Yoksulluğun Garantisi

01 Ocak 2022 Cumartesi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, cambaza bak deyip arka cebimizden cüzdanımızı çaktırmadan çekenlerin yürüttüğü politikayı herkesin anlayacağı bir dille açıkladı:

Millet dış güçlere odaklanmışken iç güçler tarafından soyulduk.”

Soyanın aşağı yukarı kimler olduğunu CHP’li Bülent Kuşoğlu, Meclis’te dillendirdi. Döviz tevdiat hesaplarında 1 milyon dolar ve üzeri hesabı olan kişi sayısının 82 bin olduğunu anımsatıp dedi ki:

Mültecilerle birlikte Türkiye’deki 90 milyonda 82 bin kişi bunlar. Döviz hesabından vazgeçmesi, TL hesabına geçmesi, kur garantisi verilmesi söz konusu olanlar bu 82 bin kişi.”

Yani o bildik gecede, kur garantisi verilenler, hazineden kaynak aktarılanlar nüfusun yalnızca binde biri oluyor. Kuşoğlu’na göre, “kur garantisi” dedikleri şeyin özeti de çok belli:

Fakir fukaranın ekmek için, su için, elektrik için, otobüs için ödediği paraları, vergileri hazineden alıp bunlara verecekler.

Açıkçası, yalnızca bir gecede milyonların yoksulluğu garanti altına alınmıştır! 

UMUT VE DİRENME GÜCÜ

Dile kolay, 20. yıla giriyoruz. Dediğim dedikle geçen tam 20 yıl.

Ne istediyse yaptı, ne söylediyse oldu, ne umduysa gerçekleşti. Gelip dayandığımız yer ortadadır:

Saray’dan yönetilen bir ülke, padişah yetkisine sahip bir reis, halkın ensesinde boza pişiren bir ittifak. Onların her dediklerine kanan bir çoğunluk ve çökertilmiş bir kurumlar bütünü, al aşağı edilmiş bir Cumhuriyet...

Cahillik ile gericiliğin kazması altında oluşmuş bir yıkıntı!

Her yeni yıl, geçmişi geride bırakarak bir atılım umudu olmalıdır. 

Düşünün, yazının bulunuşundan bu yana 5 bin 500, Hammurabi yasalarından bu yana 3 bin 800 yıl geçmiş.

İnsanlık tarihini şöyle bir gözümüzün önüne getirip, uygarlık atılımlarını anımsadığımızda, yalnızca 20 yılda, bir yıkıcı kadronun bizi getirdiği noktaya bakınca ister istemez umutsuzluğa kapılabiliriz belki...

Ancak ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt’un yeni yıl iletisinde vurguladığı gibi, yaşadığımız bütün olumsuzluklara, yitirdiğimiz Cumhuriyet kazanımları ve ulusal değerlerimize karşın alabildiğine umutlu olmalıyız. Çünkü Türk ulusu umudu, tarihsel kökünde olan direnme gücünden alır. 

Bugün çaresizlik içinde çırpınanlar bellidir: Ekonomiden siyasete, dış politikadan sağlığa değin umarsızlığa düşmüş olan Saray iktidarına ilişkin yapılan yoklamalar, baş aşağı düştüklerinin en önemli göstergesidir.

Tünelin ışıklı ucu gözükmüştür. Şimdi yapılması gereken, yeniden gün yüzüne çıkıldığında daha adil, eşit ve özgür bir düzen kurmanın altyapısını kurgulamaktır.

Siyasetin kısırdöngüsüne, evrensel sömürünün ortakçılığına bırakılamayacak kadar önemli olan bu kurgu, ancak halk önderliğinde, halkın çıkarları göz önüne alınarak gerçekleştirilebilirse başarıya ulaşılabilecektir.

Yoksa bozuk düzen yine ve yeniden üretilecektir ki bunun da anlamı halkın yine ve yeniden tüketilişi olacaktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Var Edişin Gazetesi 7 Mayıs 2022
Emek Programı Gerek 30 Nisan 2022
İnsan Egemenliği 23 Nisan 2022