Yeni anayasa yapılamaz - Dr. Cihangir Dumanlı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yeni anayasa yapılamaz - Dr. Cihangir Dumanlı

22.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarı yeni anayasa konusunu yine bir gündem değiştirme yöntemi olarak öne çıkardı. Konu ile ilgili yayınlarda ve tartışmalarda olası yeni bir anayasanın içeriği ele alınmaktadır. Oysa genel bir hukuk kuralı olan “usul esastan önce gelir” kuralına göre, konunun esasına girmeden önce yeni anayasanın kim tarafından, hangi yetki ile ve nasıl yapılabileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.

Anayasanın 175. maddesi yeni bir anayasa yapmanın değil, mevcut anayasada değişiklik yapmanın yöntemini belirlemektedir. Yeni bir anayasanın ne zaman, nasıl ve kim tarafından, hangi yetki ile yapılacağı 175. madde ile değil, yine bir hukuk kaynağı olan anayasa hukuku doktrini ile açıklanabilir.

En üstün hukuk kuralı olan anayasa bir devletin kuruluş yasasıdır. Yeni bir anayasa yapmak yeni bir devlet kurmaktır. Bu nedenle yeni anayasa ancak olağanüstü koşullarda yapılabilir. Mustafa Erdoğan’a göre, geleneksel olarak rejim değişikliği (örneğin komünizmin çöküşü), savaş yenilgisinden sonra yeniden inşa (örneğin 1945 Japonya), bağımsızlık kazanma (1950’ler 60’lar Afrika’sı) gibi olağanüstü durumlar yeni bir anayasa yapmayı gerektiren başlangıç koşullarıdır. (Mustafa Erdoğan, Anayasal Demokrasi, Siyasal Kitabevi, 2015, s.44) Olağan koşullarda bir kesim istiyor diye yeni bir anayasa yapılamaz.

Anayasa yapan veya değiştiren iktidarlara kurucu iktidar denir. Var olan anayasada değişiklik yapma yetkisine sahip iktidar tali (ikincil) kurucu iktidardır. Yeni bir anayasa yapmaya yetkili iktidar asli (birincil) kurucu iktidardır. (Süheyl Batum, Anayasa ve İnsan, Cumhuriyet Kitapları, 2011,s. 59)

ASLİ KURUCU İKTİDAR

Süheyl Batum’a göre asli kurucu iktidar aşağıdaki hallerde ortaya çakabilir:

- Bir devlette siyasal sisteminin ve ona dayalı hukuk sisteminin yıkılarak ya da devletin ve sistemin üzerine kurulu olduğu kurucu felsefe ve ideolojinin değişerek yeni bir kurucu felsefenin egemen olması durumunda,

- Var olan hukuk düzeninin bir savaş, ihtilal veya hükümet darbesi ile ortadan kalkması ve yenisinin kurulması durumunda,

- Daha önce hiç anayasa yoksa devlet yeni kuruluyorsa (örneğin ABD’nin kuruluşu) ya da savaş, işgal gibi durumlarda devlet yıkılmış, yeniden kuruluyorsa (örneğin 1921 Anayasası),

Mümtaz Soysal’a göre yeni anayasa bir ihtilal veya yerleşik düzeni altüst edici bir olayın arkasından yapılır. (Mümtaz Soysal, 100 Soruda Anayasanın Anlamı, Gerçek Yayınevi, 1979, s.7)

Mevcut anayasaya göre partisini kurmuş, seçilmiş ve bu anayasaya bağlılık andı içerek göreve başlamış bir iktidar yeni bir anayasa yapmaya yetkili asli kurucu iktidar değil; ancak anayasayı belirlenen kurallara göre değiştirme yetkisine sahip tali kurucu iktidardır.

