Sayın Recep Tayyip Erdoğan önce belediye başkanı, sonra da Başbakan olunca, amatör kümede futbol oynadığını öğrenmiştik. Tüm futbol camiası gibi ben de çok ümitlenmiştim, ama çevresindeki futbol danışmanları ki, bunların içinde önemli futbolcular da olmasına rağmen, maalesef kendisini çok yanlış yönlendirmeleriyle Türk futbolunun en kötü günleri yaşar hale geldik.
Sayın Ekrem İmamoğlu 25 yıl sonra CHP’li başkan olarak İstanbul’u alınca, onun da eski futbolcu olduğunu öğrendik ve çok mutlu olduk. Hele seçim öncesi toplantılarının birinde beni gördüğünde “Futbol federasyonu başkanım Kemal Ulusu gelmiş, ben kendisini ta Trabzon’da lisede okurken tanırdım, futbolumuzun da assolistidir” diye espriyle karışık iltifatta bulunması 1984’lerden beri ne denli futbolun içinde olduğunu ve de sevdiğini göstermekteydi.
Hele geçenlerde konuşurken seçimin yenilenmesinin yanlışını da dile getirirken “Hakem, VAR, golü verdi, her iki taraftar da alkışlarla kabul etti, ama birkaç kişi ‘Hayır, hayır, gol değil’ diye bağırıp duruyor” demesi, en önemlisi ise “BJK 1903, GS 1905, FB 1907’de kurulmuşlarken, sen kalkıyorsun 1000 kişi taraftarı sahada toplayamayan bir Başakşehir futbol takımını kurup, milyon dolarları boş yere harcıyorsun, ayrıca 16 milyonluk İstanbul’da tek atletizm sahasını 25 yıldır yapmamışsınız” diyerek futbol ve sporu daha görevi teslim alır almaz, bu kadar anlamlı ve esprili olarak gündeme getirmesi, beni eski bir BJK yöneticisi ve de eski TFF başkanı olarak çok ümitlendirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Spor A.Ş. diye bir kuruluşu olduğunu biliyorum, ama yıllardır bu kuruluş ne yapar bilemiyorum! Esasında adı çok büyük olan İstanbul’u bir spor şehri yapmak
o kadar önemli ve de o kadar da kolay ki, zamanında bunu İstanbul’da Türkçe Olimpiyatları olarak yapıyorlardı, ama sonra bir de baktık ki, bu olimpiyatlar FETÖ’nün işiymiş! Sonra da yandı bitti kül oldu!
İstanbul’un o çok büyük tarihiyle ve adıyla ne müthiş futbol ve spor organizasyonları yapılır, mesela 1950 yılında İzmir’de kurulan ve Fuar Şehirleri Kupası gibi.
Düşünebiliyor musunuz? O yıllarda oynanan bu kupaya Barcelona, Leeds United, Real Zaragoza, Newcastle, Dinamo Zagreb gibi Avrupanın dev takımları katılıyordu, ne muhteşem değil mi? Tam 69 yıl önce, ki o zaman ki saha ve tesis sıkıntılarımıza rağmen, ama o dönemin rahmetli Hasan Polat gibi bir TFF başkanı ile Adnan Süvari gibi hocalar vardı. Bu futbolun içinden gelen eski futbolcular
o dönemlerde hem de çok zor şartlarda çok büyük zaferlere imzalar atmışlardı, hepsi harika birer futbol adamlarıydı, sonraları yavaş yavaş spor kulüplerinin ve dolayısıyla da TFF’nin başına ve yönetimlerine inşaatçılar, başta olmak üzere anlı şanlı çok ünlü iş adamları gelmeye başladı. Sırf kendi popülariteleri için paraları har vurup harman savurarak işte bu günlere kadar geldiler.
Sayın İmamoğlu İstanbul’da bu dev 3 büyük kulübü ile, bu işleri bilen eski sporcular, futbolcular ve spor-futbol adamlarını da yanına alarak, İstanbul’u Avrupa’nın müthiş bir spor-futbol şehri yapabilir ve milyonlarca turisti çekerek, ülkemize ve de İstanbulumuza her yıl büyük bir döviz girdisini sağlayabilir. Ama hep dile getirdiğim gibi, bilen, beceren ve bitiren kişileri bulmak şartı ile.
Ne demiş yıllar önce ünlü şair Nedim, “Bu İstanbul şehri ki, paha biçilmez ona Tüm İran mülkü feda olsun tek bir taşına.” Hadi sevgili Başkan, büyük bir heyecanla ve ümitle icraatlarına başlamanı dört gözle bekliyor ve sana çok güveniyoruz. Yolun açık ve çok başarılı olsun.
İstanbul’a futbolcu başkan geldi
Yazarın Son Yazıları
Değerli okurlarım, bugün futbol yazısı yok. Neden mi?
Tarihi sınavdayız
Sınıfta kaldık
Derhal istifa
Vur abalıya!
