"MİT'çisin!..' , "MİT'çiyim!.."
Mehmet Faraç
Son Köşe Yazıları

"MİT'çisin!..' , "MİT'çiyim!.."

29.10.2008 07:44
Güncellenme:
Takip Et:

Kürt siyasal hareketinde şiddeti yöntem olarak kulanan iki aşırı ucun benzer tek hastalığı kan akıtmak değil!.. PKK ve Hizbullahın örgütlenme stratejisinde ajankavramı önemli yer tutar! Kendilerinden olmayan, isteklerine karşı çıkan ya da muhalif duran herkesi ajandiye damgalamak bu iki örgütün vazgeçilmez stratejisidir. PKKde 300, Hizbullah içinde ise en az 40 militanın ajansuçlamasıyla öldürüldüğü öne sürülür! Beykozda ele geçirilen bilgisayar disketleri de, Hizbullahın yalnızca Diyarbakırda, memurdan işçiye, taksiciden tatlıcıya kadar 5 binden fazla insanı ajan diye fişlediğini gösterir! Ajanlık suçlaması bu örgütlerde kimi zaman öylesine çarpıcı biçimde kullanılır ki, paranoya tanımlaması bile hafif kalır. Kimbilir belki, Güneydoğuda bir kahvehanede oturan üç kişiden biri Hizbullahçı, diğeri PKKliyse, üçüncüsü ajandırşeklindeki yaklaşımın ardında da bu paradoks vardır!

Terör örgütlerinin istihbarat birimleriyle ilişkilerini biraz abartılı anlatsa da, bu tanımlama durup dururken üretilmedi! Örneğin istihbaratçılarla en çok PKK ilişkilendirilir! Bunu biraz da Öcalana yönelik suçlamalar öne çıkarmıştır. Eski eşi Kesirenin babasının MİTçi olduğu iddiaları, yakın çevresinden Pilot Necatinin istihbaratçı olduğuna ilişkin tartışmalar Öcalanı kuşkulu duruma düşürmüştür. Ergenekon tartışmaları sırasında PKKyi MİT kurduşeklindeki yayınlar da Öcalan üzerindeki kuşkuları derinleştirmiştir. Öcalanı MİTle ilişkilendirenlerin başında Şeyh Saitin torunu eski DYP milletvekili Abdülmelik Fırat gelir. Fırat bu iddiayı dünkü Sabah gazetesinde de gündeme getirmişti. Örneğin, PKK derin devlet tarafından kurulmuş bir organizasyondurdemişti. Fırat, Bu bağlantıyla ilgili size gelen somut bilgi var mısorusuna,Ergenekonda savcı bunun üzerinde çalışıyor. Bir şeyler ortaya çıkaracaktırdiye iddialı bir yanıt vermişti. Muhabir Çok da somut şeyler yokdese de Fırat, Öcalan Ankaraya geldiğinde MİTte çalışıyor. Dönemin MİT yöneticisi, Öcalan ve arkadaşlarını Çubuk Barajının kenarında topluyor. PKK son dönemde JİTEMle iç içe çalışıyordiyerek iddialarını sürdürmüştü.

Musa Anteri PKK öldürdü, Derin devlet bitmeden PKK bitmez diyen Fırat, röportajın sonunda haklı olarak Bu bilgiler size nereden geliyorsorusuna muhatap olmuştu! Ancak o, MİT ve askerde bizim de tanıdıklarımız var. Aralarında bizim tarafın çocukları var. Onlar da bize gerçekleri anlatıyor. O nedenle Öcalanın ilişkilerini biliyorumyanıtıyla kendi derin ilişkilerini de açığa vermişti!..

Entelektüel İnciler!..

