Demokrasi için yoksulluk giderilmeli ve katılımcılık sağlanmalı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Demokrasi için yoksulluk giderilmeli ve katılımcılık sağlanmalı

28.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Parlamenter sistem kırılgan, diktatörlüklere açık dedik, özellikle otoriter ve tek adamlık niyetiyle, güç zehirlenmesine yol açan bir çoğulculuk ortaya çıkınca, otoriter kişinin ve kaderini tamamen ona bağlamış bir partinin tüm sistemi tam egemenliği altına alması ve keyfi yönetime geçmesi mümkün oluyor. Günümüzde pek çok şekilde görüldüğü gibi.

Peki, parlamenter sistemi daha demokratikleşmek ve demokraside kalıcılık mümkün mü ve nasıl?..

Otoriterleşmeyi ve parlamenter düzeni kısmen ve çoklukla askıya almayı kolaylaştıran ülke koşullarından en önemli iki etken yoksulluk, milletin önemli bir kısmının durmadan günün 24 saati gerçekten ekmeğinin peşinde koşması ise diğeri de cehalet -olan biteni anlama- bilgi okuryazarlığının alt düzeylerde seyretmesidir.

TABİİ Kİ DİN İSTİSMARI

Tabii bizim gibi ülkelere özgü bir de din faktörü var: Siyasilerin, dini seçmeni uyuşturma ve iktidarda kalma aracı olarak kullanması.

Şüphesiz ki ekonomik çöküntülerde, iktidara önemli destek yine din-iman politikasına inananlardan gelse bile büyük çoğunluğunun ekonomik duruma bakarak daha rasyonel düşünmeye başlaması ve karar vermesi söz konusu.

Bu nedenle birincil derecede önemli olan faktör, yoksulluğu, nüfusun en az kesimine indirmek (yok etmek bambaşka bir iş!) ve bunun politikalarını geliştirmek. Böylece topluma daha sağlıklı düşünebilmenin olanaklarını yaratmak. Buna paralel, geniş kitlelerin siyasal ekonomik ve toplumsal “okuryazarlığını” artırmak için liyakati özendirici geniş kitlesel eğitim programları da düşünülebilir.

Ki kitleler biraz daha özgürce düşünebilme, meraklarını minik de olsa geliştirme ve söylenenleri olduğu gibi kabul etme yerine soru sorabilme yeteneği kazanabilsin.

KATILIMCI PARLAMENTER SİSTEM

İkinci Yüzyıl Enstitüsü Vakfı’nın toplantısından bahsetmiştim. Rıza Türmen, parlamenter sistemin kırılganlığına karşı, seçimden seçime oy hakkının ötesinde, seçmenlerin parlamenter sisteme daha geniş katılmasını sağlayacak önerilerde bulundu. Bir süredir kendi yazılarında bu konuyu işleyip duruyordu.

Burada, toplumun siyasi kararlara katılmasını ve parlamenter sistemi içselleştirmesini sağlayacak olgular söz konusu. Türmen, 2002’den önce de haklı olarak ülkenin demokratik yönetilmediğini ve kuvvetler ayrılığının da gerçek anlamda olmadığını vurguluyor. Daha katılımcı bir demokrasi diyor. Dünyada da bunun tartışıldığına dikkati çekiyor.

Kitleler mesela 100 bin imza toplayarak kanun tasarısı önerebilmeli, ayrıca önemli gördüğü konuları yine belirli imza ile referandumuna götürme hakkına sahip olmalı, diyor. Böylece millete kendi hakkında karar önerme, verme, kabul etme hakkının yolları açılmalı.

Bunların değişik yol ve yöntemleri şüphesiz geliştirilebilir. Amaç halkın sisteme katılımını artırmak, sisteme sahip çıkmasını, sistemi yıkmak isteyenlere mesafe koymasını sağlamak.

YOKSULLUK EN ÖNEMLİ KONU

Evet, yoksulluk en önemli konu, sadece ekmeğini düşünen ve siyasilerin her türlü manipülasyonuna açık kitleler, seçimlerde popülist lidere oy vermeyecek diye “otomatik” bir kural yok.

Bugün iktidarın yüzde 25-30’larda seyretmesi bu açıdan düşünülmesi ve tartışılması gereken bir olgu. Dahası popülist, münipülatif karizmatik / krizmatik liderlerin kitleler nezdinde seçilme şanslarının olduğu da bir gerçek. Türmen, bu tür liderlerin daha çok yoksullaşan kitlelere dayandığı görüşünde.

Tabii Türkiye toplumunda bu konuda bir farklılaşma olabilir. Karizmatik liderin partisi 15 puana yakın kaybetme eğilimine girdiyse, bu bir gösterge ama garanti değil. Çünkü beklenmedik kriz politikaları yaratabilecek potansiyele sahip olduğunu unutmayalım.

Muhalefet ve yoksulluk politikası üzerine belki bir yazı daha yazabilirim.

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025