Çöpler madeni kapatılmalıdır - Prof. Dr. Kaya ÖZGEN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Çöpler madeni kapatılmalıdır - Prof. Dr. Kaya ÖZGEN

19.02.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni bölgesinde 13 Şubat günü büyük bir toprak kayması oluştu. Yaşanan olayın adını koymak gerekirse “facia” denebilir. Öyle ki büyük bir yamaç sahadaki konteyner içinde bulunan işçilerle, içindeki şoförlerle kamyonlar göçük altında kaldı; “şimdilik” dokuz kişinin kayıp olduğu belirtiliyor. 

Göçen malzemenin 420 bin kamyonu kapsadığı anlaşılıyor; bu değerlerin daha da artması beklenmeli; milyonlarca metreküp “asit içerikli” dolgu. Yaşanan facianın ülkenin bir tür Çernobil’i olduğu düşünülmektedir. Gerçekten tüm bölgeye verdiği büyük tahribatın yanında, yöre insanlarındaki yaygın kanser vakaları da bunu doğrulamaktadır. 

YÖREYE ZARARI

Ülkemizde tüm maden aramalarının gereğince ve yeterince denetlenmeden yürütüldüğü biliniyor. Şöyle ki asit yoğun atık dolgu malzemesinin rastgele istiflendiği görülüyor. Böylesi dolguların düz alanlarda, zeminde sızdırmazlık sağlandıktan sonra, dolgu içinde drenaj düzeni de oluşturularak sınırlı yükseklikte (örneğin 30 m) yapılması gerekiyor. Mevcut görseller bunların hiçbirine uyulmadığını gösteriyor. Sonunda yaşanan olay göz göre göre gelen bir faciaya dönüşmüş durumda. Daha da vahimi yeni göçme olasılıklarından söz ediliyor. Bu durumda ivedi olarak sahanın kontrol edilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması zorunludur.  

Yörenin bir başka özelliği de Keban Barajı’nın bir kolu olan Karasu Vadisi yamacında olması. Daha da vahimi Erzincan’dan geçen KAF (Kuzey Anadolu Fayı) hattına yakınlığı. Tüm bu olumsuzluklar ortada iken madene ÇED raporunun nasıl verildiğini anlamak mümkün değil. Dahası çeşitli aşamalarda ÇED raporunun bile beklenmeden çalışmaların yürütülmesini, arama sahasının büyütülmesini kabul etmek mümkün değil. Asit sızıntıları

Görüldüğü kadarıyla yörede çevre bitmiş, adeta çöle dönmüş durumda; ağaçlar kurumuş, tarım arazileri bitmiş, geri döndürülmesi mümkün olmayan kapsamlı hasarlar oluşmuş.

Göçen malzemenin yoğun asit içermesi sorunu daha da büyütüyor. Sızdırmazlık vb. de yapılmadığı için yaşanan olayın büyük bir çevre felaketine dönüştüğü kabul edilmeli. Öyle ki kaçınılmaz görünen asit sızıntılarının Karasu Vadisi üzerinden Basra’ya kadar ulaşması kaçınılmaz görünüyor; bunun da giderek uluslararası bir soruna dönüşmesi olası.

SONUÇ

Ülke olarak büyük bir sorunla karşı karşıya bulunuyoruz. Öncelikle maden derhal kapatılmalıdır. Bunun yanında göçen malzemenin nasıl kaldırılacağının planlanması ve bir an önce uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Bu arada sahadaki tüm teknik sorumlular ve ÇED raporunu hazırlatan ve hazırlayanlardan başlayarak açılan davalara red görüşü bildiren tüm bilirkişiler ortaya çıkarılmalı, sorumlulukları sorgulanmalıdır. 

Yaşanan olaydan ders alınarak ülke genelindeki tüm madenlerin durumları değerlendirilmeli, kaçınılmaz görünen yetersizliklere dayalı olarak çoğunun kapatılması düşünülmelidir. Bu bağlamda çıkarılan servetin büyük bölümünün yurtdışına çıkarıldığı, geriye talan edilmiş, ekilip biçilemeyen çorak araziler kaldığı gözetilmelidir; söz konusu arazilerin “yitirilmiş ülke toprağı” olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

PROF. DR. KAYA ÖZGEN

E. İTÜ ÖĞRETİM ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026