Anlaşmayı ciddi zorluklar bekliyor

19 Mart 2016 Cumartesi

Başbakan Davutoğlu’nun Brüksel’de AB ile mülteciler konusunda varılan anlaşmayı “tarihi bir gelişme” olarak nitelemesine ve hükümet çevrelerinin bunu büyük başarı olarak lanse etmelerine rağmen işin pek de öyle olmayabileceğine dair işaretler var.
Her şeyden önce anlaşmanın çok kısa zamanda uygulanmaya başlanmasını öngören bir takvimin ortaya konmuş olmasına karşın, bunun nasıl başarılacağı belli değil. Anlaşmanın en hararetli destekçisi olan Almanya Başbakanı Merkel’in sözleri bu konuda fazla umut vermiyor.
Merkel, bu anlaşmayla “geri dönüşü olmayan bir momentumun kazanıldığını” söylese de, anlaşmanın ciddi zorluklarla karşılaşacağından emin olduğunu belirtmekten de geri kalmadı. “Aşılması gereken çok büyük yasal engeller bulunuyor” diyerek karşılaşılacak sorunlara işaret etmiş oldu.
Varılan anlaşma, Türkiye’nin toprakları üzerinden Avrupa’ya kaçak giren tüm mültecileri geri kabul etmesi, buna karşın Avrupa’nın Türkiye’ye geri gönderdiği her mülteci karşılığında yasal yollardan bir mülteci kabul etmesini öngörüyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile Uluslararası Af Örgütü, varılan anlaşmanın uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtiyorlar. Mültecilerin temyiz hakkı olmaksızın toplu halde apar topar geri gönderilmelerinin yasal olmadığını vurguluyorlar.
İnsan hakları örgütleri, Türkiye’nin insan hakları açısından “güvenli ülke” statüsünde bir ülke olmadığına da işaret ederek “güvenli ülkeye” varan mültecilerin “güvensiz ülkelere” iade edilmelerinin de yasal olmadığını vurguluyorlar. Bu tür itirazlar, varılan anlaşmanın ulusal olduğu kadar uluslararası mahkemelere taşınabileceğini gösteriyor. Dahası, mahkemelere taşınmadan önce ulusal meclislerde ciddi engellerle karşılaşacağına işaret ediyor. Türkiye’ye mülteciler için vaat edilen maddi yardımların da bazı üye ülkelerin yaratacakları engellere takılması olasılığı mevcut.
Avrupalı yetkililerin ifadelerinden Türkiye’nin kazandığı belirtilen vize serbestisinin de sanıldığı kadar kolay ve çabuk bir süreç olmayacağını gösteriyor. Ankara’nın bu konuda sadece 72 zorlu kriteri yerine getirmesi gerekmeyecek, bu serbestiye karşı çıkan AB üyelerinin yaratacakları engelleri de aşması gerekecek.
Aynı şeyi Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin hızlandırılması konusunda verilen söz için de söylemek mümkün..


Yazarın Son Yazıları