Sabah hüzün öğlen coşku

02 Mayıs 2017 Salı

Sürekli bir dejavu duygusu, hep bir yasak, hep kapalı yollar, hep polis barikatları, hep hep hep... Yok gerçi o kadar da haksızlık etmeyelim, yıllarca gazlı, coplu, TOMA’lı, boyalı sulara rağmen verilen kararlı, dirençli mücadele ile 1 Mayıs alanı olarak sonunda tescillenmişti Taksim... Zaten dönemin başbakanı da “lütfedip 1 Mayıs’ı tatil ilan ediyorum, kutlamalar da serbest” demişti. Ardından yasak olmadığında kutlamaların ne de güzel olduğu, insanın canını acıtacak herhangi bir olayın yaşanmadan ‘işçinin emekçinin bayramı’nın bir şenlik havasında kutlandığı günleri de gördük bir kaç kez... Çok uzun sürmedi ne yazık ki... Geçen yıl derin bir kederve iz bırakan Ankara Gar katilamının ardından Taksim yeniden kapandı işçiye, sonra malum ülkede olay bitmiyor, kanlı darbe girişimi, referandum derken bir kez daha yasaklandı Taksim...

Gitmemiz şarttı

Oysa bizim gitmemiz şarttı Taksim’e bu 1 Mayıs’ta... 40 yıl önce, bir bayram coşkusuyla kutlamaya gitip bedenlerini orada bırakan, Taksim’i Taksim yapanları selamlamak isteyenlerin, sessizce anmak isteyenlerin, mutlu günlerin geleceğine olan inançlarını kaybetmediklerini fısıldamak isteyenlerin gitmesi şarttı. Daha doğrusu vicdanlarınımızın yüklediği bir zorunluluktu... Neyse ki kitlesel olmasa da temsili düzeyde yapılacak etkinliğe gidecektim hiç olmazsa... TGS’deki görevimin de bana sağladığı avantajla akşamdan başladık planlamaya. Karanfillerikim alacak, hangi yollar açık, kim nereden gelecek. Uzun teatiler sonunda gazetede buluşup gitmeye karar verildi. Rüya, Ergül ve Ali ile buluştup yoldan Deniz ve Orhun’u da alarak düştük yola... Taksim’e yaklaştığımızda sorgular başladı. Basın mensubu olmak, görevli olmak, Türk-İş Bölge önündeki buluşma, temsili tören.. Her noktada tek tek anlatmaya çalıştık görevli polislere durumu. Metrelerce yürüyüş sonunda neyse ki sonunda bir görevli uygun bir nokta gösterdi de Türk-İş korteji alana girmeden yetişip katılabildik. 77 1 Mayıs’ında yaşamlarını kaybedenleri unutmadığımızı, unutmayacağımızı fısıldayarak bıraktık karanfillerimizi... Acımızı da sevincimizi de vefamızı da istediğimiz şekilde yaşayamamanın verdiği keder ve öfkeyle...

Gökkuşağı sevinci

Neyse ki günün kalanı sevinçli bir bayram havasıydı. Kapalı yollar nedeniyle zorlu bir yolculuğun ardından, onlarca telefon görüşmesi sonunda buluştuk Bakırköy’de TGS pankartı altında. Hayır’ını alıp gelenler, mor, kırmızı, sarı bayraklarını alıp gelenler, büyük pankartlarını, yaratıcı sloganlarını alıp gelenler, tüm yasaklara inat 1 Mayıs’ı bayrama çevirenler hep bir aradaydı. Rengârenk, capcanlı, yaratıcı...


Yazarın Son Yazıları

Uzel’de ekmek nöbeti 17 Eylül 2020
Kayıt da yok destek de 10 Eylül 2020
Okula değil işe 3 Eylül 2020
Ucuz gıda arar olduk 9 Temmuz 2020