Standart!..
Mehmet Faraç
Son Köşe Yazıları

Standart!..

17.09.2008 05:49
Güncellenme:
Takip Et:

Laikleri hedef gösteren gazetenin adını artık herkes biliyor!.. İşte o gazetede 11 Eylül günü akla ziyan bir yazı yayımlandı. CHPdeki telekulak tartışmalarıyla tanınan Serdar Arseven o yazısıyla kimi çevrelerin din-iman kisvesi altında ellerindeki kalemi nasıl kullandıklarını gözler önüne sermişti! Yetim hakkını savunan kimi muhazafakâr yazarların Deniz Fenerine yönelik eleştirileri bu zatı kızdırmış olacak ki, ruh yapısı ve karakterini en ince ayrıntılarına kadar deşifre etmekten çekinmemişti. Gazetesinin yayın politikasını da ifşa eden şu satırlar salt medya etiğine değil İslam inancının doğruluk, dürüstlük gibi kurallarına da ters düşüyordu:

Ben; bir Müslümanı, hele bir fâsık saldırıyorken, asla yıpratmam! Belki kendim ısırırım Müslüman kardeşimi; lâkin köpeklerin yalamasına dâhi müsaade etmem! Kesin çizgilerim vardır; ve çifte standartlarım! İtham Müslümana yönelmişse; iftira olduğu önyargısından hareketle çıkarım yola. Kafire yönelmişse; doğru olabileceği önyargısından! Ergenekon iddianamesine balıklama atladın ama Deniz Feneri iddianamesiyle hiç ilgilenmiyorsundiyerek gaza getirmeye çalışanlara itibar etmiyorum. Zira; Ergenekon terör örgütüdür. Deniz Feneri bir yardım derneği!

Akşam gazetesi bir gün sonra bu yazıyıBenim hırsızım iyidirdiye değerlendirince gerici gazete öfkelenmişti. Oysa Arseven, Fethullah Gülen yanlısı Bugün gazetesinden iki sert eleştiri almıştı. Gülay Göktürk pazar günkü yazısında, Tabii, insanların çifte standartlı olma hakkı da var. Ama bunu marifetmiş gibi ilan eden kişi, bir haberciyse, varın o gazetenin inanılırlığını hesap edindemişti. Mehmet Metiner ise dünkü yazısında, Saidi Nursinin, Kâfirin her hali küfür değildirsözünü anımsatmış ve Arsevene ağzının payını şu satırlarla vermişti:

Doğru kimden gelirse gelsin kabul ederim. Bunu yaparken de kimsenin ne dinine bakarım, ne de imanına. Dinin bu konudaki standardı bellidir: Hiçbir dindarın hırsızlık veya zalimlik gibi fiillerine arka çıkılmaz. Standardımız tek olmalıdır: Hırsız hırsızdır, zalim zalimdir. Kendi hırsızına arka çıkan her anlayış, ahlakiliği olmayan bir çifte standart örneğidir.

İleride yandaşlık ve yalan rüzgârında medya başlıklı bir kitap yazılırsa, Arseven’in ibretlik yazısı kapak olmaya adaydır!

 

Perihan!..

Fethullah Gülen’in Yargıtaydaki davası sonuçlanınca konuyu Sabah gazetesinde Nazlı Ilıcak alevlendirmişti. 4 Ağustos tarihli,Bir gece ansızınbaşlıklı yazısında, Fethullah Gülen ramazan sonrası Türkiyeye gelebilir mi? Eğer bir gün gelecekse, Fethullah Hoca, bugünkünden daha olumlu şartları kolay kolay bulamaz demişti.

Ramazan ayının yarısı geçti. Tam da bu sırada Gülenle ilgili bir kitabın reklamları her gün bir gazetede yayımlanmaya başladı. Kitaba yansıyanlara göre Gülen’in postuna oturmayan ünlü şahsiyet kalmamış! Radikal’de Perihan Mağden herhalde bu yüzden olsa gaza gelmişti. Pazar günkü köşesinde, Hoca yurda dönebilmelibaşlıklı yazısında, yaşlı gözlerinden dolayı Güleni Sadri Alışıka benzetmişti! ÖnceBenim bir alakam yok kendisiyle, tanımam etmem, hiçbir müritliğim söz konusu değildiye önlemini almıştı! Sonra da, Yaşını başını almış bir beyefendinin; beyhude bir sürgünle bir nevi eziyete uğratılmasıdüşüncesiyle, Yeter artık! Dönsün diye yol vermişti! Hatta Gülenin vatan hasretinin içine nüfuz ettiğini itiraf ederek,Fethullah Gülen’i yasaklayamazsınızdiye çığlık da atmıştı!

 

Haşmet!..

