Menzil ve FETÖ
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Menzil ve FETÖ

15.07.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin 7. yılı...

Öncelikle darbe girişiminde hayatını kaybeden 251 yurttaşımıza bir kez daha rahmet dilerim. Nasıl oldu da “cemaat” diye nitelendirilen bir yapı devleti ele geçirdi?

15 Temmuz’a cüret eden FETÖ, AKP döneminde var olmadı ancak AKP döneminde devletin kılcal damarlarına kadar bilerek isteyerek yerleştirildiler.

AKP’de herkes “hocaefendi” diye methiyeler diziyor, görevde yükselmenin yolu olarak görüyor ve biat ediyordu. İş insanları işlerinin açılması için kapısında yatıyordu. Toplantılarına tüm bürokratlar gidiyor ve biat ediyordu.

Bizler uyarınca kumpaslar kurdular. Devlet yetkilileri uyarınca türlü iftiralarla emekli edildi, sürgün edildi. Sonra dediğimize geldiler. Peki akıllandılar mı? Hayır. Bunun örneklerini canlı canlı izliyoruz.

Menzil cemaati şeyhi Abdulbaki Erol öldü. Cenazesi çakarlı arabalar eşliğinde Adıyaman’a götürüldü.  

Cenaze günü ise on binlerce kişi cemaat ismini veren Menzil’deydi. Cumhurbaşkanı yardımcısı, eski sağlık bakanı, bürokratlar, siyasi parti liderleri taziye ziyaretleri ve mesajları için sıraya girdi.

FETÖ lideri de zamanında rahatsızlık geçirdiğinde aynı kişiler geçmiş olsun sırasına giriyor, cemaat de gazetelere teşekkür ilanı yayımlıyordu. Akıllanmadık.

Menzil cemaat zaten ikiye bölünmüş durumdaydı. Menzil şeyhi Raşit Erol’un oğlu Fevzeddin Erol babası öldüğünde Eskişehir Sivirihisar’da bir çiftlik aldı cemaat merkezine dönüştürdü.

Zamanla köyün adı Buhara oldu. Diğer oğlu ise Adıyaman Kâhta ilçesi Menzil köyüne yerleşti.

Ancak Abdulbaki Erol’un ölmesinden sonra Adıyaman Menzil kolu da 3’e bölünmüş durumda. Abdulbaki Erol’un 5 oğlu var ve 3’ünü “halife” ilan etmiş durumda. Bu isimler Muhammed Fettah, Muhammed Saki ve Muhammed Mübarek. 

Meslektaşım Alican Uludağ’ın DW Türkçe’deki haberine göre Menzil Camisi’nde açıklama yapan Muhammed Mübarek vefat eden babasının kendisi dahil 3 kardeşine “tövbe” yetkisi verildiğini ve bu üç ismin köydeki üç camide “irşat” faaliyetlerini sürdüreceğini söyledi.

Camideki konuşmada bugüne kadar verilen tövbelerin ve zikirlerin iptal edildiğini, tümünün yenilenmesi gerektiğini açıkladı! 

Bakın, İslamiyette yeri olmayan bu çağdışı olaylar, anlattıklarım laik demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanıyor. Bunun için diyorum akıllanmıyoruz diye.

DEVA, Gelecek Partisi’nin genel başkanları “Yeri doldurulamaz, âlim” diye taziye mesajları yayımladı.

YERİ DOLDURULAMAZ!

Gelin ben size başka açıdan anlatayım...

Menzil cemaati aynı FETÖ’nün gelişim süreci gibi bir holding.

Cemaat ait pırlanta şirketi var, petrol otomotiv şirketi, okulları, televizyon kanalları, radyoları, hastaneleri var. Sağlık sektöründe şirketleri var, kamu yararına çalışan izinsiz bağış toplayabilen dernekleri, vakıfları var. TÜMSİAD adında işadamları derneği var. Pazarlama şirketleri, alışveriş siteleri var. Turizm şirketleri var. Yani Semerkand Şirketler Grubu adı altında tam 17 şirketi var tarikatın.

Ne güzel din değil mi? Sözde din ile yoğrulmuş bir yapı!

Diyanet İşleri Başkanlığı tarikatlar raporu Kaynak Yayınları tarafından kitaplaştırıldı. Raporda Menzil cemaati de yer alıyor. Raporda aynen şöyle yazıyor:

“Grubun sıralanan görüşleri, sahih İslam anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Aslında benzer tasavvufi oluşumlarda da görülen bu sakıncalı telakkiler Menzil cemaatinde daha çok vurgulanmakta ve etki sahası daha çok sade halk tabakası olduğu için daha çok yaygınlaşmaktadır. Son zamanlarda Menzil grubunun bürokraside teşkilatlandığı ve kamuda etkinliğini artırdığı yönünde kamuoyunda bir kanaat dillendirilmeye başlanmıştır. Doğru olması halinde bu tezahürün ülkemizde orta ve uzun vadede sıkıntılara yol açacağı değerlendirilmektedir.”

Ama biz akıllanmıyoruz.

Seçimlerin öncesinde Cumhuriyet ile sorunumuz yok diyen iktidar ve ortakları seçimin hemen akabinde hızla Cumhuriyetin taşıyıcı kolonu laikliğe aykırı girişimlerde bulunuyorlar.

Milli Eğitim bakanı kız çocuklarının sözde erkek çocuklarla aynı sınıfta olduğundan dolayı okumadığından bahsediyor ve kamuoyu nabzını ölçüyor. BBP Genel Başkanı Destici daha ileri gidiyor, hastanelerin de sadece kadınlar için olmasını savunuyor. Ayasofya’nın eski gerici imamı “Eğer önümüzdeki engel laiklikse laikliği kaldırın” diye el yükseltiyor.

Gerici vakıf ve derneklerin baskılarıyla vali, kaymakam, belediye başkanı festival yasaklayıp sanatçıları etkinliklerden çıkarıyor. Yazımı da Diyanet’in bu cuma yayımladığı hutbesinden bir bölüm ile bitirmek istiyorum.

“Muhterem Müslümanlar!

İstismarcı insanların amacı, asla Allah rızası değildir. Onlar, İslamı şahıslar üzerine bina ederler. Hak ve hakikatin yegâne temsilcilerinin kendileri olduğunu iddia ederler. Kuran’ın ifadesi ile ‘Onlara, ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. ‘Halbuki onlar bozguncuların ta kendileridir. Lakin anlamazlar.’ Evet, ayeti kerimelerde de işaret edildiği gibi bu tür kişiler, sureti haktan görünerek toplumu ifsat ederler. Milli ve manevi değerler üzerinden güç devşirirler. İnsanların iyi niyetlerini suistimal ederler, geleceklerini çalarlar.”

Uyarıyorum yine aynı şeyler gelecek başımıza...

Yazarın Son Yazıları

Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025