‘Neden Evet?’

25 Şubat 2017 Cumartesi

Nedensiz, gerekçesiz işten çıkarılmaya...
Eveeet!
İşsizin fonundan işverene kaynak aktarmaya...
Eveeet!
Gözünün üstünde kaşın var dedin mi içeri atılmaya...
Eveeet!
Her an, her yerde gözetlenmeye...
Eveeet!
Bütün televizyonlarda o bıktırıcı boğuk sesi dinlemeye...
Eveeet!
Kimin çıkarı için olduğu belirsiz savaşlarda ölmeye...
Eveeet!
Halkın varlıklarına el koymaya...
Eveeet!
Götürüp götürüp yemeceye...
Eveeet! Höt zörte, zırt vırta, cart curta...
Eveeet!

Zehirli iklimdeyiz
Yazar Ayla Kutlu, Dünya Öykü Günü’nde, gençleri ölüme iten bir ülkenin, aklını yitirmesi yüzünden zehirli iklimlere bulaşabileceğinin altını çizdi ve ekledi:
“Sınırların içinde, dışında binlerce gencimiz toprağa düşüyor. Yoksul, soluk ve sahipsiz yaşamlarından başka bir öyküleri olmayacak. Arda kalanların bağırlarındaki yangın, zaman ocağında kül gibi savrulacak.
Hangi haklı savaştır bu? Gençler sonbahar yaprakları gibi mevsimlerinin resmini toprağa katarken öyküleri tek ve kopuk dalların ucunda unutuluyor.
Geride kalanlar eksikli, öyküsüz ve rüyasız... Gidenlerin yoğun siste harcanmış ömürleri boşluğa akarken hangi gölde gölge birikebilir? Ya da toprağa inmiş, yeşerirken solmuş hangi ekinin terinden gökkuşakları oluşabilir?”

Olağanüstü kıyım
Doç. Dr. Banu Yılmaz ne yapmış?
10 Ekim 2015 Gar katliamı, 17 Şubat Merasim Sokak patlaması, 13 Mart Güvenpark terör saldırısı, 15 Temmuz darbe girişimi eylemlerinde etkilenen halka yönelik psikososyal destek çalışmalarına gönüllü katılmış.
Soma’da, Afyon’da, Kocaeli’nde deprem olmuş; oralara gitmiş, çadırlarda kalmış, ölenlerin yakınları ile bilgisiyle, mesleğiyle yine gönülden acıdaş olmuş.
İstanbul’da yaşanan terör saldırıları sonrasında, Şişli, Beyoğlu ve Beşiktaş bölgelerindeki halk ve belediye çalışanları ile İstanbul Çevik Kuvvet ekiplerine yönelik olarak gerçekleştirilen psikoeğitim-psikolojik destek çalışmalarında görev almış.
Milli Eğitim Bakanlığı, Sivil Savunma, SHÇEK, Jandarma Arama Kurtarma Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nde travma alanında eğitimler vermiş.
Dahası, kadına yönelik aile içi şiddetle savaşımdan tutun; UNICEF’in de katkısıyla yürütülen psikososyal okul tasarımlarına değin birçok soruna çözüm arayan uygulamalarda yer almış.
Üstüne, üniversitedeki akademik görevlerini başarıyla yürütmüş.
Bir insan, gencecik yaşında yurduna ve halkına daha ne kadar yararlı olabilir ki?
Ancak saraycıl AKP iktidarı yarar marar dinlemez, acımasızdır...
Doç. Dr. Banu Yılmaz’ı canını dişine takarak çalıştığı DTCF Psikoloji Bölümü öğretim üyeliğinden çıkardı!
İyi insan Doç. Dr. Yılmaz; artık Psikoloji Tarihi, Psikopatoloji, Psikolojide Etik İlkeler ve Travma Psikolojisi; lisansüstünde Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımları, Aile Tedavi Yaklaşımları, Bilişsel Davranışçı Süpervizyonu ve Travma Psikolojisi derslerini veremeyecek. Ayrıca 5 lisans, 12 lisansüstü olmak üzere yürüttüğü 17 tez de danışmansız kaldı...
Türkiye’de yaşanan “ileri demokrasi”nin “olağanüstü hali”nin özeti budur.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Atatürkçüler Ayakta 24 Temmuz 2021
Neye, Ne Denir? 17 Temmuz 2021
Büyük Tüccar 10 Temmuz 2021
Milli Güvenlik Sorunu 26 Haziran 2021