Olaylar Ve Görüşler

Yanıt bekleyen sorular - V. Murat TULGA

11 Şubat 2022 Cuma

Bugün 11 Şubat. Belki tarih çoğunuz için pek bir anlam taşımıyor fakat aslında ülkemizde hainlerin neler yapabileceğini anlatması açısından önemli bir gün. Bu yazıdan amaç, sözde Balyoz Davası kapsamında 11 Şubat 2011 tarihinde mahkemece yapılan toplu tutuklamalar ve gelinen nokta ile ilgili bir hatırlatma yapmaktır. Yoksa ülkemizde yaşananlar çok çabuk unutuluyor. Çünkü bu olay içinde birçok öğe barındıran çok kapsamlı bir senaryodur. “Balyoz Davası” diye adlandırılan asrın iftirası ve bir hukuk garabeti içerisine birçok asker dahil edilmiştir. Tutuklamalar ve uzun süreli mahpusluklar yaşanmıştır. Hatta ölenler olmuştur. Üzerinden yıllar geçen dava ile ilgili onca sahtelik ve hukuksuzluk var iken bugün dava tekrar diriltilmiş, bu davada daha önce mahkemede beraat etmelerine rağmen emekli altı asker için Yargıtay tarafından tekrar yargılama yolu açılmıştır.

Bu büyük bir aymazlıktır. Türk adaleti için çok büyük bir kara lekedir. Bu ülkemiz için bir beka sorunudur.

ARAŞTIRMA YAPILIYOR MU?

Türkiye bu kötü senaryoyu yaşadı. Senaryonun birçok karakteri hâlâ yaşıyorlar. Acı olan senaryonun hâlâ sonuçlanmadığıdır. Çünkü senaryo bitirilmek istenmiyor; bitmesi, hainlerin ortaya çıkarılması, siyasi iktidarın işine gelmemektedir. Bugün biz çözemezsek muhakkak bir gün birileri çözecektir. Evlatlarımıza da sonlandırmak, ortaya çıkarmak en büyük vasiyetimizdir.

Konu, “Birçok farklı öğeyi içinde barındırmaktadır” demiştik.

Bu kapsamda, 11 Şubat’ta yaşanan bu önemli olayın 11. yılında aşağıdaki sorular cevap beklemektedir:

1. Sahte Balyoz belgeleri, sahte CD’ler nasıl ve kimler tarafından oluşturulmuştur? Bu konuyla ilgili nasıl bir araştırma yapılmıştır?

2. Sahte Balyoz bavulu Taraf gazetesine nasıl getirilmiştir? Kim getirmiştir? 1. Ordu Komutanlığı’ndan ses kayıtlarını ve bazı belgeleri kim dışarı çıkarmıştır? 15 Temmuz’un kritik darbecisi Tanju Poshor bu yönüyle araştırılmış mıdır? Bu konuyla ilgili nasıl bir araştırma yapılmıştır?

3. Gölcük Donanma Komutanlığı’nın göbeğine, sahte, üzerinde oynanmış, eklemeler yapılmış sahte belgeleri ve hard diskleri kim/kimler, nasıl yerleştirmiştir? FETÖ’cü savcılar bu olayın neresindedirler? Bu konuyla ilgili nasıl bir araştırma yapılmıştır?

NASIL BİR İLİŞKİ AĞI?

4. FETÖ’cü mahkeme başkanı ve diğer mahkeme üyeleri nasıl ve kimler tarafından seçilmiştir? FETÖ’cüler bu görevlere getirilirken pasif görevlere atanan, bu davalardan uzaklaştırılan diğer mahkeme başkanları ve üyeleri nasıl ve kimler tarafından görevden alınmıştır? Bu duruma kimler ön ayak olmuştur? Mahkeme heyeti bu yönüyle araştırılmış mıdır? Bu atamalarda dönemin Adalet Bakanı ve HSYK’nin rolü olmuş mudur?

5. Bunca sahteliğe ve lehte bilimsel bilirkişi raporuna rağmen mahkemenin kararlarını onayan Yargıtay üyeleri ile ilk mahkeme heyeti arasındaki ilişki araştırılmış mıdır? Bu üyelerin bu daireye atanmasına kimler ön ayak olmuşlardır?

6. TÜBİTAK nasıl ele geçirildi? Bilim ve tekniğe aykırı olarak bilirkişi raporu hazırlayan bilirkişilere ne oldu? Bu raporlardan birisini hazırlayan FETÖ’cü subay Ahmet Erdoğan nerededir? Yurtdışına kaçan bu FETÖ’cüler takip edilmekte midir? Hukuksuz arama yapan, sahte delil yerleştiren, sahte tutanak ve Balyoz Dosyası için belge düzenleyen Emniyet güçleri hakkında ne yapılmıştır? Tüm bu öğeler arasındaki ilişki araştırılmış mıdır?

ANKARA’DA SAVCI VAR MI?

7. Bu sözde davanın açılmasına ön ayak olan, yaptıkları yalan haberlerle sahte bir gündem oluşturan medya kuruluşlarının (örneğin Taraf gazetesi, Zaman gazetesi, Samanyolu TV gibi) bu davadaki rolleri ve diğer unsurlarla ile ortaklığı ve işbirliği araştırılmış mıdır? Bu konuda bir iz sürülmüş müdür?

8. Tüm bu hukuksuzluklara çanak tutan anayasa ve kanun değişiklikleri kimler tarafından hazırlanmıştır ve kimler buna ön ayak olmuştur? Bu sözde davaya çanak tutan siyasiler kimlerdir, siyasi bir ayağı var mıdır?

9. Tüm bunları kotaran, koordine eden bir üst akıl var mıdır, bu araştırılmış mıdır?

10. Tüm bunları titizlikle araştıracak Ankara’da savcılar var mıdır? Kendine kumpas kurulan TSK ve MSB’ lığı bu konuda ne yapmaktadır? Bu konu üzerinde bir soruşturma talepleri olacak mıdır? Yoksa bu konunun unutulmasına müsaade edecekler midir?

Bu davalar esnasında ve sonrasında aramızdan ayrılan tüm komutan ve arkadaşlarımızın ruhları şad ve hesap sormak en büyük görevimiz olsun.

Merak edilmesin bize yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız.

V. MURAT TULGA

EMEKLİ KURMAY ALBAY



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları