100. yılda ‘Bodrum Cup’: ATA’ya, sevgi, saygı, minnet duruşu...

100. yılda ‘Bodrum Cup’: ATA’ya, sevgi, saygı, minnet duruşu...

12.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Heyecan vericiydi. Muhteşemdi. Tarihi bir törendi. 100 yılda bir gerçekleştirilen bir şölendi. Havaların sağını solunu şaşırdığı bir dönemde, pırıl pırıl güneşli bir sonbahar günüydü. Bütün o güzelim tekneler, kocaman yelkenlerini açmış, yeryüzünün sularla çevrili en güzel kenti İstanbul’u bir uçtan öteki uca kat ederek, martıların kanat çırpışları eşliğinde, Ata’ya, sevgilerini, saygılarını minnetlerini ulaştırmaya gidiyordu... Geçen pazardı. 

Coşkumu denetleyip baştan başlamalıyım: 

BAŞLANGIÇ NOKTASI: SELANİK 

2023 “Bodrum Cup” yelken yarışlarının 35. yılı, Cumhuriyetin 100. yıldönümüyle birlikte kutlanma kararı alındığında zaten coşku başlamıştı. Bu yıl uluslararası yarışmanın isim sponsoru Atatürk’ün kurduğu Türkiye İş Bankası oldu. Bankanın kart markası Maximiles Black, yarışların adına eklendi. Tam adı: “Maximiles Black The Bodrum Cup”. Ana sponsorlar Opet ve Tüpraş. 

İlk etap, “Her şeyin başlangıç noktası olan Selanik’te” başladı. Bodrum’dan hareket eden filo, Ege’yi geçip Selanik’e vardı. Burada yarışmacılar, Ata’nın evini ziyaret etti. Sonra yarışma filosu Çanakkale Boğazı’ndan geçti; bu etabın sonunda Şehitler Anıtı’na selam verildi. Sonra yelkenlilerden oluşan filo yeniden yola koyuldu.

Geçtiğimiz pazar, Atatürk’ün sonsuzluğa göçtüğü Dolmabahçe Sarayı’nın önünde gemici selamıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni var eden ulu öndere, sevgi, saygı ve minnet sunulacaktı. Yarışların bu ilk bölümü, yarışmacılar, emek verenler, destekleyenler ve basın kucaklaşmasıyla sona erecekti.

Gelin görün ki sevgili meslektaşım Nur Batur’la birlikte biz tutturduk, “Karada buluşmak bizi kesmez, bizi de yarışan teknelere alın” diye. Daha önce Bodrum Cup’a çokça katılmışlığım vardı. Bu olayın kurucusu ve onursal başkanı Erman Aras tamam deyince kendimizi “Serenad” adlı teknede, Dilek Yenigül’ün konuğu olarak bulduk.

KALAMIŞ-KİREÇBURNU-DOLMABAHÇE

Kalamış-Fenerbahçe Marina’ya vardığımızda önce Bodrum’un o ünlü Bodrum Okul Gemisi ve Türk denizcilik tarihinin önemli isimlerinden Yücel Köyağasıoğlu’yla karşılaştık. O aynı zamanda tekne inşaatının piri. Ona gelinceye dek Bodrumlular, “Bu tekneler yelkenle gitmez” diye bellemişler. Yücel Bey aksini defalarca kanıtlayıp Bodrum’u hem yelkencilikte hem de tekne inşaatında en öne taşıyan isim...

Sonra Selena teknesine geçtik, bol bol Selanik’te ve Çanakkale’de yaşanan birbirinden duygulu tanıklıkları dinledik.

Öğle vakti, Bodrum filosu, Kalamış Marina’dan katılanlar eşliğinde yola çıktı. Haydarpaşa, Kız Kulesi, birinci köprü, ikinci köprü derken kendimizi ta Kireçburnu’nda bulduk. Kireçburnu’nda tüm yelkenler fora! Pupa yelken boğazın sularını gerisin geriye yarıp tramolalarla döne döne tam gün batımında Dolmabahçe Sarayı’nın önünde yerimizi aldık. 

MESELENİN ÖZÜ

En önde Atatürk portreli yelkenleriyle STS Bodrum Okul Gemisi, arkasında bizler, Selena, Gulietta, Vay, Grandi, Impression, Jasmin, Valse, Vay, Belluga, s/u, Warling Darling, vs. adlı tekneler... Yarıya inen bayraklar, sirenler, gemici selamları, İstanbul Belediyesi’nin sağladığı eşlik eden teknelerden yükselen marş sesleri arasında Atatürk’e sevgi, saygı, minnet ve özlemimizi sunduk. Öyle duygulu anlar yaşanıyordu ki çoğumuz gözyaşlarımızı tutamıyorduk. 

Sevgili okurlar, bugünü size heyecanla anlatmamın özünde şu yatıyor: 

Savaşla, şiddetle, haksızlıkla, alçaklıkla, rezillikle sarmalandığımız şu günlerde her zerremize işlemiş Atatürk sevdası, onun yol göstericiliği, onun Aydınlanmacı felsefesi, onun devrimleri var oldukça kimse sırtımızı yere getiremez. 

Üç yanı denizlerle çevrili bu güzelim ülkede Bodrum Cup marka olabiliyor, insanlara doğayla bütünleşme, doğa ve deniz tutkusu, dostluk, dayanışma duygusu, yaşam sevinci, deniz kültürü, değerler birikimi sağlayabiliyorsa ülke ekonomisine katkı sağlayıp uluslararası arenada söz sahibi olma gücü veriyor, denizcilik sektörü için Ar-Ge laboratuvarı olup toplumsal bilinç kazandırabiliyorsa ne mutlu bize... Yarışların bir sonraki etabı 16 Ekim’de Bodrum’da başlıyor. 

Haydi Türkiye’m, rüzgârın kolay, pruvan neta olsun! Yani: Yolun açık olsun!

Yazarın Son Yazıları

Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025