Özal İlk Yenilgiyi Halkoylamasında Aldı...

16 Şubat 2017 Perşembe

Adalet ve Kalkınma Partisi, son anayasa değişikliği girişiminde baltayı taşa vurmuş gibi görünüyor.
Çünkü bu kez, asıl yapmaya niyetlendiğini gizleyebilecek, seçmeni doğrudan etkilemesine kesin gözüyle bakılan çakma maddesiz bir yasayla halkoylamasına gidiyor.
2010’da yapılan değişiklikte amaç, yerelden Anayasa Mahkemesi’ne kadar yargıya tümüyle hâkim olmaktı.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz” eki seçmeni etkileme amacına dayalı olanlardan ilkiydi.
Havada kaldığı görülen bir başkasında ise şöyle deniyordu: “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.
Kulüp taraftarları bile unutulmamış; spor, yargıdan kurtarılıp (!) zorunlu tahkim geçerli kılınmıştı. Şimdilik bu örnekler yeterli sanırım.

***

2010’da getirilen özel maddelerle “Yargının ne kadar yansız, bağımsız ve adil olacağına” ilişkin masallar yerlerini, bu kez bunların 2016’da seçilecek cumhurbaşkanınca atanacak yüksek yargıçlar eliyle sağlanacağına ilişkin masallara bıraktı.
2010’da ne dedilerse tersi çıktı. Tek yetkilinin cumhurBAŞKANı olacağı yeni yönetim sistemini savunmak için söylenenler ise AKP’nin “15 yılda başarılı bir yönetim gösteremedik” itirafını yansıtıyor.

***

Kenan Evren’in Cumhuriyet’te (30 Ağustos 1982) manşet olan “Dış güçlerle işbirliği yapanlar anayasaya ‘hayır’ kampanyası açtı” sözlerinin benzerini günümüzdeki Cumhurbaşkanı dillendiriyor.
Hem de “darbeci” ve “terörist” sıfatlarını ekleyerek daha da sunturlusunu söylüyor.
İlk anayasa halkoylamasındaki birleşik oy pusulasının “hayır” tarafı maviydi. 1987’de ise 12 Eylül yasaklısı siyasetçilerin dönmelerini istemeyen Turgut Özal’ın yasaklıları tanımlamak için kahverengiye çevirdiği “hayır” bölümü halkoylamasını etkiledi mi bilinmez ama sonuçta 75 bin 66 oyla yenilgiye uğradığı biliniyor. Hem de en güçlü olduğunu sandığı günlerde.

***

AKP yöneticileri kızdıklarına reva gördükleri hukuksuzluklarla da yetinmiyorlar.
Kızağa çekilmek istenen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gaziliği Kurtuluş Savaşımızdaki etkinliğinden kaynaklanıyor diye bilirdik.
Meğer yanlışmış. Gaziliği 15 Temmuz’da FETÖ’cülerin bombalamasından kaynaklanıyormuş. Şehit ve gaziler de yine FETÖ’cülerin öldürdükleri ve yaraladıkları ile sınırlanıyor. Bu benim yorumum değil. Yapılan konuşmalarda verilen bilgiler ve sayılar bunu gösteriyor.

***

ANAP en güçlü olduğunu sandığı dönemde yenilmişti. Aynı sonuç AKP için de neden olmasın?
Tercih mührünü “hayır”a basarsak neden olmasın ki...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları