Olaylar Ve Görüşler

Erşat Salihi’nin istifası, iç savaş senaryoları ve Irak Türklerinin geleceği - M. Birol GÜGER

01 Nisan 2021 Perşembe

Geçen 30 yıl içinde iki büyük savaş ve bitmek bilmeyen iç karışıklıklarla sarsılan Irak, bugün adeta geri sayımını tamamlamak üzere olan zaman ayarlı bir bomba.

Etnik ve mezhepsel gerilim, hiç bitmeyen silahlı çatışmalarla tazelenirken dibe vuran ekonomi, umutsuzluğu derinleştiriyor. Teorik olarak çoktan bölünmüş olan Irak’ın fiilen üç parçaya ayrılması için artık küçük bir kıvılcım kâfi.

ABD ve müttefikleri, 2005 yılında resmi özerklik statüsü kazanan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin (IKBY) tam bağımsızlığı için yoğun çaba harcıyor. Şii dünyasının lideri İran ve Sünni Arap devletleri de kendilerine düşecek payı garanti altına almak için sahadaki güçlerini takviye ediyor. Haritalar çiziliyor, etnik ve mezhepsel dağılımın tespiti için genel sayımlar planlanıyor, ancak bir konu var ki sanki ısrarla perdelenmek isteniyor.

ITCYE İSLAMCI LİDER

20. yüzyılın başına kadar Türk” olarak anılan, ancak 1958de bir askeri darbe ile iktidarı ele alan cunta tarafından “Türkmen” şeklinde adlandırılmaya başlanan Irak Türkleri, ülkedeki genel nüfusun yüzde 13’ünü, yerleşik oldukları Kuzey Irakta ise nüfusun yüzde 25ini oluşturuyor. Irak Türklerinin var oluş mücadelesine ITC (Irak Türkmen Cephesi) yön veriyor. 28 Martta hiç beklenmedik bir şekilde istifasını açıklayana dek Cepheye, Türkmen siyasi hareketinin sembolik ismi Erşat Salihi önderlik ediyordu.



Yerine gelen isim olan Hasan Turan, endişeleri de beraberinde getirdi. Zira Türk milliyetçisi kimliğiyle Türkmen milli hareketine önderlik eden Salihinin istifa kararını Ankaranın baskısıyla aldığı (almak zorunda kaldığı) ve yerine gelen Turan’ın da “siyasal İslamcı” kimliğinden dolayı tercih edildiği konuşuluyor.

Öte yandan Arap basını, Salihinin Türkiye tarafından görevden alındığını yazıyor. Kerküklü kaynaklar bu söylemin, Türkmen Cephesi ile Irak devleti ve bilhassa Irak istihbaratı arasında büyük sorunlara neden olabileceğinin altını çiziyor.

Cepheye yönelik baskı ve itibarsızlaştırma operasyonlarının artabileceği vurgulanıyor.

ERBİL VE SÜLEYMANİYENİN İNTİKAMI’

Görüştüğüm ITCye yakın kaynaklara göre “Salihinin görevden alınarak yerine Turan’ın getirilmesi iyi düşünülmemiş, kısa ve orta vadede tehlikeli yansımaları olabilecek son derece riskli bir karar”. Üstelik bu kararın, Ekim ayında yapılacak erken seçim öncesi alınması da kuşkuları beraberinde getiriyor. Bu noktada gözler, Salihiden kaynaklanan rahatsızlığını asla gizlemeyen Erbil yönetimine çevriliyor.

Salihi, kısa bir süre önce Kerkük’ü “Kürdistan olarak tanımlayan IKBY Başkanı Mesud Barzaniyi sert bir dille eleştirmiş, Artık bu hayalden vazgeçin. Kerkük, Irak Türklerinin atardamarıdır” demişti.

Salihi, veda konuşmasında da buna vurgu yaparak “Erbil ve Süleymaniye benden intikam aldı. Referandumun faturası bana kesildi (...) Bazı Türkmen siyasi partileri Cepheyi ve beni, yabancı ellerin de desteğiyle zayıflatmak istiyor” dedi.

MEZHEPSEL AYRIŞMA DERİNLEŞİR

İktidar partisi AKPye yakın bir çizgide bulunan Türkmen Adalet Partisinin (TAP) eski başkan yardımcısı olan Turan, önce ITC başkan yardımcısı yapıldı. Bu şekilde Kerkük il meclis başkanı oldu. 2014 seçimlerinde de ITCden Kerkük milletvekili seçildi.

Buradan, Turan’ın uzun bir süre başkanlığa hazırlandığı anlaşılıyor. Keza eski Başbakan Ahmet Davutoğlunun da daha önce Salihiyi görevden alarak yerine Turan’ı getirmek istediği söyleniyor. Ancak Kerküklü çevreler daha ciddi bir soruna dikkat çekiyor.

Irak Türklerinin yarısı Sünni iken diğer bir yarısı da Şii ve mezhep siyasetine mesafeli olan ITC bu unsurları milli bir paydada birleştirmek hususunda yoğun çaba harcıyor. ITCde mezhep eksenli bir politik anlayışın hayata geçirilmesi halinde Irak Türkleri arasında bölünmenin derinleşebileceği düşünülüyor. Bu konuda ciddi endişeler mevcut. Sonuç olarak Irak Türkleri, ekim ayında yapılacak erken seçimlere ağır bir kan kaybıyla girecek, ancak asıl yansımalar seçimlerin hemen ardından belirecek.

BÜYÜK SAVAŞA DOĞRU

Bugün başkent Bağdattaki siyaset koridorları iç savaş ve bölünme senaryolarıyla çalkalanıyor. ITC çevrelerine göre “2018 seçimlerinde seçime şaibe karıştırılarak bunun provası yapıldı. Şimdi ise senaryonun son ayağı tatbik ediliyor. Kuzey Iraktaki etnik ve mezhepsel dağılımı ölçmek için yapılması planlanan genel sayım da senaryonun bir parçası”.

Yerel kaynaklara göre “Seçimlerin hemen ertesinde kapsamlı bir iç savaşın fitili ateşlenecek. Nihai hedef, Irakta birbirinden bağımsız bir Sünni, bir Şii, bir de Kürt devletinin oluşturulması”. 

Peki, bu durumda Irakta yaşayan 4 milyon Türk ne ile karşılaşacak?

ABD ve bölgedeki ortaklarının hesabı, Türk nüfusu, Sünni ve Şii topluluklar arasında eriterek, Irak’ı fiilen üçe bölmek. Salihinin böylesi kritik bir dönemeçte görevden alınması bu çabaları güçlendirir; Türkiyenin elini zayıflatır; ABD, İran ve Barzaninin önündeki bir büyük engeli yerinden oynatır.

M. BİROL GÜGER


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları