İslam İşbirliği Teşkilatı ve KKTC - Tugay ULUÇEVİK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İslam İşbirliği Teşkilatı ve KKTC - Tugay ULUÇEVİK

31.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Bakanlar Konseyi’nin 48. Dönem Toplantısı 22-23 Mart 2022’de İslamabad’da yapıldı. Yayımlanan İslamabad Deklarasyonu’nda, Kıbrıs konusuna da kısaca şu sözlerle temas edildi: “İslam Konferansı Örgütü’nün Kıbrıs konusundaki ilkeli tutumunu yeniden teyit ediyor, Türk Müslüman Kıbrıslılarla ve onların haklı davalarıyla olan dayanışmamızı ifade ediyoruz. Mali, Afganistan, Somali, Sudan, Fildişi Sahili, Komorlar Birliği, Cibuti, Bosna ve Hersek, Jammu ve Keşmir halkları ve Kıbrıs Türkleriyle ve onların barış, güvenlik ve refah içinde yaşama emelleriyle olan dayanışmamızı yineliyoruz.”

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şubat ayında Dr. Hacı Ali Açıkgül başkanlığındaki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu heyetini kabul etmişti.

ÜZÜCÜ GELİŞME

Kıbrıs Türk halkının İİT (önceki ismiyle İslam Konferansı Örgütü) ile ilişkisi 1976’da İstanbul’da toplanan 7. Bakanlar Konseyi’nde alınan 16/7-P sayılı kararla başladı. 1979’da Fez’de yapılan 10. Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda “Kıbrıs Türk Federe Devleti” ismiyle “gözlemci devlet” statüsünde yer aldı. İİT’nin 14-16 Haziran 2004 tarihinde İstanbul’da yapılan Dışişleri Bakanları 31. Dönem Toplantısı’nda kabul edilen 2/31-P sayılı kararının 8. paragrafındaki hükme göre KKTC, teşkilat içindeki gözlemci devlet statüsünü “Kıbrıs Türk Devleti” (Turkish Cypriot State) ismi altında sürdürmeye başladı.

İİT’deki gözlemci devletler şunlardır: Bosna ve Hersek, Merkezi Afrika Cumhuriyeti, Tayland Krallığı, Rusya Federasyonu ve Kıbrıs Türk Devleti.

KKTC’nin İİT toplantılarına gözlemci statüsünde “Kıbrıs Türk Devleti” ibaresi altında katılmaya başlamasından itibaren 18 yıl geçti. KKTC’nin ve Türkiye’nin “egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümü” Kıbrıs politikamızın tek hedefi olarak ilan etmelerinden bu yana ise 16 ay geçti. KKTC’nin İİT bünyesindeki statüsünün kendi adıyla yer alacak şekilde yükseltilmesinin ümit edildiği dönemde, İİT Bakanlar Konseyi’nde açıklanan İslamabad Deklarasyonu’nda Kıbrıs konusunda yer alan bir iki satırlık ifadelerdeki “Türk Müslüman Kıbrıslılar” ve “Kıbrıs Türkleri” gibi kavramlar, İİT çerçevesinde davamıza olan sınırlı desteği, 2004’ün de gerisine götürmüştür. Bu sonucun, Kıbrıs davamızı, uluslararası planda yıllarca daima en ön safta desteklemiş, adeta sahiplenmiş olan Pakistan’ın ev sahipliğinde ortaya çıkması da ayrıca üzücüdür.

ANIMSATMAKTA FAYDA VAR

Bu konuda gözlemim şudur:

İİT’nin resmi web sitesindeki habere göre, toplantıya katılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslamabad’da 21 Mart’ta İİT Genel Sekreteri’ni ziyaret etmiştir. Haberin başlığında “Kıbrıs Türk Dışişleri Bakanı” (Turkish Cypriot Minister of Foreign Affairs) ibaresi kullanılmaktadır. Haber metninde “İİT ile Türk Müslüman Kıbrıslılar arasındaki ilişkiler” ve “İİT’nin Türk Müslüman Kıbrıslılar ile dayanışması” ifadeleri yer almaktadır. İİT Sekretaryası sanırım, İİT’de resmen “Kıbrıs Türk Devleti” olarak adlandırdıkları bir “Gözlemci Devlet” bulunduğunun farkında değildir. Hatırlatılmasında fayda vardır.

TUGAY ULUÇEVİK

E.BÜYÜKELÇİ

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026