El Kaide'nin Gizemi ve Avantürleşen Terör!..
Mehmet Faraç
Son Köşe Yazıları

El Kaide'nin Gizemi ve Avantürleşen Terör!..

24.12.2008 06:31
Güncellenme:
Takip Et:

El Kaideciler, 15-20 Kasım 2003te İstanbulda düzenledikleri dört intihar saldırısı eylemi öncesinde patlayıcı üretmek için deterjan şirketi kurmuş, haberleşme kolaylığı uğruna ise cep telefonu dükkânı açmışlardı. Bomba yüklü kamyonları kullanacak militanlara özel sürücülük kursları bile verilmişti. Yani her şey gizlilikle ve profesyonelce yapılmıştı!.. Giderleri Usame bin Ladinin muhasebesi karşılamıştı!.. El Kaidecilere bu eylemler için Pakistandan bir finans kurumu aracılığıyla 150 bin dolar gönderilmişti! Oysa geçen hafta dört kentte yapılan son operasyon gösterdi ki, Bin Ladinin Türkiyedeki adamları artık hırsızlık, gasp, soygun ve adam öldürme gibi eylemleri şeriat uğruna meşru sayıyor!.. Peki Türk El Kaidesinin 5 yıl içinde geçirdiği sosyal, siyasal ve ekonomik değişimin ardında hangi gerekçeler yatıyor?..

2003’te 60tan fazla insanın ölümüne yol açan eylemlerin ardından El Kaidenin 300 kadar militanı deşifre olmuştu. Saldırıların elebaşlarının bir bölümü cezaevine konulmuştu. Yurtdışına kaçan militanlardan bazıları Irakta ABD askerlerince öldürülmüş, bazıları ise Afganistan ve Pakistanda izlerini kaybettirmişti.

Hizbullah’tan Kaplancılar’a!..

Örgüt çökme sürecine girmişti. Aralıklarla ortaya çıkarılan hücreler ve bir bölümü başarısızlıkla sonuçlanan eylemlerin ardından Selefi gruplaşmalar derin bir sessizliğe gömülmüştü. Oysa sonradan anlaşılacaktı ki, El Kaideciler bu sessizliği yeniden yapılanma için bir fırsat olarak değerlendirmişti!

Örneğin militanlar dini ve siyasi fikir ayrılığına karşın Hizbullahtan kopmuş militanlarla bağlantıya geçmişlerdi. İstanbul, İzmir, Manisa ve Urfada geçen hafta yapılan operasyonda yakalanan 38 militan arasında Almanya kökenli Anadolu Federe İslam Devleti (Kaplancılar) örgütünün üyeleri de vardı. Aslında farklı fraksiyonlardan devşirilen militanlar salt El Kaidedeki askeri ve siyasi değişimi göstermiyordu.

Bin Ladinin adamları tüm Ortadoğu ve Afrikada olduğu gibi örgütü Türkiyede de bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyordu. İslamın ilk çağlarını referans alan katı Selefi ideolojisi Türkiye gibi çoğunluğu Sünni olan laik bir ülkede yayılmalarını engellese de, onlar kararlılıklarını sürdürüyordu. Örneğin Ladin hayranları, örgütlenme engelini Türkiye dar-ül harptir(Şeriatla yönetilmeyen) propagandasıyla aşmaya çalışıyor, radikal kitleleri kendi saflarına çekmek için çırpınıyorlardı!.. Operasyonun boyutları az da olsa başarılı olduklarını gösteriyordu.

Geride önemli bir sorun daha kalıyordu. Örgüt askeri açıdan Pakistan ve Afganistandaki kamplardan yararlansa da, El Kaide kasalarından artık katkı alamıyordu! Bu durum militanları kendi finansman koşullarını yaratmaya sürüklüyordu.

2003te, bir ramazan ayında katliam yapmış bir örgütün yurttaşlardan kolaylıkla yardım toplaması olanaksız görünüyordu. Sonunda Bin Ladinciler düşünüp taşındılar ve geçmişte aşırı sol ve bazı dini grupların sıkça başvurduğu bir yönteme yöneldiler.

Örneğin son hücrenin de yaptığı gibi çarşaf giyen militanlar İstanbulun göbeğinde Kalaşnikoflarla kuyumcu soymuşlardı. Diğer hücreler ise otomobiller çalmış ve sigara dağıtım kamyonlarını gasp etmişti.

Bu da yetmemiş, militanlar haraç vermeyenleri tehdit etmiş, yaralamış hatta bazılarını öldürmekten kaçınmamıştı! Teröristler tıpkı diğer şeriatçı gruplar gibi bu gasp yöntemlerini nihai hedeflerine ulaşmada mübah saydıklarını açıklamış, hücrelerini de bu tür eylemlere zorlamışlardı!

