Bölgesel kaos ve derinleşen yoksulluk - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bölgesel kaos ve derinleşen yoksulluk - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

08.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen ay bir TV kanalında dünya çapındaki gururumuz besteci, piyanist Fazıl Say sorulan bir soru üzerine Rus klasik müzik bestecisi Çaykovski’nin “Dünya mükemmel olmadığı için sanat var” sözünü dile getirdi. Dünyayı her açıdan güzelleştiren, yaşama renk katan, geleceğe umutla ve sevinçle bakılmasını sağlayan sanatla ilgili duyduğum en güzel sözdü. Ne yazık ki Türkiye, uzunca bir süredir sanatın yaşamı güzelleştirici etkinliklerinden, üretimlerinden uzaklaşmış durumda. Toplumsal yaşamımızı siyasal, sosyal ve özellikle de ekonomik alanda ortaya çıkan enflasyon ve işsizlik gibi sorunlar gittikçe çekilmez hale getirmekte. Bir yandan yaygınlaşan, öte yandan da şiddetini artırarak daha da derinleşen yoksulluk halkımızın gönenç içinde huzurlu yaşama umutlarını yıpratıp yok etmekte. 

Bu vahim duruma çare bulmak ve sorunları çözmek için 4 Haziran 2023’te Türkiye’ye getirilerek hazine ve maliye bakanı yapılan Mehmet Şimşek, “Rasyonel yani akılcı politikalara döneceğiz” diyerek doğru bir noktadan işe başlamasına karşın geçen iki yıllık sürede hiçbir başarı sağlayamadı, sorunları çözemedi. Ekonomik sorunların neden çözülemediği önemli bir sorudur. İktisat tarihi, sorunların çözümünün iki önemli koşula bağlı olduğunu gösterir. 

Çaykovski’nin “Dünya mükemmel olmadığı için sanat var” sözü mükemmel bir ekonomik önlem için ilk koşulun bir sanatçı hassasiyeti ve dikkatine gereksinim olduğunu ifade eder. İngiliz iktisatçı Joan Robinson tarafından J. Maynard Keynes’e atfedilen “İktisat bilimlerin en sanatsal, sanatların da en bilimsel olanıdır” sözü de ekonomik önlemlerin başarısı için sanatçı hassasiyeti ve dikkatine neden gerek olduğunu açıkça göstermektedir. İnsanoğlunun tarımsal üretimi öğrenerek yerleşik düzene geçmesiyle başlayan iktisadi faaliyetler karmaşıktır ve yönetmek kolay değildir. Binlerce yılın iktisadi uygulamaları iktisat biliminin, bir sanatçı inceliği ve hassasiyetiyle uygulandığı koşullarda iktisadi sorunları çözebildiğini, iyi bir ekonomi yönetiminin ortaya çıktığını ve böylelikle dünyanın daha mükemmel hale geldiğini iktisatçılara öğretmiştir. Bu bilgiler ışığında siyasetin yönetmeye çalıştığı ekonominin başarısızlığının nedeni açıktır. 

Başarılı bir ekonomi yönetiminin ikinci koşulu; hedefleri ve ekonomik politikaları bilimsel gerçeklere dayanılarak hazırlanmış bir planlama olduğunu da gösterir. Nasıl ki gideceği limanı bilmeyen bir kaptana hiçbir rüzgâr yardımcı olamıyorsa iyi bir planlama olmadan da ekonomi iyi yönetilemez, sorunlar sağlıklı şekilde çözülemez. 

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA KALKINMA

Ülkemizde derinleşen ve yaygınlaşan yoksulluğun çözümü ekonomik planlama ve bu planın bir sanatçı titizliği ve hassasiyetiyle uygulanmasıdır. İktisat tarihimiz planların olduğu dönemlerde sorunların önemli ölçüde azaldığını ve kalkınmanın hızlandığını göstermektedir. 1933 -1938 yılları arasında uygulamaya koyulan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı sayesinde Türkiye, 1929 Dünya Buhranı ve 2. Dünya Savaşı öncesinin tüm olumsuz etkilerine karşın ekonomik kalkınmasını başarıyla sürdürebilmiştir. Plan süresince 20’den fazla fabrika kurulmuş, Sümerbank, SEKA, Etibank gibi kuruluşlar etkin hale gelmiş, uluslararası düzeyde yaşanılan birçok olumsuz gelişmeye karşın ekonomik büyüme hızı yüzde 6-7 dolayında kaydedilmiş ve toplumsal gönençte büyük artış olmuştur. 

İkinci olumlu örnek 1963 yılında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı başkanlığında sürdürülen planlı ekonomi dönemidir. DPT’nin 2011 yılında Kalkınma Bakanlığı’na devredilmesine kadar geçen beşer yıllık kalkınma planlarının uygulandığı 48 yılda 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na, askeri müdahalelere, ulusal ve uluslararası düzeylerde yaşanılan sosyal ve ekonomik krizlere rağmen ortalama yüzde 5 düzeyinde ekonomik büyüme gerçekleştirilebilmiştir. 

YENİDEN PLANLAMA ŞART

Günümüzde, İsrail’in İran’a saldırmasıyla yıllardır çeşitli çatışmalarla istikrarsızlaştırılmış olan bölgemizde kaos ve belirsizlik daha da artmıştır. Bu ortam zaten büyük bir ekonomik kriz, yoksullaşma ve belirsizlik içinde olan ülkemizde yoksulluğun ve sefaletin daha da artmasına neden olacaktır. Bu durumda yapılacak tek şey tarihimizden ders alarak ekonomide tekrar planlı bir döneme geçmek ve her türlü ekonomik girişimi siyasetin etkisinden arınmış ciddi ve dikkatli bir planlama ile yapmaktır. 

Kuşkusuz demokratik hukuk devleti için gerekli olan yapısal önlemler bu planlamanın en temel maddeleri olmalıdır. Kaotik gelişmelerin ekonomimizdeki olumsuz etkileri ancak bilimsel ve gerçekçi bir ekonomik planlamayla ve ekonomik önlem ve çözümlerin sanatçı dikkati ve hassasiyetiyle uygulanmasıyla engellenebilir. 

Yurttaşlarımızın huzur ve gönenç içinde yaşayabilmeleri bu koşulla olanaklıdır. Aksi halde bölgemizi esir alan ve gittikçe tehlikeli hale gelmeye başlayan bu kaotik ortamda ekonomide iyileşme olanaklı değildir. Yaşanılan ekonomik sorunlar ve yoksullaşma ülkemizi hızla büyük bir toplumsal patlama noktasına getirebilir.

22. dönem Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

İlgili Konular: #Yoksulluk

Yazarın Son Yazıları

Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026