anılan benzer davalarda kumpas kurulduğunu dillendirdi. AKP’nin Danıştay’ı işlevsiz kılan tasarısına Yargıçlar Sendikası ve YARSAV ile birlikte karşı durdu. Manisa’daki kamu kuruluşlarının satılmaması için davalar açtı. Öğrenci Andı’nı yürürlükten kaldıran, kamu kurumlarına ve ilköğretime türban serbestisi getiren yönetmelikler ile milli bayramlarla ilgili kutlamaları değiştiren yönetmeliğin iptali için davalar açtı.
Ali Suat Ertosun, işte bu “suç”larından dolayı yargısız infaz ediliyor.

Toptan cezalandırma!
15 Temmuz’dan bu yana 10 binlerce kamu personelinin görevine son verildi. OHAL nedeniyle, mahkûmiyet kararı aranmadan, kamu hizmetinde bir daha çalıştırılmaları yasaklandı. Taşınmazlarına, hak ve alacaklarına el konuldu.
Emekli Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, benzer uygulamalar yüzünden çok zor duruma düşenlerin ve ailelerinin yardım alabilmek için sosyal dayanışma, yardımlaşma (Fak-Fuk-Fon) vakıflarına başvuruda bulunduklarını duyurdu bize. Karşılaşılan manzarayı da şöyle özetledi:
“Muhtaç durumda bulunanlara sosyal yardımlaşma ve dayanışma ihtiyacının doğal sonucu bir yana, yasal olarak da yardım yapılabileceği, yapılması gerektiği halde, mülki amirler ‘FETÖ/PDY mensup/yakınlarına yardım yapıyor’ şeklindeki muhtemel bir ithamdan çekindikleri için yardım yapamıyorlar. Bazıları bu durumdan rahatsızlık duyuyorlar, SYD Vakıflarının bağlı olduğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan konuya ilişkin uygun görüş bekliyorlar.”
Yakın geçmişte haksızlığa uğrayanlar herkese hukuk gerektiğini söylerken kimileri hiç kulak asmıyordu…
Bir kez daha çığlıklanmak gerek:
Herkese hukuk gerek.  


Yazarın Son Yazıları

Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020
Egemenlerin Yeni Kurgusu 8 Ağustos 2020
AKP Ateşle Oynuyor! 25 Temmuz 2020