Aslında bu eylemler Türkiyedeki radikal dinci gruplar için yeni olaylar değildi. Üstelik ciddi riskler de taşıyordu! Türk Hizbullahının kökenini oluşturan Batman kaynaklı İslami Hareket örgütü 1983 yılında İstanbulda bir kuyumcu soygununun ardından deşifre olmuş ve tamamen tarihe gömülmüştü!..

İnfakadı altında kendi yandaşlarından yardım toplayan Hizbullahın askeri ve siyasi yapılanmaları da parasal meseleler yüzünden ciddi darbeler almıştı. Yani Hizbullaha giren maldan, çıkan candan olurstratejisi örgütü çökerten etkenlerden biri olmuştu!..

Son operasyon gösterdi ki, yalnızca ekonomik arayışlar açısından değil, El Kaide örgütlenme yönünden de geçmişteki radikal grupların deneyimlerinden yararlanmıştı. Örneğin İstanbulun Sultanbeyli ilçesinde çocuklar için özel dershane kurması ve karne dağıtması, El Kaidenin daha önce benzer faaliyetlerde bulunan Hizbullah ve Kaplancılardan etkilendiğini de göstermişti. Bu çalışmaları, radikal grubun örgütlenmedeki kararlılığını ve gelecekle ilgili planlarını da dışa vurmuştu.

Örgütte derin sarsıntı!..

Ancak ne intihar saldırıları, ne Kartaldaki Mason locası baskını benzeri eylemler El Kaidenin Türkiyedeki çabalarında, işlerin hiç de beklediği gibi gitmediğini gösteriyor! Son 5 yılda en az 15 hücresi deşifre olan Türk El Kaidesi yerel olanaklara sarıldıkça artık daha kolay deşifre oluyor ve çözülmekten kurtulamıyor.

4 kentteki operasyonda yakalananlar gösteriyor ki, ABDdeki 11 Eylül saldırıları, İstanbuldaki 2003 bombalamaları, İspanya ve İngilteredeki demiryolu ve metro eylemlerini uluslararası istihbarat ağını delerek kolaylıkla gerçekleştiren bir örgüt, yerelleştikçe profesyonellikten ve gizlilikten de giderek uzaklaşıyor! El Kaidenin küresel gizemi para ve militan kaygısı nedeniyle Türkiyede derin bir sarsıntı geçiriyor!..

Yakalanan militanlarda 10 kadar silah ve mühimmat ele geçirilmesi, örgütün ne kadar pervasızlaştığını da anlatıyor. Bu pervasızlığın boyutlarını analiz etmek için, El Kaidenin İstanbulda 5 yıl önceki bombalı kamyon eylemlerini nasıl sessiz ve derinden planladığını ve istihbarat birimlerine fark ettirmeden ne denli kolaylıkla gerçekleştirdiğini bir kez daha anımsamak yetiyor!

Soygun ve cinayet gibi eylemler yaparak deşifre kaygısı yaşamadığını gösteren El Kaide, bir yandan da artık daha büyük tehlike olma yolunda hızla ilerlediğini anlatmaya çalışıyor! Ocak ayında ilk kez Gaziantepte polisle çatışmaya girerek bir hücresini kaybeden, temmuz ayında ise İstanbuldaki ABD Konsolosluğu baskınında üç kişilik ikinci timini yitiren örgüt, bir yılda 12 eylem yaparak askeri açıdan zayıflamadığını aksine güçlendiğini kanıtlamayı amaçlıyor!

Son operasyonun çapı da gösteriyor ki, Türk El Kaidesi, Usame bin Ladinin yolundan ayrılmayan ancak örgütlenme ve eylemsellik açısından bağımsız olmaya çalışan bir grup haline gelmeyi hedefliyor...

Bin Ladincilerin dayandığı ve Suudi rejiminin resmi mezhebi olan Vahabi anlayışı Anadolu Müslümanlığıyla uyuşmasa da, El Kaide kendini ısrarla Türkiyedeki radikal dinci potansiyele entegre etmek istiyor!..

Şiddeti kutsallaştıran Bin Ladincilik, Anadolu coğrafyasında güçlü ve devamlı olabilme uğruna terörü avantürleştiriyor! Bu onu sona mı sürüklüyor sorusuna yanıt bulabilmek için geçmiş deneyimlere bakmak yetiyor!

mfarac@cumhuriyet.com.tr - www.mehmetfarac.com

Yazarın Son Yazıları

İrtica Külliyen Bitmiştir!..

