İktidara geldiklerinde dindar ve kindar bir kuşak yetiştireceklerini açıkladılar. Okullardan pedagojik destek ve danışmanlık kalktı, yerine dinci referanslar getirildi. Eğitim sistemi ile oynaya oynaya, liyakati tamamen ortadan kaldırarak, laik eğitimden vazgeçerek, tarikatlara okul kapıları açılarak bugünlere geldik.
Çocuklara kin, nefret, öfke, ayrıştırma öğretirseniz bunları büyütürler. (Bkz: İktidarın dili, diziler, dijital oyunlar, katillerin ve tecavüzcülerin korunması vb.)
Acımız büyük, çok büyük.
***
Sevgili okurlar, üç gündür pupa yelken “düş denizlerine” açılıyorum. Denizde değil, karadayım. Bodrum Deniz Müzesi tarafından hayata geçirilen, Bilgi Yayınevi sponsorluğu ve Muğla Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında dolu dolu bir etkinlikte kendimi Cevat Şakir Kabaağaç’la birlikte soluk alıp verirken buldum.
***
İki gün önce 17 Nisan (1890), Cevat Şakir’in yaş günüydü. 1922’den beri 17 Nisan “Merhaba Günü” olarak kutlanıyor Bodrum’da!
“Merhaba”sıyla ünlü, kültürel mirası koruma bilincini yaymasıyla bilinen; Anadolu kültürlerini özümsemesiyle tanınan, Bodrum’un mavisine mavilik, sarı kuru toprağına bin bir tür çiçek, ağaç, fauna katan Cevat Şakir’le dolu günler geçirdik.
O; yazar, şair, ressam, grafiker, öncü, düşünür, hümanist, sanat tarihçisi, Anadolu bilgesi, toprak ve deniz insanı, bahçıvan ve balıkçı...
GERÇEKLER VE DÜŞLER
Malum, yargı eliyle muhalefeti yok etme; toprağını, suyunu, ağacını korumak isteyenleri hapse tıkma (Bkz: Esra Işık); düşüncesini açıklayanı (eğer biat etmiyorsa) cezalandırma günlerinde yaşıyoruz.
Gerçekler böyleyken hâlâ Balıkçı’nın yaşam felsefesinden ilham alan “Merhaba Günü”nden yola çıkıp bir kültür hareketi yaratmak gerçekten muhteşem bir çalışma. O nedenle el uzatan, emek ve omuz veren, katkıda bulunan herkese sonsuz teşekkürler. Bütün bu işin mimarı da Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu. Ona ve yardımcısı Aybike Erbaş’a çok teşekkürler.
Cevat Şakir’in Anadolu’nun tüm kadim kültürlerine sahip çıkan, bütünleyici, güler yüzlü, evrensel değerleri yücelten; uygarlığı, doğayı ve doğanın tüm yaratıklarını kucaklayan bilincine günümüzde öyle çok, öyle çok gereksinimimiz var ki!
ETKİNLİKLER VE COŞKU
Çok geniş alana ve zamana yayılan etkinlikler var. Hepsinin ortak yanı, hümanist düşünce mirasını içselleştirme ve yayma çabası; doğa sevgisi, dostluk ve kültürel paylaşım.
Mezarı başında öğrenciler “İyi ki doğdun Balıkçı” şarkıları ve onun sevdiği türküleri söylüyor.
Inspera’da Buket Uzuner’in sesi yankılanıyor Balıkçı’nın ilk romanı olan “Aganta Burina Burinata” söyleşisinde.
Kalenin hemen dibindeki kulübede, Cevat Şakir’in tüm kitaplarına ulaşabilirsiniz.
Sizlerle daha önce başarısını paylaştığım “Filos” adlı Altın Portakal ödüllü belgesel yine Inspera’da dolu salonlarda gösteriliyor. Filmin müziklerini yapan Evrim Ateşler’in mini konseri, milleti büyülüyor. (Bu belgesel yarın aksam İzmir Adnan Saygun’da gösteriliyor. İzmirliler sakın kaçırmayın.)
Cevat Şakir’in hayatından çok düşüncelerini yansıtan tek kişilik oyun “Merhaba Halikarnas Balıkçısı”, Aykut Taşkın tarafından sunuluyor.
Çocuklara, gençlere, öğrencilere yönelik sayısız atölye ve serüvenler birbirini izliyor. (Örnek: Balıkçı’nın kentteki ayak izlerini takip etmek, onun diktiği “anıt ağaç” adaylarının peşine düşmek, okuma tiyatrosu, oyunlar, sunumlar vb.)
KENT HAFIZASI-DOĞA MİRASI
Bodrum Deniz Müzesi harika bir proje başlattı: Kent hafızasıyla doğa mirasını buluşturma diye özetleyebileceğim bir proje. Balıkçı’nın doğa mirası olarak bıraktığı ağaçların envanterinin oluşturulması, bu ağaçların kültürel ve ekolojik değerlerinin belgelenmesi; anıt ağaç tescil süreçlerine altyapı hazırlanması...
Niyet ve amaç harika. Bir de bunu, ülkeyi yönetenlere anlatabilsek.
Doğanın efendisi değil hizmetkârı olduğumuzu anlatabilsek... Doğayı seven, saygı duyan insandan kötülük gelmeyeceğini öğretebilsek; doğayı ve denizi salt sömürü ve rant aracı olarak görmelerini engelleyebilsek... Halikarnas Balıkçısı’nın düşüncelerinin binde birini, Meclis’i yok sayanlara öğretebilsek, inanın insanın içindeki nefret, kin, öfke ve intikam duyguları törpülenmeye başlar.
Hepinize Bodrum’dan ağız dolusu, gönül dolusu “merhaba”!