Dramatik Bir Ömür: Nadir Devlet - Gönül PULTAR
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Dramatik Bir Ömür: Nadir Devlet - Gönül PULTAR

08.05.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Nisan en gaddar aydır” der T.S. Eliot. Geçen nisan, ülkenin güzide iki insanını bizlerden kopardı: Prof. Dr. İlhan Başgöz ve Prof. Dr. Nadir Devlet. Her ikisi de alanlarında otorite olmuş, uluslararası çapta birer bilimadamıydı. Covid’in değil, amansız hastalığın kurbanı oldular.

Bu yazıda kısaca Nadir Hoca’yı anmak istiyorum.

SON AYDIN KUŞAĞI

Gençliğinde Münih’te Azatlık Radyosu’nda çalışmış tarih profesörü Nadir Devlet’i, daha sonra uzun yıllar bir devlet üniversitesinde görev yapmış, idari sorumluluklar almış, emekli olunca da özel üniversitelerde ders vermiş, birçok öğrenci yetiştirmiş bir öğretim üyesi ve çok sayıda çalışma yayımlamış, kimi eserleri başvuru kitabı olmuş bir bilimadamı olarak tanımlamak, yanlış olmamakla birlikte çok eksik kalır. Geniş perspektiften bakılırsa Nadir Hoca, 1917 Rus Devrimi sonrasında Türkiye’ye yerleşerek fikir ve bilim yaşamımıza büyük katkılarda bulunan dış Türk aydınlarının en son kuşağındandır. Onun kaybıyla birlikte, Cumhuriyetimizin bir dönemi de kapanmaktadır.

Prof. Devlet’in kökeni, onun tarihçiliğine yön vermiştir. Uzmanlığı, 1990’ların başında Sovyetler Birliği yıkılınca büyük önem kazanmıştır.

TUTUKLANMA

Türk Tarih Kurumu’nun 2014’te yayımladığı “Rusya Türklerinin Milli Mücadele Tarihi (1905-1917)” (ilk baskı 1985) kitabından başka, en son 2015’te basılan 1917 Ekim İhtilali ve Türk-Tatar Millet Meclisi (1917-1919)” (1988) gibi eserleri bugün klasikleşmiş birer kaynaktır. Prof. Devlet, Marmara Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Müdürlüğü sırasında ve öğretim üyeliği boyunca bugün isim yapmış birçok bilimadamı yetiştirmiş ve hocaların hocası” olmuştur.

30 Nisan sabahı yaşama gözlerini yumduğunda iki yetişkin oğlu, birlikte çok mutlu olduğu genç bir eşi vardı. Ama pek bilinmez, Nadir Hoca’nın çok dramatik bir yaşamı olmuştur (devletkildi.net/devlet-kildi-ailesi/). 1944 yılında Uzakdoğu’da, Mançurya’da (günümüzde Çin içinde olan ve Şeng Yang adını taşıyan) Mukden şehrinde doğmuştur. Burada yaşayan, Rusya’dan devrim olunca ya da iç savaş sırasında kaçmış olanlar arasında, İdil-Ural bölgesinden Tatarlar da vardır. Ayaz İshaki’nin girişimi üzerine 1935’ten beri yayımladıkları Milli Bayrak adlı gazetelerinin başında, bir mirza ailesinden gelen İbrahim Devlet-kildi (1901-1967) ve eşi Rukiye Muhammediş Devlet-kildi (1908-1989) bulunmaktadır. 1945 yılında Kızıl Ordu, Mançurya ile Kore’yi işgal eder, rejim aleyhtarı saydıklarını, bu arada Devlet-kildi çiftini tutuklar, çalışma kampına yollar.

VATANSIZ” PASAPORTU

Tutuklandığında hamile olan Rukiye’nin kampta doğan kızı Feride, üç buçuk yaşına gelince elinden alınacak, bir yetimhanede büyüyecektir. Küçük Nadir’e ise dedesi sahip çıkar ancak kısa bir süre sonra yaşlı adam vefat eder. İki yaşındaki oğlan çocuğunu, 1946 yılında Şanghay’dan İlyasov ailesi evlat edinir. Ve büyük bir jest yaparak Devlet soyadını alırlar.

Aile, yetişkin kızları Reşide ve Nadir ile birlikte, 1949 yılında, haymatlos” (vatansız) pasaportuyla Türkiye’ye göç eder. Nadir artık TC vatandaşı bir İstanbul çocuğudur. Öğrencilik yıllarında Zeki Velidi Togan ve Akdes Nimet Kurat gibi ildeş”lerini tanımak, ona tarih okuma hevesi verecektir. 

BÜYÜK RASTLANTI

Biyolojik annesini ilk kez 33 yaşına gelince, 1977 yılında Münih’te görecektir, ikinci bir kez de 1983’te, o kadar. Rukiye Devlet-kildi 1989’da vefat eder. Nadir, kardeşi Feride’yi ise ilk kez 1990’da Kazan’da, glasnost başladıktan sonra görebilir. Bu arada, öğretim üyesi olarak sık sık çeşitli ülkelerde çeşitli uluslararası konferanslara katılmaktadır. Bunlardan birinde, bir akşam katılımcılardan bir grup birlikte yemek yerken herkes sırayla kendi yaşamöyküsünü anlatır.

Aralarında, Amerikalı Howard Reed de anlatır, Nadir Devlet de... Ve birden farkına varırlar ki Reed’in eşi, Nadir Hoca’nın hiç bilmediği bir ablasıdır. İbrahim Devlet-kildi’nin ilk eşi Raziye İbrahimova’dan olan iki kızından biri, Shafiga Daulet. Onlar da ABD’ye göç etmişlerdir.

Yirminci yüzyılın derin sarsıntılarıyla biçimlenen bir yaşam çizgisi vardı Nadir Devlet Hoca’nın. Işıklar içine yatsın.

GÖL PULTAR

YAZAR, EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026