“Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey...”
\nYirmi yaşında yazdığım öykü böyle başlar...
\n1940’lar, 41’ler... Fırınların önünde bekleşen insanlar!
\nBir okka ekmeğin dörtte birini almak için...
\nKoşa koşa giderdim sabahları, doğru Saraçhanebaşı’ndaki fırına. Benden daha erkenden gelen yurttaşlar soğukta, yağmurda bekleşirlerdi. Ben elimde günün gazetesiyle beklerdim. Kimi zaman yarım, kimi zaman tam bir saat. Annemle benim için yarım okka ekmeği aldığımda doğru Fatih’teki eve...
\nDarbımesel gibi bir şey oldu, benim ‘Önce Ekmekler’im! Kırklardan bu yana ne zaman ekmeklerin fiyatı artarsa, ne zaman ekmekler küçülürse, bozulursa gazetelerde yer aldı. Savaş zamanıydı. Sınırlarımızdaydı Alman tankları. Çakmak hattında bekleşen Mehmetçikler...
\nHep yazdım, ekmekle oynanmaz diye. Ama hep oynandı. Yoksul halkın nerdeyse tek gıda kaynağıydı. Büyüdü, küçüldü, bozuldu, durmaksızın kötüye doğru...
\nHani ne demiş o kraliçe “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler...”
\nGeldik ikibinli yılların on ikincisine... İşte halkımızın yarısının oy verdiği bir iktidar. Ama oy aldığı yığınlar bir türlü yokluktan, yoksulluktan kurtarılmıyor. Açlık çizgisi her gün biraz daha aşağı çekiliyor. Resmi kaynaklar bunu saklayamıyor.
\nOkka gitti, kilo gelmişti. Şimdi kilonun da yarısı ya da üçte biri! Fiyatı da arttırılıyor mu? Dört nüfuslu bir aileye bu gidişle dört parça ekmek yetmeyecek. Hani bunun zeytini, peyniri, yumurtası!
\nEmekli bekliyor maaşının birazcık artmasını. Memur bekliyor... İşçi bekliyor. Kimi zaman toplaşıp yürüyorlar. Meclis’e doğru, Başbakanlık’a doğru. Birileri çıkıp “bekleyin” diyor. Bekle bekle!.. Milletvekiline de, emeklisine de bol bol sağlanan olanaklar, sana bana yok! On bin liraya bir milletvekili, yanında sekreteri, danışmanı, şoförü, hepsi devlet kesesinden, yani senin benim vergilerimizden...
\n“Önce Ekmekler Bozuldu” diye yazarken bugünlere kadar yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. İki binli yıllarda Atatürk cumhuriyetinin en yüce bir yaşantıya sahip olacağını mı ummuştum, yeni politikacı kuşaklarının daha iyi yetişmiş, daha iyi eğitimli olacağını mı? Hiçbir deneyimi, bilgisi, görgüsü, kültürü olmayan kadroların işbaşına gelip ülkeyi yöneteceklerini hiç düşünmemiştim! Ama, işte manzara; acılar içinde, hapishaneleri tıklım tıklım dolu, askeriyle siviliyle kendi ülkesinin yönetimine esir edilmiş yurttaşlar...
\n“Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey.”
\nHer şey değil, çok şey değişti, cumhuriyetin kendisi bile. “Her şey ekmekle başladı, ekmekle bitecek.”
\n\n