Yazılamayan 'zulme isyan!'

Yazılamayan 'zulme isyan!'

05.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1) Bugün, iktidar uğruna insanları katledenlerin, hapsedenlerin, ister Firavun olsunlar, ister İmparator, ister Şah, ister Padişah; ister Piramitleri, ister Terra Kota Ordularını yaptırsınlar; insanlığın yüz karası ZALİMLER olarak tarihe geçtiklerini belirtecektim... 

2) Ülkemizdeki uygulamaların, 1215’te kabul edilen Magna Carta’nın bile gerisinde kaldığına işaret edecektim... 

3) Binlerce insanın canını kurtarmış, Türkiye’ye organ naklinde çağ atlatmış olan büyük Hümanist, büyük Operatör, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, Birinci Silivri Trajedisi’nde, 4 yılı aşkın süreyle hapsedilmiş olmasının rezaletini anımsatacaktım... 

4) Kozmik Oda’ya girilerek en mahrem askeri bilgilerin yurtdışına kaçırılmasındaki ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un “Terör Örgütü Lideri” olarak mahkûm edilmesindeki trajediyi dile getirecektim... 

5) Erdoğan’a üç kez “Seni Başkan yaptırmayacağız” diye seslenen HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın on yılı aşkın süredir, AİHM kararlarına rağmen, hapiste tutulduğunu anımsatacaktım... 

6) 9 yıldır hapiste olan Osman Kavala’nın AİHM kararlarına rağmen haksızlık ve hukuksuzluk simgesi olarak hapiste tutulduğunu ve AB’nin bu yüzden Türkiye’ye yaptırım uygulayacağını, Milletvekili seçilen Can Atalay’ın tahliye edilmesi gerektiğini söyleyecektim... 

7) Tayfun Kahraman gibi, Murat Çalık gibi, hastaların hapiste ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını vurgulayacaktım. 

8) Birinci Silivri Trajedisi’nde Kuddusi Okkır gibi, Kaşif Kozinoğlu gibi, Murat Özenalp gibi hapiste ölenlerin, Ali Tatar gibi intihar edenlerin, İlhan Selçuk gibi gözaltındaki süreç sonunda kalp krizi geçirerek ölenlerin hesaplarının kimlerden sorulması gerektiğini irdeleyecektim... 

9) Beş yıla yakın hapis yatan Mustafa Balbay gibi gazetecilere yapılan haksızlık ve hukuksuzlukların, İkinci Silivri Trajedisi’nde içeri atılan Alican Uludağ gibi, İsmail Arı gibi genç meslektaşlarına ve Merdan Yanardağ gibi kıdemlilere, haksızlık ve hukuksuzluk yapılmasına engel olmadığını anlatacaktım... 

10) CHP’ye karşı girişilen haksız ve hukuksuz saldırılar bağlamında hapse atılan Cumhurbaşkanı Adayı, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, öteki DEM Partili ve CHP’li Belediye Başkanlarını, çelişkilerle dolu olduğu açığa çıkan İBB iddianamesini, içeride yatan kadın erkek bürokratları anımsatacaktım... 

11) Dünyada ve bu topraklarda, hemcinslerine zulmedenlerin hayatlarından örnekler verecektim... 

***

Ama, Jandarma gözetiminde zeytinliklere giren şirket arabasını “Şirketin çiftliği mi burası? Ölümüz çıkar buradan, çıkarın bu aracı buradan!” diyerek kovan ve şu anda tutuklu olan Akbelenin simgesi Esra Işık’ın... 

Birlikte ADD ödülü aldığım, annesi Muhtar Nejla Işık’ın “Tacizciler, tecavüzcüler, hırsızlar dışarıdayken ne bekliyorlar? Beni bu şekilde mi cezalandırıyorlar? Aslanlar gibi toprağını savundu benim yavrum. Böyle mi susturacakmış Limak şirketi?” diyen sesleri... 

“Canlı canlı öldürün hepimizi!” diye haykıran İkizköylülerin feryadı: 

Beynimi ve yüreğimi bu zulme isyan ettirdi... 

Kelimeleri yetersiz bıraktı... 

Gözyaşlarım, yazıma devam etmeme engel oldu!

İlgili Konular: #İkizköy #akbelen