“Dağ başını duman almış; Gümüş dere durmaz akar; Güneş ufuktan şimdi doğar; Yürüyelim arkadaşlar”
Gençliğimizde her 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda gururla söylediğimiz, gençliğe atfedilen “Gençlik Marşı” (Gençlik ve Spor Bayramı Marşı) yukarıdaki dizelerle başlar.
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra yolda okudukları söylenen “Dağ Başını Duman Almış” marşı, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı Marşı” olarak kabul edilmiştir. İkinci Meşrutiyet’in ilanının ardından Osmanlı Devleti modernleşme sürecinin bir parçası olarak Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurmuş, Milli Olimpiyat Komitesi Askeri jimnastik üzerine araştırma yapmak üzere Selim Sırrı Tarcan’ı Avrupa’ya göndermiştir. Selim Sırrı Tarcan İsveç Kraliyet Okulu Gymnastiska Central İnstitutet’te eğitimini tamamlayarak mezun olmuş, ülkeye dönüşünde de İsveçli besteci Felix Körling’in Tre Trallande Jäntor (Üç Şarkı Söyleyen Kız) şarkısını getirmiş ve Ali Ulvi Elöve tarafından Türkçe söz yazılan bu marş “Gençlik Marşı” adıyla 1915- 1916 akademik yılından itibaren spor etkinliklerinde söylenmeye başlanmıştır.
KURTULUŞ UMUDU
21. yüzyılın ilk çeyreğinde özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal değerlerinin törpülenmeye başladığını hisseden halkımızın, duyarlı sanatçıların; konserlerde, bayramlarda, toplantılarda, miting alanlarında son noktayı Gençlik Marşı ile koyduğunu görüyoruz. Dağın başını saran duman sonrası güneşin ufuktan doğacağına, yani ülkenin üzerini örten karanlığın sonunda, bir gün mutlaka aydınlık günlerin geleceğine umut için söylenmektedir bu marş, tıpkı 106 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Karadeniz’in azgın sularında, Bandırma Vapuru’nda Samsun’a doğru giderken ülkenin kurtuluşu umuduyla söyledikleri gibi.
Esasında toplumun, toplulukların, kitlelerin milli duygularını harekete geçiren ve zor durumlar karşısında motivasyon kaynağı olan marşların, destanların, şarkıların ve tarihi sözlerin her zaman olmasa da çoğunlukla işe yaradığı tarih boyunca görüldüğü için bu yöntem toplum önderleri ve liderler tarafından hep kullanılmıştır. Gençlik Marşı bunlardan biridir.
Bir diğeri Atatürk’ün 22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi’nde söylediği ”Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözüdür. Gerçekten de Ulusal Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün önderliğinde Türk milletinin azim ve kararı sonucu kazanılmıştır. Ulu önderin Kurtuluş Savaşı’nın son günlerinde Başkomutanlık Meydan Muharebesi sırasında, 1 Eylül 1922 tarihinde yorgun orduyu, askerleri harekete geçirmek, direnç ve kararlılıklarını artırmak için söylediği bir diğer tarihi söz, birliklere gönderdiği bildiride yer alan “Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri” sözüdür; sözün gereği yapılmış, Ulusal Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanmıştır.
‘BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR’
Günümüze geldiğimizde, ülkenin üzerindeki karanlık bulutları dağıtacak ve aydınlık sabahlara ulaştıracak söylem Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş başkanı Özgür Özel tarafından her miting, her toplantı sonrası söylenen Gençlik Marşı’nın son nakarat dizesi “Yürüyelim arkadaşlar” sözleridir. Özel, vatandaşlar, yol arkadaşları ve ülkenin umudu gençlerle birlikte yürüyerek ülkeyi aydınlık günlere kavuşturmak istemektedir. Atatürk Gençliğe Hitabesi’nde, “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” sözleriyle gençliğin görevlerini belirlemiş ve “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” diyerek Cumhuriyetin geleceğini gençlere emanet etmiş ve “Bütün ümidim gençliktedir” sözleri ile de gençlere güven vermiş, umut bağlamıştır.
Şimdi sıra bizlerde, yaş almış vatandaşlarda, ülkenin umudu gençlerde. Ülkemizin aydınlık günlerini, yurttaşların özgürlüğünü yine milletin azmi ve kararlılığı ile kazanacağız. Öyleyse hep beraber “yürüyelim arkadaşlar”, aydınlık günlere.
PROF. DR. ÜLKÜ SARITAŞ