Engin Ardıçın Atatürk ve Cumhuriyetçilere saldırmaktan fırsat bilip şu Deniz Feneri ya da Şaban Dişli olayına girmesini artık kimse beklemiyor! O köşesinde kendine özgü alaycı üslubuyla yazılar yazıyor. Dünkü konularından biri de Haşmet Babaoğlu’nun Vatan’dan Sabah’a geçmesiydi. Bu yüzden, Aramıza, daha doğrusu asıl yuvana hoşgeldin Haşmet. Öncelikle, oradankurtulduğun için seni kutlarımdemişti.

Peki Ardıç zeytin dalıyla süslenmiş bu satırları niye yazmıştı acaba? Babaoğlu bir süre önce Ardıçtan cahildiye söz etmişti. Ardıç da, 6 Ocak 2007 tarihli köşesinde Hırpala beni de Haşmetbaşlıklı şu satırları kaleme almıştı:

Aşk çocuğu ve de yazarı Haşmeti bilirsiniz, son zamanlarda fırtınalı ilişkileri ve kavgalarıyla gündeme gelmiş bir arkadaşımız. Geçen gün bana bulaştı. Haşmet, ben burada lise kompozisyonu yazmak için bulunmuyorum. Zamanımı ağarmış kıllarımla karı kız peşinde koşmakla, orada burada maraza çıkarmakla geçirmiyorum. Futbol kültürünü hangi berber dükkânından edindiğini bir açıklayıver... (Aşk uzmanlığını hangi yataklarda edindiğini sormuyorum, orasını biliyoruz.)

Ardıç dünkü yazısını, Kavgalar gürültüler edilmiş olsa da, paylaşacak şeyler daha fazladır ikimizin arasındadiye bitirmişti ama Hıncal Uluça niye Faşo?demişti işte o anlaşılamamıştı!

 

Burada açık görünen Türkiyenin şu anda despotik bir zihniyetle yönetilmekte olduğudur. O zihniyet için tutarlı olma gibi bir gereksinim yoktur. O isteyince bağıracaksınız, o sus deyince susacaksınız. Doğrusu Tayyip Erdoğanın demokrasiyi hem bildiğini hem de özümsediğini sananlardır asıl ders verilmesi gerekenler. Bunların başında da Erdoğanı demokrat ilan eden Avrupa Birliği ileri gelenleri vardır. Bir de Atatürke ve devrimlerine karşı olmayı demokratlık sayan ve liberal geçinen gizli faşistler var.

Oktay Ekşi,

Hürriyet

Nerede birleşeceğiz? Yasakçılıkta mı? Özgürlükçülükte mi? Bu çifte standart Türkiyeyi sonunda hiçbirimizin baş edemeyeceği şiddetli bir bölünmeye götürmekte. Bunu engellemenin tek bir yolu var. Evrensel hukukun tarif ettiği özgürlüklerde mutabık olmak. Neden mi? Çünkükelamile eylemçelişiyor. Örneğin, Başbakan özgürlükçü konuşuyor, belediye yasakçıdavranıyor. Ne Hidiv Kasrında... Ne Modada... Ne Üsküdarda... İçenin ve içmeyenin aynı masada oturacağı bir yaklaşım yok. Bu, garip bir çelişki değil mi?

Mehmet Altan, Star

Biat’ın Tersi!..

Şaban Dişli ve Deniz Feneri yolsuzluğunda biat medyasının tutumu utanç veriyor. TRT ise geçmişte Hükümet borozanışeklindeki eleştirilere bile rahmet okutuyor. Artık Başbakanın küfürleri devlet kanalında canlı yayımlanıyor. Bu da yetmiyor TRTde bırakın yoldaş yazarların her programda boy göstermesini, sabah gazeteler okunurken bile inanılmaz bir yandaşlık örneği sergileniyor. Yeniçağ’da medya köşesi hazırlayan Selcan Taşlı 10 Eylülde,TRTde gazeteler okundu demek, okumak gibi kutsal bir kavramı sulandırmak olurdiye yazmıştı. Dün sabah TRT 1 ve 2yi izleyince Yeniçağın siteminin ne kadar haklı olduğunu gördük. Örneğin TRTnin iki kanalında gazeteler okunurken son üç sıraya AKP muhalifi Cumhuriyet, Yeniçağ ve Milli Gazete konuldu. TRT 2de, Başbakanın,İspatlamayan şerefsizdirsözünü ağzını doldurarak okuyan spiker, Cumhuriyetin birinci sayfasındaErdoğan susamıyorbaşlığını, Başbakanlık sözcüsü Akif Bekinin şirket ortaklıklarını içeren haberi, Abdüllatif Şener‘in Kaynaklar kime verildişeklindeki açıklamasını es geçti. Aynı spiker Yeniçağın manşetinde Başbakan’ın argo sözlerini yansıtanAğız dolusu küfürbaşlığını da okumadı!

TRT sayesinde Biatkelimesini tersinden okumayı da öğrendik. Siz de deneyin, gerçeği görürsünüz!

