Cumhuriyet Devrimi, karşıdevrimcilerle korunmaz, yıkılır
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet Devrimi, karşıdevrimcilerle korunmaz, yıkılır

15.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Altılı masa, Türkiye’de şeriatçı, faşizan eğilimin yükseldiği bu dönemde, “demokrasi çatısı altında buluşan partilerin yarattığı seçenek” olarak topluma sunuldu.

Erdoğan’ın “Şahsım Devleti”nin karşısına Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi konuldu. Otokratik bir yönetime karşı demokrasi vaat edildi.

Hemen herkesle kavga eden bir iktidara karşılık olarak “helalleşme” söylemi siyasete sokuldu. Yanlış bir siyasetti ama gerilimden yılan ülkede gerektiği gibi sorgulanmadı. 

Helalleşilenler arasında liberaller, sağcılar, siyasal İslamcılar, tarikatlar ve cemaatler de yer aldı ama masa dağılmasın diyenler sustu. Ne zaman ki masadaki siyasal İslamcılar pazarlığa başladı, iş şirazeden çıktı.

MASADA SİYASAL İSLAMCI VARSA NE OLUR?

Masadakiler siyasal İslamcı ise zaten demokrasi vaat edemezsiniz. Çünkü onlar varsa, laikliği sulandırmadan savunamazsınız. Laiklik olmayınca da demokratik bir yönetim kuramazsınız.

Masadakiler, kadın düşmanı tarikat liderlerine “kanaat önderi” diyorsa, kendiniz laikliği feda etmiş olsanız bile, tabanınızdaki huzursuzluğu önleyemezsiniz.

Masadakiler, AKP’nin en karanlık döneminde başbakanlık yapmışsa ve o dönemdeki vahim olaylar hakkında susuyorsa ya da ekonomi yönetiminin idaresinden sorumlu bakan olup özelleştirmelerin altına imza atmışsa, halkın hakkını geri alacağınızı ve karanlığı dağıtacağınızı iddia edemezsiniz.

Masadakiler, anayasanın değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddelerine karşı görüş açıklıyorsa, birliği sağlayamazsınız.

Masadakilerle el ele verip, TÜSİAD’a övgüler düzerek NATO’culuk oynarken emekçilerin haklarını koruyacağınızı söyleseniz de kimseyi inandıramazsınız.

Masadakilerin demokrasi anlayışı, yüzde 1 oy ile cumhurbaşkanının yetkilerine ortak olmayı dayatıyorsa, böyle bir iktidarı sürdüremezsiniz. 

Masadaki siyasal İslamcı eski AKP’liler karşıdevrimci görüşleri savunurken iktidarınızda AKP’yi sandığa gömeceğinizi söylerseniz, sadece kendinizi kandırırsınız. 

ÖDÜNLER, ŞANTAJLAR VE GERÇEKLER

Bunca zamandır altılı masanın bileşenlerinin demokrasi anlayışları ve beslendikleri siyasal damarların yarattığı uyumsuzluğun üzeri örtüldü. Partiler arasında farklar olabilir, sadece parlamenter sisteme ve demokrasiye odaklanılsın denildi. Uyumlu görünmek için de sürekli olarak sağa eğilen CHP oldu. Bu yüzden altı ay kadar önce “Ortanın Sağı” başlıklı bir yazı da yazmıştım.

Siyasal İslamcı ve sağcı partiler, hiçbir ödün vermezken CHP, kendi tabanını uzaklaştırma pahasına kendi ilkelerini rafa kaldırdı. Bu öyle bir noktaya vardı ki Kılıçdaroğlu, türbana kamuda yasal garanti sağlayacak teklif bile verdi. AKP’nin hamlesinden sonra, anayasaya karşı olsa da şimdi ortak bir anayasa değişikliği önerisi gündemde...

Ancak siyasal İslamcıların şantajları bununla kalmadı; yönetimde eşit söz hakkı istiyorlar. Her talebe boyun eğen Kılıçdaroğlu, sonunda “Altı partinin lideri eşittir ve başkan yardımcısı olacaktır. Yüzde 1, yüzde 3, yüzde 25, yüzde 50 diye bakamayız” dedi. Çünkü Davutoğlu, cumhurbaşkanı seçilen kişinin, “Sizin oylarınız düşüktü; ben bu kararı alıyorum” demesi durumunda, “Kriz çıkar, Meclis desteğimizi çekeriz, ülke seçime gider” diyerek şimdiden tehdit ediyor.

Babacan ise “Rahat seçilirim, hem de en iyi şekilde yönetirim” iddiasıyla, laiklerden ve emekçilerden de bir siyasal İslamcı olarak oy alacağını düşünüyor!

CHP’nin iktidarı değiştirmek için taktiksel olarak bu ödünleri verdiği düşünülse bile, asgari olarak vaat ettiği demokrasinin altılı masadaki liderler ile sağlanamayacağı açıktır. Seçmenin tıpış tıpış gidip kendisine oy vereceğini düşünen varsa yanılır.

Nitekim laikliğin ne kadar hayati olduğunu bilenler, herhangi bir siyasal İslamcı partinin TBMM’de grup kurabilmesi için gerekli olan 20 milletvekili adayı CHP listesinden seçime girerse, oy vermem diyor. 

Bir ittifaktaki partiler arasında farklı görüşler olabilir elbette ama siyasal İslamcılar ile fark ayrıntıda değil, temeldedir. Karşıdevrimcilerle, Cumhuriyet Devrimi ve onun kazanımları korunmaz, ancak yıkılır.

Yazarın Son Yazıları

Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri-2: Komünist partinin yönettiği Çin sosyalist bir ülke mi ?

Başlıktaki soru, heyecanlı bir tartışmaya yol açabilecek kadar ilginç.

Devamını Oku
12.06.2026