Neden Atatürk’ün askerleriyiz? - Cengiz Karahan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Neden Atatürk’ün askerleriyiz? - Cengiz Karahan

12.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurtuluş Savaşı’nı, kendi oluşturduğu düzenli ordularla kazanan Atatürk’ün ordusundan, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diyen teğmenler ihraç edildiler. Bu milletin hepsi/ hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Peki neden? Yanıtlayalım.

“Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul hükümeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirmemektedir. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

“Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kazanılan zaferler kalıcı olmaz. Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

“Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak gerekir. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak eğitimle olur. Bütün umudum gençliktedir. Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Eğitimde feda edilecek tek bir fert bile yoktur. Zaferlerin kalıcı sonuç vermesi ancak irfan ordusunun varlığıyla mümkündür” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

“Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi, ne bir dine ne de bir mezhep kabulüne icbar edebilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. Bizi yanlış yola sevk eden habisler, çoğu din perdesine bürünmüş şeytanlardır” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

“Hayatta en hakiki mürşit bilimdir, fendir. Eğer bir gün benim söylediklerim bilimle ters düşerse bilimi seçin” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

“Bizim sosyal toplumumuzun başarısı, kadınlarımıza verdiğimiz değer kadar ilerleyecektir. Medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak, hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde duraklayanlar veya bu yol üzerinde ileri değil, geriye bakmak cehalet ve gafletinde bulunanlar, medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

Dünya tarihinde emsaline az rastlanır Kurtuluş Savaşı gibi bir savaşı, ulusumuzla birlikte başardıktan sonra, “Yurtta sulh cihanda sulh” dediği için Atatürk’ün askerleriyiz.

Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra bütün güç ve olanaklar elindeyken; saraylara kapanıp padişah, sultan, kral, halife olmadığı ve kimilerinin ruhunu satın alan bu dünya nimetlerini elinin tersiyle ittiği için Atatürk’ün askerleriyiz.

Anayasasında, “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” yazan, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurduğu ve bu devletin yönünü “muasır medeniyete” döndürdüğü için kadına ve erkeğe eşit yurttaşlık hakları sağladığı için Atatürk’ün askerleriyiz.

Mehmet Metiner demiş ki “Atatürk kimin askeriydi?” Atatürk, yukarıda açıklanan özellikleri, kadim varlığında ve kültüründe taşıyan bu milletin askeriydi. Ama mesela; vatan lime lime parçalanırken, millet can derdindeyken, İngilizlerin gemisine binip kaçanların askeri değildi.

Atatürk ve Kuvayı Milliyeciler hakkında, “dinsiz, asi ve katli vacip” fetvası yayımlayan Şeyhülislam Dürrizade Abdullah’ın, halkı Milli Mücadele’den uzak tutmak için, İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin tarafını tutan bazı şeyhlerin, “din adamlarının” askeri değildi. Ali Kemal, Refi Cevat Ulunay, Sait Molla gibi satılmış, sözde aydınların askeri değildi. Bilimde, teknolojide, sosyal hayatta, medeniyette zamanının çağdaşı dünya devletlerinin gerisinde kalmış, saray entrikalarından başka bir işlevi kalmamış, tebaasını ilkel şartlarda yaşatan Osmanlı’yı diriltmek için, Cumhuriyet kurulduktan bu yana, Cumhuriyete ve Türk Devrimlerine karşı, amansız bir sinsi mücadele sürdürenlerin askeri değildi.

CENGİZ KARAHAN

E. MAARİF MÜFETTİŞİ, YAZAR

Yazarın Son Yazıları

12 Eylül ve insanlık suçu - Kemal Akkurt

11 Eylül 1980 akşamına kadar her gün 10-15 kişinin öldürüldüğü olaylar, 12 Eylül 1980 günü bıçak gibi kesilmişti.

Devamını Oku
12.09.2026
Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş

Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum.

Devamını Oku
11.09.2026
Nişasta bazlı şeker kansere yol açar mı? - Ülgen Zeki Ok

Ülkemizde “nişasta bazlı şeker (NBŞ)” olarak adlandırılan ürünün birçok firmanın yaptığı usulsüzlükler sonucunda, kotasının çok üzerinde piyasaya sürüldüğü geçen günlerde ortaya çıktı ve bu durum insan sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Aslında kalandır terkeden’ - Yüksel Işık

Murathan Mungan’ın dizeleri, oldum olası ilgimi çeker; ne zaman karmaşık bir durumla karşılaşsam şu dizeleri mırıldanırım...

Devamını Oku
10.09.2026
Türk süvarileri İzmir’de! - Atilla Can Akarcalı

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından geri çekilen Yunan birliklerinin takibi, kuvvetlerin dağınık çekilmesi nedeniyle oldukça güçleşmişti.

Devamını Oku
09.09.2026
Değişim kuramı ve karizmatik lider Atatürk - Erhan Erbay

Weber toplumsal değişmeye klasik sosyologlardan farklı olarak tek bir nedenle, çizgisel olarak ilerleyen tarih anlayışı yerine çoklu etkenlerle şekillenen bir tarih görüşünü kabul eder.

Devamını Oku
09.09.2026