Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.
Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkarak Britanya İmparatorluğu ile işbirliği yapan ve Atatürk’ün idam fermanını onaylayan Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Vahdettin’in, Britanya’ya ait bir savaş gemisiyle kaçmasıyla birlikte, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul da başkent olmaktan çıktı.
Ankara emperyalizme karşı mücadelenin simgesi olan bir kenttir.
Bugün ise Ankara, emperyalizmin bir örgütü olan NATO’nun tutsağı haline geldi!
Ankara’daki NATO zirvesi nedeniyle Ankara’nın yolları ve meydanları milyonlarca Ankaralıya kapatıldı; anayasanın 34. maddesinin tanıdığı gösteri yürüyüşü ve toplanma hakkı gasp edildi; zirve öncesinde yüzlerce vatandaş gözaltına alındı ve tutuklandı; Ankara adeta bir açık hava cezaevine dönüştürüldü.
***
NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Organizasyonu) adlı askeri ittifak 1949’da, ABD’nin ve Britanya’nın öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı kuruldu. SSCB de buna tepki olarak 1955’te “Varşova Paktı” adlı askeri ittifakı kurdu. Böylece “Soğuk Savaş” başladı.
SSCB ve Varşova Paktı 1991’de yıkıldığı halde, NATO varlığını sürdürdü ve SSCB’nin eski etki alanlarına doğru genişleme kararı aldı. Böylece NATO ile Rusya arasında “ikinci Soğuk Savaş” dönemi başladı.
Türkiye NATO’ya 1952’de, Adnan Menderes’in başbakan olduğu Demokrat Parti iktidarı döneminde üye oldu. Böylece Türkiye’nin, Atatürk’ün Cumhuriyet devrimlerinden uzaklaştırılması süreci, ABD’nin ve NATO’nun şemsiyesi altında başladı.
Türkiye’nin NATO’ya üye olmasıyla birlikte Türkiye’nin bağımsızlığı da büyük darbe yedi; ayrıca Atatürk döneminde SSCB ile kurulan yakın ilişkiler büyük zarar gördü.
***
1957 yılı seçimleri CHP açısından önemli bir dönüm noktasıdır. CHP bu seçimlerinde İsmet İnönü’nün genel başkanlığında oylarını yükseltti ve yüzde 41 ile tarihinin en yüksek oy oranlarından birisini aldı. CHP 1959 Kurultayı’nda da “İlk Hedefler Beyannamesi”ni kabul ederek, sol ideolojinin CHP’nin temel ilkeleriyle bağdaştırılması doğrultusunda önemli bir adım attı.
Bu yıllarda DP iktidarı, ABD ve NATO’nun desteğiyle, CHP üzerindeki hukuk dışı baskılarını arttırdı; bu baskılar 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle sonuçlandı.
1960’lı yıllarda dünyada ve Türkiye’de sol hareketler yaygınlaştı; Türkiye İşçi Partisi TBMM’ye girdi; CHP İnönü’nün liderliğinde, ortanın solunda olduğunu ilan etti.
Bunun üzerine 1969’da, ABD’deki askeri okullarda eğitim alan Alparslan Türkeş’in öncülüğünde, Milliyetçi Hareket Partisi kuruldu. MHP 1970’li yıllarda, ABD, CIA ve NATO ile birlikte, sol ve sosyalist hareketleri şiddet ve terör yoluyla bastırmak için çeşitli örgütlerin kurulmasına öncülük etti.
Sol ve sosyalist hareketlere karşı 12 Mart 1971’de gerçekleşen askeri darbeyi de ABD ve NATO destekledi.
CHP’nin Bülent Ecevit’in genel başkanlığında, 1973 seçimlerinde yüzde 33, 1977 seçimlerinde yüzde 41 ile birinci parti olmasıyla birlikte, ABD ve NATO, sol ve sosyalist hareketlere ve CHP’ye karşı baskılarını arttırdı, Ecevit’e karşı defalarca suikast girişimleri gerçekleştirildi.
CHP’nin yükselişi üzerine 12 Eylül 1980’de yine ABD’nin ve NATO’nun desteğiyle bir askeri darbe gerçekleştirildi, CHP kapatıldı.
2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti çıkması üzerine, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildi ve İmamoğlu tutuklandı; CHP Genel Başkanı Özgür Özel “mutlak butlan” kararıyla “görevinden alındı”; ABD ve NATO üyesi ülkeler, AKP’nin bu sivil darbelerini de desteklediler!
***
Ankara’nın bugün neden tutsak bir kent olduğu, bu tarihsel gelişmelerin ışığında daha iyi anlaşılacaktır!