Bir başka Güneydoğulu Ümit Fırat ise örgüte sampatiyle yaklaşan Taraf gazetesine konuşmuştu. O da tıpkı Abdülmelik Fırat gibi Barzani hayranlığını dışa vurmuştu.Barzani ile barışık olmak Türkiyenin Kürtlerle barışması anlamına gelirbiçimindeki uçuk yaklaşamının temelinde işte o hayranlık yatıyordu! Tarafın Fıratla ilgili PKK muhalifitanımlaması doğruydu! Ancak saptamalarındaki çarpıklık Kürt entelektüelitanımlamasını hak etmediğini gösteriyordu! Şüphesiz Cumhuriyetçi geçinip PKKcilik oynayan zavallıların ikiyüzlülüğüne düşmemişti! Ancak MİT, Kürt sorununun çözümü konusunda daha gerçekçişeklindeki sözlerini neye dayandırdığı da anlaşılamamıştı! Fırat, Türkiyenin Kürt meselesinde PKKsiz barışın olamayacağı bir noktaya geliyoruzşeklindeki iddiasıyla muhalifi olduğu çevrelerin ağzına bir parmak bal çalmıştı! 1993 yılında Bingölde 33 erin öldürülmesi eylemi için Derin devlet PKKye sahte enformasyon vererek yaptırdıdiyerek de Ergenekonfobisine kapıldığını göstermişti! Peki PKKyi dağdan indirmek için ne yapılmalıydı?.. Fırat bu soruya Kürtlerin dağlarında her yere Ne mutlu Türkümyazılmazsa, Türk öğün, çalış, güven gibi laflar kaldırılırsa...şeklinde Erbakan tandanslı komik bir yanıt vermişti! Bu roportaj salt PKKnin siyasallaştırılmasına hizmet etmiyordu! Kürt entelektüeli Ümit Fıratın vizyon sıkıntısını da deşifre ediyordu!

Sağırlar Diyaloğu!..

 

Medyadaki üçüncü Kürtröportajı dünkü Vatandaydı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, PKK ve Kürtler konusunda oldukça karamsar bir tablo çizmişti. Güneydoğuya 10 yıl pozitif ayrımcılık yapılmasınıistiyordu. PKK bitirilse bile Kürt sorunu devam ederiddiasındaydı!.. Çünkü çözüm yönteminin yanlış olduğunu savunuyordu! Ona göre OHAL de çare değildi, DTPnin kapatılması da!.. Peki, 25 yıldır bu kadar karamsar olmamıştımdiyen Kayaya göre çözüm neydi? Vatandaki röportajın başından sonuna kadar bu soru ısrarla deşilmişti. Mehmet Kayanın çözüm yolu ne aş, ne iş, ne ekonomi ne de siyasetti!.. Yalnızca diyalogdan söz ederken şöyle diyordu:

Başbakan DTP Genel Başkanının elini sıkıp sorunu görüşmediği zaman vali de burada belediye başkanıyla görüşmüyor. Emniyet müdürü belediyenin hiçbir birimiyle ilişkiye geçmiyor. Diyarbakırda belediye ve kamu kuruluşları hiçbir şekilde bir araya gelemiyor!..

Ortada bir çelişki vardı; Öcalan avukat görüşmelerinde askeri ve sivil kesimden çok sayıda kişinin kendisiyle diyaloğa geçtiğini anlatıp duruyor! Peki o zaman Güneydoğudaki diyaloğu kimin kurşunu sağır ediyor?..

 

Makine Sesi!..

Zaman gazetesi, Başbakan Erdoğanın Tuncelide söylediği Güneydoğunun silah değil fabrika sesine ihtiyacı varşeklindeki sözlerini pazar günü manşet yapmıştı. Bu iyi niyetli bir saptama olabilirdi, ancak söyleyeni vebalden kurtaramıyordu! Harran topraklarını sulayacak Urfa tünellerinin temeli 3 Nisan 1977de atılmıştı. PKK ise kısa süre sonra, 27 Kasım 1978de tören yerine 200 kilometre uzaklıkta, Licenin Fis köyünde kurulmuştu. İlk kazmayı vuran Süleyman Demirel tünellerin 1984te biteceğini açıklamıştı. Tünel bitmedi ama ne hikmetse PKK tam da o tarihte eylemlere başladı!.. Rastlantıya bakın ki, GAPın en büyük ünitesi Atatürk Barajının temelleri de henüz bir yıl önce atılmıştı. GAPa ilk kazmanın vurulması ve PKKnin kurulmasının üzerinden 30 yıl geçti. Güneydoğuyu topyekün kalkındıracak GAPta 20 yıl gecikme var! Harranlı topraksızlar Karadenize fındık toplamaya giderken yollarda ölüyor. APsinden MSPsine, ANAPından DYPsine hiçbir başbakan ne PKKyi yok edebildi ne GAPı bitirebildi!.. Son 6 yıldır iktidarda olan AKPnin lideri ise yalnızca konuşuyor!.. Erdoğan Güneydoğuya hangi makineyi monte etti ki sesini duymak istiyor!.. Bu soru, Leyleğin ömrü laklak bizimki cek cek...diye süren GAP üzerine yazılmış ünlü bir şiiri de anımsatıyor!

e-posta: mfarac@cumhuriyet.com.tr

Yazarın Son Yazıları

İrtica Külliyen Bitmiştir!..

"Ergenekon" ve benzeri iddialarla Atatürkçülerin ve aydınların hedef alındığı operasyonların, hilafetin rövanşını almaya yönelik stratejiler içerdiği bir kez daha anlaşılıyor...