Erdoğan Teziç’e göre asli kurucu iktidar üç şekilde ortaya çıkabilir:

- Halkın bu amaçla seçtiği ve yeni anayasayı hazırlayıp kabul etme yetkisini içeren “kurucu meclis” vasıtası ile;

-  İktidarı belli dönemde ellerinde bulunduranların hazırladıkları anayasa taslağının bir tartışma ortamı yaratmadan “evet” veya “hayır”la sonuçlanabilecek bir halkoylamasına sunulması ile (Örneğin 1982 Anayasası);

-  Halkın kurucu meclisi seçmesi, bu meclisin hazırladığı anayasanın sonradan halkoyuna sunulması ile (Örneğin 1961 Anayasası). (Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, Beta Yayınları, 2020, s.181)

KARŞI DEVRİM ANAYASASI

Mevcut TBMM yeni bir anayasa yapamaz çünkü:

Yeni anayasa yapmak için anayasa hukuku doktrininde belirtilen olağanüstü koşullar oluşmamıştır. Mevcut anayasa ile kurulan devlet ayaktadır. Devletin dayandığı kurucu felsefe ve ideoloji değişmemiştir. İstenildiği zaman anayasada demokratik yöntemlerle değişiklik yapılabilmektedir.

Mevcut iktidar anayasada değişiklik yapma yetkisine sahip tali kurucu iktidardır. Halk bu iktidara yeni bir anayasa yapma (asli kurucu iktidar) yetkisi vermemiştir.

Yeni anayasa gereksinimi konuşunda tüm toplum kesimlerinde oydaşma (consensus) yoktur.

Anayasa şimdiki hal ile AKP’nin iddia ettiği gibi “12 Eylül/darbe anayasası” değildir. Üçte ikisi çoğunlukla AKP iktidarı döneminde değiştirilmiştir. 2017’de önemli değişiklik yapılmıştır.

Mevcut anayasaya uyamayan iktidarın yeni bir anayasa istemi yersizdir. Yeni anayasaya da uyacağı garanti edilemez.

AKP’nin bu güne kadar sergilediği demokrasi anlayışı ve pratiği dikkate alındığında demokratik ortamda özgürce tartışılmadan yeni bir anayasa yapma girişimi karmaşaya (kaosa) yol açar. Yapılacak anayasa meşru olmaz.

AKP girişimi ile yapılacak yeni bir anayasa “karşıdevrim anayasası” olabilir. Amaç laiklik ilkesini ortadan kaldırmak, Anayasa Mahkemesi’nin yargı yetkisini kısıtlamak ve cumhurbaşkanının yeniden seçilebilmesine olanak sağlamaktır. Anayasanın giriş bölümünde, bu anayasanın demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet edildiği belirtilmiştir. Bu emanete sahip çıkan, Cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş geniş toplum kesimi böyle bir yeni anayasaya izin vermez.

Yaşadığımız sorunlar, 2017 değişikliği ile getirilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden kaynaklanmaktadır. Anayasa 2017 öncesi duruma döndürülüp tam olarak uygulanırsa yeni bir anayasa yapmaya gerek kalmayacaktır.

Anayasanın demokratik olmasından daha önemli olan uygulayıcıların demokratik olmasıdır. İktidar anayasadan önce kendi demokrasi anlayışını sorgulamalıdır. 

Yazarın Son Yazıları

Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026
Migros depo işçileri neden direniyor? - E. Haktan Altın

22 Ocak’tan bu yana Migros depolarında DGD-SEN öncülüğünde işçiler “insanca yaşayabilmek” için direniyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Yaşlı hakları ve emekli aylığı - Ahmet Münci Özmen

Yaşlılık hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, daha önce var olanların azalmasıyla, eksilmesiyle ilgili bir durumdur.

Devamını Oku
14.02.2026
Hukuki güvenlik ile ‘açık hata’ arasında - Abdullah Dörtlemez

İdare hukukunun en kırılgan eşiklerinden biri, hukuki güvenlik ilkesi ile hukuka uygunluk talebi arasındaki gerilimde ortaya çıkar.

Devamını Oku
13.02.2026
İliç’te yaşanan çaresizlik - Duran Güldemir

“Tüm siyasi partilerden ve muhtarlardan ortak çağrı: Çöpler Altın Madeni açılsın!..”

Devamını Oku
13.02.2026
Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026