Doktor dövebilme özgürlüğü - Dr. Ceyhun BALCI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Doktor dövebilme özgürlüğü - Dr. Ceyhun BALCI

12.05.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hemen her ortama egemen olan şiddetin sağlıkta olağanlaştığı, kanıksandığı, hatta haber değeri bile taşımamaya başladığı söylenebilir. Geçtiğimiz günlerde, geliştirdiği cerrahi yöntemle tıp yazınına girecek denli değerli ve nitelikli bir hekim özel yaşam ortamında saldırıya uğradı. Neredeyse aynı gün, sağlıkta sağlanan olumlu(!) gelişmeleri “Doktor dövebiliyoruz” sayıklamasıyla kutsayan, belki de kutlayan bir kadının sözleri gündem oldu. Bu sayıklamadan çıkarabileceğimiz ilk sonuç, toplumun bir kesiminde vicdan, insaf, adalet ve ahlak duygusunun iyiden iyiye aşındığıdır.

Sağlıkta şiddet, sağlık ortamının sınırlarını aşmıştır. Geçtiğimiz aylarda, bir hekimin özel çalışma ortamına dana dili bırakılmıştı. Keskin anlak sahibi birileri, başka yöntemler de bulabilirler. Bu ve benzeri saldırganlıklar, devlet ileri gelenlerince özendirilmekte, özneler yine aynı odaklarca yüreklendirilmektedir.

“Ben bu doktorlara iğne yaptırmam!” ya da “Giderlerse gitsinler!” diyebilen anlayışın, bugünlerde kamu spotu aracılığıyla “Geri dönün” sözleriyle bir tür özür dileme noktasına gelmesi, yanılsama yaratmasın. Yeri geldiğinde, gerek görüldüğünde öncekine benzer dışlayıcı söylemlere başvurmaktan çekinilmeyeceğini biliyoruz.

Başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarına çalışma ortamında yönelen sözel ve fiziksel saldırılar sonrası, “güvenlikçi” ve “yasal” önlemlerin yokluğundan veya eksikliğinden söz edilir. Bir ölümcül saldırının ardından sağlık bakanı, sağlık kuruluşlarının girişlerine iks ışını aygıtları yerleştirilmesinden söz etmişti. Bu, uygulanması olanaksız önleme, olasılıkla kendisi de inanmıyordu. O günün zorunlu duyarlılığıyla ağzından dökülen sözler olarak geçmişti tarihe.

Her fırsatta sağlıkta devrim yaptıklarını ileri sürenlerin yaldızları tel tel dökülürken sorumluluk almak yerine başkalarını sorumlu tutma kötü alışkanlığı, burada da kendini göstermektedir. Vatandaşla, sağlık hizmetinin öznelerini karşı karşıya getirme bağlamındaki üstün başarı da göz ardı edilmemelidir.

“Diplomasızlığın kutsanması” olgusu da önemlidir. Nitelikli iş yapanların yaptıkları işin değerini göz ardı etmekle başlanmıştır işe. Gelinen noktada bir akademisyen dana diliyle korkutulabiliyorsa, tıp yazınına cerrahi yöntem armağan etmiş bir bilim insanı sokak ortasında saldırıya uğrayabiliyorsa diploma düşmanlığının etkisi göz ardı edilebilir mi?

DR. CEYHUN BALCI

Yazarın Son Yazıları

Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026
Kimlik siyaseti mi, Cumhuriyet yurttaşlığı mı? - Utku Yapıcı

Son yıllarda popüler kimlik tasarımlarından bir haline gelen yeni Osmanlıcılık, Atatürk’ün Türk milleti tasavvuru ile aynı kategoride bir yaklaşım değil.

Devamını Oku
24.06.2026
Sekteye uğramış diyalog - Tolga Akçura

Basit görünen bir soruyla başlayalım...

Devamını Oku
24.06.2026
İran savaşı ve siyasi amaç - Nejat Eslen

En yalın tanımı ile savaş, siyasi amacı gerçekleştirmek için düşmanın savaşa devam etme iradesini kırmak, kendi irademizi kabul ettirmek amacı ile yapılan şiddet kullanma eylemidir.

Devamını Oku
23.06.2026