TFF Başkanımıza soruyorum
Başakşehir Futbol Kulübü’nü dikkatle takip ediyorum. Her sezon başa oynuyor ve de bunun yanında her yıl Avrupa kupalarında başarılı sonuçlar alarak ülkemizin yüz akı oluyor. Ligimizde bu yıl da en büyük favorim Başakşehir. Okan Buruk futbolculuğundan beri çok takdir ettiğim bir hoca. G.Saray’ın altyapısında yetişen, çok başarılı bir futbol yaşantısından sonra soyunduğu hocalık dönemine yine başarıyla devam etmekte. Bu yıl ekibiyle şampiyonluğu göğüslerse kimse şaşırmamalı.
Türk futbolunun çok değerli eski futbolcusu, FIFA kokartlı dünyaca ünlü hakemi, eski MHK başkanı ve TFF yönetim kurulu üyesi Hilmi Ok ağabeyimizi maalesef kaybettik.
Sevgili futbolseverler gerçekten Türk futbolundaki bu perişanlığa, hatta biraz ağır olacak ama yozlaşmaya, kalitesizliğe, kavgalara, ayrışmalara dur diyecek yok mu? Futbolumuz neresinden tutarsan tut elinde kalıyor.
Uzun yıllar Fenerbahçe’de, sonra da PTT ve Ankaragücü’nde futbol oynayan, milli takım formasını giyen, rahmetli Yılmaz Yücetürk Hocam canım kardeşim, futbolu bıraktıktan sonra Almanya’ya gitmişti. Köln Spor Akademisi’ni bitirmiş, Almanya Futbol Federasyonu Başkanlığı tarafından kendisine Bundesliga takımlarının antrenman sistemleri üzerinde tez hazırlama görevi verilmişti. İşte o günlerde ben de TFF Başkanı olmuştum. İlk iş olarak Almanya’dan onu alıp getirip, TFF Araştırma, Planlama, Eğitim, Denetim (APED) Başkanı yapmak olmuştu. Yanında da başta Tamer Güney Hocam ve futbol akademisyenleriyle müthiş bir ekip kurmuştum. Neden bu eski anıdan başladım? Bu hafta Kırklareli, F.Bahçe kupa maçı dolayısıyla adeta bir bayram havası yaşamıştı. F.Bahçe’yi seyretmek için civar il ve ilçeler dışında, komşu ülkelerden dahi yüzlerce insan Kırklareli’ne akın etmişti. Esnafın yüzü gülmüştü. İşte sevgili okurlarım futbolun gülen güzel yüzü budur. Ama biz ne yaptık, bu gülen yüzü nefret ve hiddete dönmüş bir yüz haline getirdik. Artan bir şekilde de devam ettiriyoruz. Allah sonunu hayır etsin!
Değerli okurlarım, köşemde her hafta yazılarımın çoğunda kesinlikle şu önemli konu hep yer alır. TFF Kanunu’nu tam özerk hale getiremez, özerk federasyonun yönetmelikleri bilinçli bir şekilde düzenleyemez.
Değerli okurlarım, inanın yıllardır Türk futbolunun içindeyim. Ancak ülkemizde 25 senedir, bilhassa son yıllarda daha da artan bir şekilde, futbolumuzun bu kadar ayağa düştüğü, kalitesizleştiği, insanları birbirine düşürdüğü, ekonomik açıdan da iflasa götürdüğü bir dönemi hiç görmemiş, yaşamamıştım...
Sayın Spor Bakanımız Süper Lig kulüplerini toplayarak bir çalıştay başlattı.
Bu benim başlığım değil. İlk lisansını 1970’te alıp futbola başlayan, sonra kaleci olarak başta Fenerbahçe ve Rizespor olmak üzere 12 yıl profesyonel liglerde, 4 yıl da amatör ligde oynayan, şu anda da amatör kümede Küçükyalı-Örnekspor’da fahri olarak teknik direktörlük yapan, UEFA-A lisanslı teknik direktör ve kaleci antrenörü, bir futbol misyoneri Alpaslan Tekin’in sözü bu.
Değerli okurlarım her hafta bu köşemde sizlere elden geldiğince, Türk futbolunu yönetenler ve de kulüplerimizle ilgili, kişisel görüşlerimi aktarıyor, onlara bazı tavsiyelerde bulunuyorum, bugün ise bu gündemin dışına çıkmak istiyorum. Bence şu sıralarda ülkemizde futboldan çok daha önemli husus, Türk gençliğinin eğitim sorunudur. Kitabımla ilgili yüzlerce okula, üniversiteye gittim, gitmeye devam ediyorum, edeceğim de.
Mustafa Kemal Ulusu
Galatasaray’sız Milli Takım
Futbol başladı da!
Süper Ligimiz ve kalitesi
Kulüpler Birliği ne iş yapar?
Süper Lig başlarken
Türkiye’de artık futbol konuşulacak!
Neden biz böyleyiz?
Türk Futbolu’ndan manzaralar!
Yeni MHK hayırlı olsun
Sayın Spor Bakanımın dikkatine
İstanbul’un yeni Başkanı
TFF ve kulüplerin durumu
Neden biz böyleyiz?
Nereden, nerelere geldik!
TFF seçimi mi?
Fatih Hoca’ya açık mektup
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı
Her şey güzel olacak