"Ergenekon" ve benzeri iddialarla Atatürkçülerin ve aydınların hedef alındığı operasyonların, hilafetin rövanşını almaya yönelik stratejiler içerdiği bir kez daha anlaşılıyor...

Devamını Oku
03.02.2010
Rahat Uyu Paşam!..

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Faraç bugün kaleme aldığı köşesinde mevcut durumu özetliyor ve Ata'ya sesleniyor: Paşam, merak etmeyin... Hele bu dönemde, "Mevcudiyet"imizin ve "istikbal"imizin "yegâne temeli"ni çok daha iyi biliyoruz!..

Devamını Oku
10.11.2009
Kandil'de sinsi çelişki

Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin “başkent”i Erbil’in çevresi karanlık dağlarla çevrili. Her yeri adeta şantiye görünümü veren kentte 8 şeritli yollar, devasa tüneller, köprüler ve Türk işadamlarının donattığı lüks siteler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
22.10.2009
İmralı Sürecinde PKK

Terörün Güneydoğu'yu kan gölüne dönüştürdüğü 1998 yılının ortalarında bu yana yaşanan süreci Mehmet Faraç "İmralı Sürecinde PKK"de analiz etti.

Devamını Oku
10.08.2009
İmrali Sürecinde PKK/ 5

PKK’deki değişiklik salt siyasi hedeflerde yaşanmıyor. Örgüt içinde silahlı mücadeleden vazgeçilmesi de uzun süredir tartışılıyor. Nitekim son dönemde örgüt içinde yoğunlaşan çatışma ve infazların ardında da bu fikir ayrılığının yarattığı gerginlik bulunuyor.

Devamını Oku
13.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 4

Orhan Miroğlu, PKK'nin pasifize edilmesinin siyasal İslamı güçlendireceğini söylüyor.

Devamını Oku
12.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 3

Terör örgütü dört koldan yapılan baskılar nedeniyle suskunluğa gömüldü.

Devamını Oku
11.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 2

Abdullah Öcalan'ın 12 saat süren yakalanma sürecini Türkiye'de yalnızca 10 kişi biliyordu

Devamını Oku
10.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 1

15 yıldır terör faaliyetlerini yöneten bir örgütün lideri 15 Şubat 1999'da artık Türk istihbaratının elindeydi. PKK, Şam yönetiminden aldığı destekle Bekaa Vadisi'nde eğittiği militanları Kuzey Irak'a yönlendiriyor ve şiddet bu topraklardan Türkiye'nin huzurunu kaçırıyordu.

Devamını Oku
09.03.2009
13 Yıl Sonra Adana!...

Devamını Oku
04.02.2009
Güneydoğu'daki Kavga Sandıkta mı?..

Devamını Oku
28.01.2009
Taviz Güzergâhında Kanal Kazmak!..

Devamını Oku
21.01.2009
PJAK Silah Değil, Sigarayı Bıraktı!..

Devamını Oku
14.01.2009
Misket Oynayan Ölümler!..

Devamını Oku
07.01.2009
Çığlığın Yarıştığı Coğrafya!..

Devamını Oku
31.12.2008
El Kaide'nin Gizemi ve Avantürleşen Terör!..

Devamını Oku
24.12.2008
Erbil'den Belçika'ya İlginç Gelişmeler!..

Devamını Oku
17.12.2008
İran'ın Başındaki Bela!..

Devamını Oku
10.12.2008
Amanoslar'da Kaybolan Çanta!..

Devamını Oku
03.12.2008
Güneydoğu'da 'Üçüncü Güç' Kavgası!..

Devamını Oku
26.11.2008
5 Yıl Sonra Türk El Kaidesi!..

Devamını Oku
19.11.2008
Başbakanlık'taki Hizbullahçı!..

Devamını Oku
12.11.2008
Atatürk'ün Başındaki Çuval!..

Devamını Oku
06.11.2008
"MİT'çisin!..' , "MİT'çiyim!.."

Devamını Oku
29.10.2008
Cemaatten PKK'ye...

Devamını Oku
22.10.2008
Teröre Dinsel Çözüm!..

Devamını Oku
15.10.2008
Görmemişem, Duymamışam!..

Devamını Oku
08.10.2008
Fetvacıya Dersler!..

Devamını Oku
01.10.2008
Boykot ve Şiddet!..

Devamını Oku
24.09.2008
Standart!..

Devamını Oku
17.09.2008
Öfkenin Dört Nedeni !

Devamını Oku
10.09.2008
Aşireti Gözetlemek!

Devamını Oku
03.09.2008
Ölüme Çağıran Bomba!

Devamını Oku
17.08.2008
Vurun Atatürk'e!..

Devamını Oku
14.08.2008