Atatürk gençliği - NİHAT ARDA MERCAN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Atatürk gençliği - NİHAT ARDA MERCAN

20.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

19 Mayıs 1919, takvimlerin sıradan bir günü değil, Milli Mücadele’yi gençlerle birlikte vermiş, devrimlerini gençlerle beraber gerçekleştirmiş genç bir liderin, pusulasını gençliğe emanet ettiği gündür.

19 Mayıs 1919 günü, Samsun’a yalnızca bir lider değil, bir fikir ayak bastı. Kalpağının altında bir devrimi taşıyan Mustafa Kemal, yürüyüşünü devam ettirme görevini biz gençlere emanet etti. Çünkü biliyordu ki sadece düşmandan kurtulmak yeterli olmayacaktı; cehaletten, sömürüden, gericilikten, karanlıktan kurtulmaktı asıl mesele.

DİRENİŞ VE SORUMLULUK

Şimdi bizler, o günün 106 yıl ötesindeyiz. Ama hâlâ aynı kararlılıkla aynı yürüyüşteyiz. Bugünün Türkiye’sinde genç olmak, yalnızca bir yaş aralığına sıkışmak değil, geleceği yeniden kurmak, adaleti yeniden tanımlamak ve umudu yeniden inşa etmektir. Atatürk’ün, “Bütün ümidim gençliktedir” sözü bir temenni değil, bir sorumluluktur. Bugünlerde gençler sokaklarda yalnızca barınma sorununa, hayat pahalılığına, yanlış sınav sistemlerine, ekonomik krize karşı mücadelenin ötesinde adaletsizliğe, kayırmacılığa, liyakatsizliğe en önemlisi de geleceksizliğe karşı mücadele veriyorlar, kendi vatanında özgürce yaşayabilme hakkı için direniyorlar.

106 yıl önce büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından devrimleri ve Cumhuriyeti koruma görevi verilen gençler, bugün fikirlerini beyan ettikleri, hukuksuzluğa karşı direndikleri için fişleniyor, gözaltına alınıyor, cezaevlerinde tutsak ediliyor. Fakat bu gençler Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a attığı adımın mirasına sahip çıkıyor. Bülent Ecevit’in Atatürkçülük ve Devrim kitabında altını çizdiği gibi: “Atatürk, eserini ve başlattığı devrimci hareketi neden gençliğe emanet etmiştir? Çünkü Atatürk, sürekli devrimciliğin güvencesini ancak gençliğin, tam bir sorumluluk bilinciyle, devrimciliğe sahip çıkmasında, devrimciliğin öncülüğünü ele almasında görüyordu. Çünkü toplumun en dinamik unsuru, tutuculuktan, gelenekçilikten en uzak unsuru, doğal olarak en devrimci unsuru, gençlikti.”


CUMHURİYETİN KORUYUCUSU

Atatürk gençliği büyük bir mirası omuzlarında taşıyor. Geçmişte 68 kuşağının taşıdığı meşaleyi bugün yeniden tutuyor. Atatürk gençliği, 106 yıldır 19 Mayıs ruhunu bugüne taşıyan, Samsun’da atılan ilk adımı Anadolu ve Rumeli’nin her köşesine yayandır. Bu gençlik herhangi bir partiye veya oluşuma bağlanmıyor, bir lideri benimsemek veya yeni bir lider yaratmak istemiyor. Çünkü Gençliğe Hitabe ve Bursa Nutku ile kendilerine yön çizen bir liderleri var: Mustafa Kemal Atatürk.

Kimse unutmamalıdır ki bizler devrimlerin ve Cumhuriyetin bekçisi olma görevinin yanı sıra vatanın bölünmezliğinin ve Lozan Antlaşması’nın tartışıldığı bugünlerde Gençliğe Hitabe ve Bursa Nutku’nun uygulayıcıları olacağız.

NİHAT ARDA MERCAN

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENÇLİK KOLLARI GENEL BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026