 

e-posta: mfarac@cumhuriyet.com.tr

Yazarın Son Yazıları

İrtica Külliyen Bitmiştir!..

"Ergenekon" ve benzeri iddialarla Atatürkçülerin ve aydınların hedef alındığı operasyonların, hilafetin rövanşını almaya yönelik stratejiler içerdiği bir kez daha anlaşılıyor...

Devamını Oku
03.02.2010
Rahat Uyu Paşam!..

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Faraç bugün kaleme aldığı köşesinde mevcut durumu özetliyor ve Ata'ya sesleniyor: Paşam, merak etmeyin... Hele bu dönemde, "Mevcudiyet"imizin ve "istikbal"imizin "yegâne temeli"ni çok daha iyi biliyoruz!..

Devamını Oku
10.11.2009
Kandil'de sinsi çelişki

Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin “başkent”i Erbil’in çevresi karanlık dağlarla çevrili. Her yeri adeta şantiye görünümü veren kentte 8 şeritli yollar, devasa tüneller, köprüler ve Türk işadamlarının donattığı lüks siteler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
22.10.2009
İmralı Sürecinde PKK

Terörün Güneydoğu'yu kan gölüne dönüştürdüğü 1998 yılının ortalarında bu yana yaşanan süreci Mehmet Faraç "İmralı Sürecinde PKK"de analiz etti.

Devamını Oku
10.08.2009
İmrali Sürecinde PKK/ 5

PKK’deki değişiklik salt siyasi hedeflerde yaşanmıyor. Örgüt içinde silahlı mücadeleden vazgeçilmesi de uzun süredir tartışılıyor. Nitekim son dönemde örgüt içinde yoğunlaşan çatışma ve infazların ardında da bu fikir ayrılığının yarattığı gerginlik bulunuyor.

Devamını Oku
13.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 4

Orhan Miroğlu, PKK'nin pasifize edilmesinin siyasal İslamı güçlendireceğini söylüyor.

Devamını Oku
12.03.2009
İmralı Sürecinde PKK / 3

Terör örgütü dört koldan yapılan baskılar nedeniyle suskunluğa gömüldü.

Devamını Oku
11.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 2

Abdullah Öcalan'ın 12 saat süren yakalanma sürecini Türkiye'de yalnızca 10 kişi biliyordu

Devamını Oku
10.03.2009
İmralı sürecinde PKK / 1

15 yıldır terör faaliyetlerini yöneten bir örgütün lideri 15 Şubat 1999'da artık Türk istihbaratının elindeydi. PKK, Şam yönetiminden aldığı destekle Bekaa Vadisi'nde eğittiği militanları Kuzey Irak'a yönlendiriyor ve şiddet bu topraklardan Türkiye'nin huzurunu kaçırıyordu.

Devamını Oku
09.03.2009
13 Yıl Sonra Adana!...

Devamını Oku
04.02.2009
Güneydoğu'daki Kavga Sandıkta mı?..

Devamını Oku
28.01.2009
Taviz Güzergâhında Kanal Kazmak!..

Devamını Oku
21.01.2009
PJAK Silah Değil, Sigarayı Bıraktı!..

Devamını Oku
14.01.2009
Misket Oynayan Ölümler!..

Devamını Oku
07.01.2009
Çığlığın Yarıştığı Coğrafya!..

Devamını Oku
31.12.2008
El Kaide'nin Gizemi ve Avantürleşen Terör!..

Devamını Oku
24.12.2008
Erbil'den Belçika'ya İlginç Gelişmeler!..

Devamını Oku
17.12.2008
İran'ın Başındaki Bela!..

Devamını Oku
10.12.2008
Amanoslar'da Kaybolan Çanta!..

Devamını Oku
03.12.2008
Güneydoğu'da 'Üçüncü Güç' Kavgası!..

Devamını Oku
26.11.2008
5 Yıl Sonra Türk El Kaidesi!..

Devamını Oku
19.11.2008
Başbakanlık'taki Hizbullahçı!..

Devamını Oku
12.11.2008
Atatürk'ün Başındaki Çuval!..

Devamını Oku
06.11.2008
"MİT'çisin!..' , "MİT'çiyim!.."

Devamını Oku
29.10.2008
Cemaatten PKK'ye...

Devamını Oku
22.10.2008
Teröre Dinsel Çözüm!..

Devamını Oku
15.10.2008
Görmemişem, Duymamışam!..

Devamını Oku
08.10.2008
Fetvacıya Dersler!..

Devamını Oku
01.10.2008
Boykot ve Şiddet!..

Devamını Oku
24.09.2008
Standart!..

Devamını Oku
17.09.2008
Öfkenin Dört Nedeni !

Devamını Oku
10.09.2008
Aşireti Gözetlemek!

Devamını Oku
03.09.2008
Ölüme Çağıran Bomba!

Devamını Oku
17.08.2008
Vurun Atatürk'e!..

Devamını Oku
14.08.2008