Umay Nine Ağacı
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Umay Nine Ağacı

21.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yine geldik, toprağın sesini duymayanların, bu ülkeyi tanımayanların çıkardığı bir yasaya. Sanayi komisyonunda kabul edilen düzenlemeyle artık zeytinlik alanlara maden ruhsatı verilebilecek. Birkaç teknik cümleyle özetlenen bu yasa, aslında bir yaşam biçiminin, bir kültürün ve bir doğa parçasının üstünü kazma kürekle örtmek demek.

AKP iktidarında zeytin ağaçlarının nasıl köklendiğine birçok kez tanık olduk.

Son 23 yılda 11. kez zeytinlik alanlarının imara, sanayiye, madenciliğe açılması isteniyor. 1939 yılında çıkarılan Zeytincilik Yasası, bu toprakların zeytinliklerini koruyordu. “Koruyordu” diyorum çünkü yargı kararlarına rağmen yeniden TBMM gündemine gelen ve komisyonda kabul edilen bu kanun teklifiyle artık koruma değil, büyük bir doğa kıyımı yaşanacak.

Bakın tasarı kanunlaşırsa;

• ÇED süreçleri hızlandırılacak,

• ÇED sürecinde diğer izinlerin önceden alınması sağlanacak,

• Sadece zeytinlikler değil çevre koruma bölgeleri, milli parklar, sulak alanlar, yaban hayatı sahaları, hatta kültür ve sit alanları bile bu düzenlemenin kapsama alanına girecek.

Enerji projeleri MAPEG’in (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) yetki alanına verilecek. Bu alanlarda maden faaliyeti yürütmek isteyen şirket, ilgili kurumlardan görüş isteyecek.

Daha beteri eğer o kurum 4 ay içinde cevap vermezse “olumlu görüş” vermiş sayılacak!

Bak, bak yasaya bak...

Maden için zeytin ağaçları ya taşınacak ya da kesilecek. Stratejik ve kritik madenler için acele kamulaştırma yapılabilecek. Bu kamulaştırmalar, “tapu” sayılacak. Ayrıca yasa tasarısıyla birlikte, bugüne kadar kaçak faaliyet gösteren madenler affedilerek yasal hale getirilecek.

Ama mesele yalnızca ağaç değil.

Zeytin ağacı, bu topraklarda sadece meyve veren bir bitki değildir. O, iki bin yıllık tanıktır. Savaşlara, kıtlıklara, barışlara, aşklara...

Tanrıların ağacı olarak mitolojilerde anılır, köylünün duasında yeri vardır. O yüzden “Zeytinlikleri taşırız, yerine yenisini dikeriz” demek, yalnızca cehaletle değil, aynı zamanda büyük bir hoyratlıkla eş anlamlıdır.

Sormak gerek:

Taşınan bir zeytin ağacı ne kadar hayatta kalır?

Kalsa bile aynı verimi verir mi?

Verse bile aynı coğrafi karakteri, aynı toprağın kokusunu, aynı güneşi, aynı rüzgârı nereden bulacak?

Sadece bir örnekle anlatayım:

1 ton kömür 400 dolar, kömür ocağının işletme ömrü 40-50 yıl bilemedin 100 yıl.

1 ton zeytinyağı ise 10 bin dolar, zeytin ağacı 3 bin yıl yaşıyor.

Biz ise altın çıkaran ağaçları yok etmek için yasa yapıyoruz.

Bakın bu yasayla birlikte sadece çok değerli ağaçları değil, o ağaçların gölgesinde büyüyen insanlar da göç etmek zorunda kalacak.

Milas, Yatağan, Akbelen... Buralar artık yalnızca birer maden sahası olarak görülüyor. Oysa orada köylünün mezarı var, anısı var, hayatı var. Madenin geçici kârı uğruna, geri dönüşü olmayan bir kaybı meşrulaştırıyoruz.

Bütün bunlar paradan daha mı değerli?

Hükümetin düzenlemesi, “kamu yararı” kisvesi altında sermayeye hizmet ediyor. Zeytinlikleri koruyan yasa maddesi, yıllardır çevreci mücadelenin en güçlü kalkanıydı. Şimdi o kalkan delinmek üzere.

Son 25 yıldır sömürgeci zihniyet koşar adım kültürümüze, topraklarımıza saldırıyor.

Zeytinin bu topraklar için neden değerli olduğuna sadece bir örnek vereyim.

İzmir Teos’taki antik zeytin ağacı... Umay Nine Ağacı.

Neden “Umay Nine” bilir misiniz?

Türk mitolojisinde Umay Ana doğurganlığın, koruyuculuğun, bereketin, güzel bir geleceğin simgesidir.

Umay Nine Ağacı inanılır gibi değil ama hâlâ yaşıyor. İki bin yaşında.

Antik kentin içinde, eğer yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Sadece o değil, çevredeki diğer zeytinlikler de en az onun kadar yaşlı.

Düşünsenize, tohumu İyonya döneminde toprağa düşmüş. Antik Roma, Bizans, Selçuklular, Anadolu beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet görmüş.

Kaç toplum bir ağacın gölgesinde serinlemiş. Zeytinini yemiş.

Her şeyi paraya endeksleyemeyiz. İnsanoğlu doğasına yabancılaşmamalı. Rüzgârın, suyun, taşın toprağın, ağacın ruhumuzdan apayrı şeyler olduğunu unutamayız.

Bu toprakların, sadece Türklerin değil, burada yaşamış tüm kavimlerin en büyük geleneğiydi yaşadığı yer ile bağ kurmak.

O yüzden en büyük şairler, filozoflar, mitolojik kahramanlar, mücadeleler, aşklar bu topraklardan çıktı.

O yüzden dünyanın kaderi bu topraklardan çıkan insanlar tarafından çizildi.

Bu yüzden sorumluluk hepimize düşüyor.

Meclis’ten geçmeden önce, basit bir kanun değişikliği olmayan, kültürümüze saldıran bu yasaya karşı sesimizi yükseltmeliyiz.

Çünkü bir ülkenin geleceği sadece ekonomide değil, toprakla kurduğu ilişkide gizlidir.

Ve unutmayalım: Zeytini kökünden söken bir zihniyetin, bu toprağa da bu halka da vereceği hiçbir şey yoktur.

Yazarın Son Yazıları

Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025