Yeni anayasa yapamazsınız - AV. EROL TÜRK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yeni anayasa yapamazsınız - AV. EROL TÜRK

02.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hans Kelsen’in normlar hiyerarşisi piramidine göre anayasa diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür, hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Anayasalar, devletin temel örgüt yapısını kuran, devletin organlarını ve işleyişlerini belirleyen, temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Bu nedenle toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirler. Anayasalar, genel hükümler, temel hak ve özgürlükler, kişilerin topluma karşı görev ve sorumlulukları ile yasama, yargı ve yürütme organlarının teşkili ile görev ve sorumluluklarını belirleyen bölümlerden oluşur.

Yeni anayasa yapma yetkisi asli kurucu iktidara aittir. Asli kurucu iktidar kendisini bağlayan hukuk kurallarının olmadığı ortamda oluşmuş bir iktidardır. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna dönersek 1921 ve 1924 anayasalarından önce kurucu iktidarı bağlayan bir anayasa yoktur. Asli kurucu iktidar yeni bir anayasa yaparken eski bir anayasayı yıkmadan mevcut olan hukuk boşluğundan yararlanmıştır. Bu tür hukuk boşlukları yeni bir devletin kurulduğu durumlarda ortaya çıkar.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran irade asli kurucu iktidar olup, yapılan 1921 ve 1924 anayasaları yeni devletin ilk anayasalarıdır. 1961 ve 1982 anayasaları ise yapılan askeri darbelerden sonra yürürlükten kaldırılan anayasaların yerine, kurucu iktidar yetkilerini üstlenen kurucu meclisler tarafından hazırlanmış ve halkoyuna sunularak kabul edilmiştir.

MEVCUT ANAYASA İHLAL EDİLDİ

AKP genel başkanı, askeri anayasadan kurtulup sivil anayasa yapılmasından söz etmektedir. Bu terminoloji yanlıştır. Çünkü anayasa hukukunda askeri anayasa, sivil anayasa ayrımı yoktur. Anayasa terminolojisinde demokratik anayasa ve faşist anayasa ayrımı vardır. 1982 Anayasası 12 kez ve tam 134 maddesi bu iktidar tarafından değiştirilmiştir. Ancak mevcut siyasi iktidar ve bu iktidarın genel başkanı anayasanın hiçbir kuralına uymamaktadır. Temel haklar ve özgürlükler kısıtlanmıştır. Seçilmiş milletvekili Anayasa Mahkemesi kararına rağmen cezaevindedir. 16 Nisan 2017 tarihinde yasalara ve anayasaya aykırı oy sayımı sonucu ülkenin rejimi değiştirilmiştir. Parlamenter sistem terk edilmiş yerine bugünkü ucube sistem getirilmiştir. Yasama ve yargı yürütmenin başı olan tepedeki tek adama bağlanmıştır.

AKP genel başkanı bütün yetkileri tek elde topladığı halde bununla yetinmemekte ve daha demokratik bir anayasa yapılması gerektiğini söylemektedir. Oysa mevcut anayasanın demokratik bütün kuralları yok edilmiştir. Anayasa hazırlamakla görevlendirdiği on AKP’li içinde bir tek anayasa hukukçusu yoktur. Kaldı ki 23 yıllık iktidarı süresince yaptığı işlem ve eylemlerden sonra AKP’nin demokratik bir anayasa yapması olanaklı değildir. Amacı teokratik ve bölücü bir anayasa ile ülkenin rejimini bir kez daha değiştirmektir.

YOKLUKLA MALUL OLUR

AKP tali kurucu iktidardır, bu nedenle sınırlı bir iktidardır. Üstelik oyları erimiş ve azınlığa düşmüştür. Cumhuriyet ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde tali kurucu iktidar, kurucu iktidar gibi davranarak on kişilik kurula değil, 100 kişilik hukukçular kuruluna da hazırlatsa adi kanun hazırlar gibi mevcut anayasayı yürürlükten kaldırıp yerine yeni bir anayasa yapamaz. Yeni anayasa, yapılacak genel seçimlerden sonra oluşacak yeni bir meclis ve meclis dışından seçilecek bir kurucu meclis tarafından hazırlanıp halkoyuna sunulmalıdır. Aksi takdirde mevcut meclisin torba kanun hazırlar gibi bir anayasa hazırlaması asla ve asla meşru bir anayasa olmaz. Hukuk diliyle söylersek mutlak butlan ile batıl bir anayasa olur. Yani hukuk dünyasında doğmamış yoklukla malul bir anayasa olur.

AV. EROL TÜRK

İlgili Konular: #Anayasa

Yazarın Son Yazıları

Milletvekiline örgüt isnadı - Erdi Yetkin

Hukuken yapılamayacak politik aksiyonlar alındıktan sonra “ancak bu yapılan hukuki değildir” şeklinde görüş bildirmenin Türkiye’de bir karşılığının olmadığını yeterince deneyimledik.

Devamını Oku
29.06.2026
Ankara’da NATO sıkıyönetimi - Kaan Eroğuz

Kurulduğu günden bu yana, dünyanın birçok coğrafyasında darbeler, cinayetler, saldırılar ve ambargolar gerçekleştiren NATO, 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni düzenlemek için 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyetimizin başkentine, Ankara’ya geliyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026