Yaşatmak için

08 Ağustos 2015 Cumartesi

Yaklaşık 50 yıldır, bu ülkede yaşayanlar hep ölüm konuştular. Ailelerinden, yakınlarından, komşularından, dostlarından biri mutlaka kim vurduya gitti.
Yamacımızda, çevremizde bir ölüm makinesi döndü durdu. Öldürülmek ya da öldürmek, bir yazgı gibi hepimizin boynuna asıldı.
Yaşamayı ve yaşatmayı unuttuk sanki.
İnanılmaz gibi geliyor, ama asıl olması gerekeni, yani yaşamayı ve yaşatmayı unutmayanlar aramızdalar hâlâ...
Örneğin, Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Meltem Ülker Aylı ile uzman Dr. Güldane Cengiz Seval...
Bu iki iyi hekimimiz, kemik iliğindeki bir grup hücrelerin aşırı ve kontrolsüz çoğalmasına yol açan ve tedavi edilmediği takdirde mutlak ölüm ile sonuçlanan bir kök hücre hastalığı olan kronik myeloid lösemiye (KML) karşı hayatın direncinin bilimsel yöntemini buldular.
Hastalığın “gonadal fonksiyonlar üzerindeki olası etkilerini gidermek için sağlıklı fare populasyonu üzerinde KML tedavisinde kullanılan bu gruptan bir ilacın fertilite üzerine etkilerini” araştırdılar. İlaç verdikleri erkek ve dişi fareler ile ilaç verilmemiş erkek ve dişi fareleri karşılaştırarak ilacın etkilerini “folikülogenez ve spermatogenezin nicel ölçümleri” ile analiz ettiler. Çalışmanın sonucunda, bugüne değin literatürde belirtilen veriler ile uyuşmayan bir sonuç elde ettiler.
Elde ettikleri sonuçları, Amerikan Hematoloji Derneği kongresine gönderdiler. Kongrede, çalışmaları “Wallace Coulter” ödülünü kazandı. Aynı çalışmaya Türk Hematoloji Derneği de “Deneysel Hematoloji” ödülü verdi.
Meltem Ülker Aylı ile Güldane Cengiz Seval, şimdi çalışmalarının ikinci aşamasını tamamlamak için uğraş veriyorlar.
Tek amaçları var: Yaşatmak, sağaltmak...

Besni Eğitim Bayramı
Adıyaman’ın Besni ilçesi, meslek yüksekokulunun eğitim-öğretime başlangıcını “Besni Eğitim Bayramı” olarak kutlama kararını 16 yıldır başarı ile yürütüyor. Besni Eğitim Vakfı’nın da katkılarıyla düzenlenen bu yılki bayram, 2-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yılın tartışma konuları “insan hakları bağlamında” üst başlığı altında “eğitim”, “sağlık” ve “çevre” olarak belirlendi.

Gerçek barış adımı
PKK’ye elini tetikten çekme çağrısı yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın şu tümcesi önemsenecek nitelikte:
“Devlet silah bıraksın demiyorum. Devlet tabii ki kendini koruyacak.”
Bugüne değin ayrılıkçı, etnikçi Kürt hareketinin “TC” diyerek küçümsemeye, aşağılamaya, reddetmeye çalıştığı üst yapının kabullenilmesi, o üst yapının yurttaşlık temelinde eşit, özgür bir kardeşlik birliğine dönüşmesi çağrısı gibi algıladık biz bu sözü.
Dileriz bu algı, tek taraflı bir iyi niyet belirtisi değildir ve yanılmayız.
Yanılmamışsak, Türkiye’ye işte gerçekten o zaman iç barış gelir.

Toplu avuntu
Kamu çalışanlarının gelecek iki yıl için haklarını belirleyecek sınırlı, sorumlu toplusözleşme görüşmeleri başladı.
Birleşik Kamu Federasyonu, görüşmeleri bir “ortaoyunu”na benzetiyor. Çünkü ortada ne bir görüşmeden söz edilebilir, ne de pazarlık masasından. Bir yanda yandaş sarı sendika, diğer yanda da yetkisiz bir hükümet var.
Hükümet tarafını temsilen masaya oturduğunu söyleyen Çalışma Bakanı, geçici bir hükümetin üyesi. Milletvekili bile değil.
Toplu pazarlık adı altında sınırlı AKP hükümeti ile AKP’den sorumlu yandaş sendika, dostlar alışverişte görsün hesabı birbirlerini avutuyorlar, o kadar.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çanta Çanta Para 12 Haziran 2021