Devamını Oku
03.02.2010
Rahat Uyu Paşam!..

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Faraç bugün kaleme aldığı köşesinde mevcut durumu özetliyor ve Ata'ya sesleniyor: Paşam, merak etmeyin... Hele bu dönemde, "Mevcudiyet"imizin ve "istikbal"imizin "yegâne temeli"ni çok daha iyi biliyoruz!..

Devamını Oku
10.11.2009
Kandil'de sinsi çelişki

Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin “başkent”i Erbil’in çevresi karanlık dağlarla çevrili. Her yeri adeta şantiye görünümü veren kentte 8 şeritli yollar, devasa tüneller, köprüler ve Türk işadamlarının donattığı lüks siteler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
22.10.2009
İmralı Sürecinde PKK

Terörün Güneydoğu'yu kan gölüne dönüştürdüğü 1998 yılının ortalarında bu yana yaşanan süreci Mehmet Faraç "İmralı Sürecinde PKK"de analiz etti.

Devamını Oku
10.08.2009
İmrali Sürecinde PKK/ 5

PKK’deki değişiklik salt siyasi hedeflerde yaşanmıyor. Örgüt içinde silahlı mücadeleden vazgeçilmesi de uzun süredir tartışılıyor. Nitekim son dönemde örgüt içinde yoğunlaşan çatışma ve infazların ardında da bu fikir ayrılığının yarattığı gerginlik bulunuyor.

Devamını Oku
13.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 4

Orhan Miroğlu, PKK'nin pasifize edilmesinin siyasal İslamı güçlendireceğini söylüyor.

Devamını Oku
12.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 3

Terör örgütü dört koldan yapılan baskılar nedeniyle suskunluğa gömüldü.

Devamını Oku
11.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 2

Abdullah Öcalan'ın 12 saat süren yakalanma sürecini Türkiye'de yalnızca 10 kişi biliyordu

Devamını Oku
10.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 1

15 yıldır terör faaliyetlerini yöneten bir örgütün lideri 15 Şubat 1999'da artık Türk istihbaratının elindeydi. PKK, Şam yönetiminden aldığı destekle Bekaa Vadisi'nde eğittiği militanları Kuzey Irak'a yönlendiriyor ve şiddet bu topraklardan Türkiye'nin huzurunu kaçırıyordu.

Devamını Oku
09.03.2009
13 Yıl Sonra Adana!...

Devamını Oku
04.02.2009
Güneydoğu'daki Kavga Sandıkta mı?..

Devamını Oku
28.01.2009
Taviz Güzergâhında Kanal Kazmak!..

Devamını Oku
21.01.2009
PJAK Silah Değil, Sigarayı Bıraktı!..

Devamını Oku
14.01.2009
Misket Oynayan Ölümler!..

Devamını Oku
07.01.2009
Çığlığın Yarıştığı Coğrafya!..

Devamını Oku
31.12.2008
El Kaide'nin Gizemi ve Avantürleşen Terör!..

Devamını Oku
24.12.2008
Erbil'den Belçika'ya İlginç Gelişmeler!..

Devamını Oku
17.12.2008
İran'ın Başındaki Bela!..

Devamını Oku
10.12.2008
Amanoslar'da Kaybolan Çanta!..

Devamını Oku
03.12.2008
Güneydoğu'da 'Üçüncü Güç' Kavgası!..

Devamını Oku
26.11.2008
5 Yıl Sonra Türk El Kaidesi!..

Devamını Oku
19.11.2008
Başbakanlık'taki Hizbullahçı!..

Devamını Oku
12.11.2008
Atatürk'ün Başındaki Çuval!..

Devamını Oku
06.11.2008
"MİT'çisin!..' , "MİT'çiyim!.."

Devamını Oku
29.10.2008
Cemaatten PKK'ye...

Devamını Oku
22.10.2008
Teröre Dinsel Çözüm!..

Devamını Oku
15.10.2008
Görmemişem, Duymamışam!..

Devamını Oku
08.10.2008
Fetvacıya Dersler!..

Devamını Oku
01.10.2008
Boykot ve Şiddet!..

Devamını Oku
24.09.2008
Standart!..

Devamını Oku
17.09.2008
Öfkenin Dört Nedeni !

Devamını Oku
10.09.2008
Aşireti Gözetlemek!

Devamını Oku
03.09.2008
Ölüme Çağıran Bomba!

Devamını Oku
17.08.2008
Vurun Atatürk'e!..

Devamını Oku
14.08.2008