Sırrı Bey ne yazmıştı? - Hamdi Yaver Aktan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Sırrı Bey ne yazmıştı? - Hamdi Yaver Aktan

16.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ölümler üzerine yazdıklarım oldu; tanıdıklarımdı, saygı duyduklarımdı. Gönülden yazdım, ne kadar anlatabildim o insanları, bilemiyorum.

Tanımadığım/tanışmadığım bir insan için yazabilmek güç. Ancak söylemlerini değerlendirebilirim. “Kardeş, yoldaş” vb. nitemele yapabilmem olanaksız. “Derviş” de denildi! Kuşkusuz ki her ölüm üzüntü verir ve erkendir.

Sırrı Bey’in bir filmini izledim. Çok güldüm. O kadar!

Kendisi biliyor muydu, bilmiyorum. Kurucu partinin bir mensubu mahkûmiyetine ilişkin kesinleşmiş kararını vermişti; ne yapılabileceğini sormuştu. Yaşamını bitirdikten sonra iyiyi, güzeli, doğruyu aradığı söylendi. Her zaman doğru yerde olduğu açıklandı. Söyleyenlere sormak gerekir mi? Yargılanırken neden sustunuz?

Sırrı Süreyya Bey’in vasiyetini ise kurucu partinin genel başkanı “derhal” açıkladı. Keşke kendisi daha önce kamuoyu ile paylaşabilseydi, öğrenseydik!

Ama yazdığını biliyorduk. 24 Aralık 2024 tarihinde bir haber sitesinde yazmıştı: “Bu ülkenin yenisi kurulurken şöyle olmuş: Allah her alandan haşa silinirken, devlet kendisini Allah yerine koymuş ve kendisine karşı işlenen suçlar için kendisini Allah ile bir tutup had çizmiştir...”

Cumhuriyeti içselleştirmiş hiçbir hukukçunun katılamayacağı/ katılmayacağı hukuksal(?) bir değerlendirme. Bir tarihçimiz ile bir eğitimcimiz yanıtını verdiler. Cumhuriyet’te yazarlarımız emekli büyükelçi Ahmet Süha Umar ile Zülâl Kalkandelen gerektiği biçimde Sırrı Bey için yazdılar. (7 Mayıs 2025)

Dünyadan ayrılması üzerine partilerimizin büyük çoğunluğu birleşti. Farklılıkların birleşmesi değerlidir. Nedense milliyet üzerinden siyasete değinilmemesi ise düşündürücü. Sonrasındaki gelişme: “Hoşgeldin emperyalizm” oldu! Ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte Cumhuriyet sorgulanmaya başlandı.

“Yazı-tura...” yazısında da aynısını söylemiyor muydu Sırrı Süreyya Önder?

HAMDİ YAVER AKTAN

YARGITAY ONURSAL

DAİRE BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026