SADAT’ın masada bekleyen ajandası
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

SADAT’ın masada bekleyen ajandası

06.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son okuduğum kitap, genç meslektaşlarım Ersin Eroğlu ile Caner Taşpınar’ın “Gölge Ordu” adlı çalışması oldu. Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan kitap, SADAT isimli şirkete dair gerçekleri belgelerle ortaya koyuyor.

Peki nedir bu SADAT? 

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve 23 emekli subay ile astsubayın 28 Şubat 2012’de kurduğu uluslararası savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren özel bir şirket olarak görünüyor. 

Aslında siyaseti yakından izleyenler Tanrıverdi’yi yakından tanıyor. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra Ağustos 2016’da Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına atanmıştı. Ancak Aralık 2019’da İstanbul’da düzenlenen bir kongrede, “Mehdi gelecek mi gelecek. Amenna ve saddakna. Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” deyince, tepkiler üzerine, bir ay sonra hem başdanışmanlık hem de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Üyeliği görevlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

SADAT’ın internet sitesinde yer alan “misyonumuz” sayfasında kuruluş nedeni şöyle tanımlanmış: 

Uluslararası alanda Silahlı Kuvvetlerin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonu amacıyla, stratejik danışmanlık, özel savunma ve güvenlik eğitimleri ile donatım alanlarında hizmet vererek, İslam Ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmak ve İslam Dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasındaki hak ettiği yeri almasına yardımcı olmak.”

***

Gölge Ordu”nun son sayfasını da okumayı bitirip, kitabın kapağını kapattığınızda müthiş bir sarsılma hissi kalıyor geriye... Neden derseniz kitaptan yapacağım alıntılarla yanıt vereceğim. 

Adnan Tanrıverdi, TSK’yi dönüştürmenin yolunun anayasadan geçtiğini biliyordu. Bu yolda taşları adım adım döşedi. Tayyip Erdoğan’ın yanı başında olduğu dönemde ve öncesinde de müdahalelerini sürdürdü.

Ülkenin ciddi bir dönüşüme gittiği 2010 yılında sahnede yine Adnan Tanrıverdi vardı. SADAT, ASDER VE ASSAM, 28 Aralık 2011 tarihinde bir Anayasa taslağı hazırladı. Adnan Tanrıverdi imzasıyla yayımlanan bu taslak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderildi.” 

(ASDER, Tanrıverdi’nin genel başkanlığını yaptığı, TSK’den ihraç edilen ve emekli askerlerden oluşan Adaleti Savunanlar Derneği. ASSAM ise, başkanlığını yine Tanrıverdi’nin yaptığı Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği.)

Söz konusu Anayasa taslağında neler olduğu kitapta sıralanmış. Özetleyerek yer vereceğim. SADAT’ın bugüne kadar uygulamaya geçirilen önerileri şöyle:

1- Başkanlık sistemi gelmeli. 

2- Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı.

3- Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı’na bağlanmalı.

4- Yüksek Askeri Şûra’nın yapısı değiştirilmeli ve bütün kararlar yargıya açık olmalı. 

5- Askeri Yüksek Yargı kaldırılmalı, hâkimler üniformasız olmalı.

6- Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde iç tehdit değerlendirilmeleri kaldırılmalı. (23 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete’de TSK’ye subay ve astsubay yetiştiren Harp Okulları ile Astsubay Yüksekokulları’na giriş şartlarından ‘irtica’ tehdidi kaldırıldı.)

Bunların hepsi AKP döneminde, Başkanlık sisteminin kabulü ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra gerçekleştirildi.

***

Şimdi kitabı bitirdiğinizde neden sarsılacağınızı da söyleyeyim. Kitapta “Sadat’ın Masada Bekleyen Ajandası” başlığı altında yer alan ve hayata geçmeyen önerileri de maddeler halinde şöyle:

1- Milli Güvenlik Kurulu kaldırılmalı.

2- Anayasada değişmez maddeler bulunmamalı. 

3- Laiklik ilkesi Anayasadan çıkarılmalı. 

4- Anadilde eğitim imkânı sağlanmalı.

5- İdam cezası gelmeli.

6- ‘Türk’ kavramı çıkarılmalı. 

7- Türkiye federasyonlara ayrılmalı.

Tahmin edilebileceği gibi, Tanrıverdi’nin projeleri ve önerileri Türkiye ile sınırlı değil. ASSAM’ın internet sitesinde, “Müslüman Milletlerin refahı, Dünyada barış ve adaletin tesisi, İslam Ülkelerinin bir süper güç olarak Dünya siyaset sahnesine çıkmasına bağlıdır” diye yazılmış. 

Bu nasıl olacakmış diyorsanız, “Gölge Ordu”da anlatılan ASRİKA projesine göz atın. O da ne mi? 

SADAT’ın ütopyası İslam Konfederal Devleti... 60 İslam devletinden oluşan bir İslam Birliği oluşturma ve ona çatı ordu kurma projesi!

Yazarın Son Yazıları

Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri-2: Komünist partinin yönettiği Çin sosyalist bir ülke mi ?

Başlıktaki soru, heyecanlı bir tartışmaya yol açabilecek kadar ilginç.

Devamını Oku
12.06.2026