Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Özdemir İnce

Andımız, Dr. Reşit Galip

26 Ekim 2018 Cuma

“Cumhuriyet’in Üç Fedaisi” (Eksik Parça Y.) adlı bir kitabım var. Fedailer: Mahmut Esat Bozkurt, Dr. Reşit Galip ve Şükrü Saracoğlu. Üç devrim fedaisi! Mürteci güruhu ile Cumhuriyet düşmanları bu Üç Fedai’den nefret eder. Hemşerileri ve hizmet ettikleri yerler bu Üç Fedai’nin kıymetini bilememiştir; CHP onları savunmamış, unutulmalarına katkıda bulunmuş; ülke ve halk onlara vefasızlık etmiştir. Mersin’in Reşit Galip’e karşı nankörlüğü beni derinden yaralamıştır. Reşit Galip’in 17 Mart 1923 günü Mustafa Kemal Paşa Mersin’e geldiği zaman, Millet Bahçesi’nde (Deniz doldurulmadan önce, o zamanlar Halkevi olan bugünkü Opera binası ile Arap Ortodoks kilise’nin önünde bulunuyordu.) yaptığı o muhteşem konuşmadan Mersinlinin belki de haberi bile yoktur.

***

Reşit Galip öldüğü zaman cebinde sadece 5 lira vardı. Bu insan, tek parti iktidarı döneminde yıllarca milletvekilliği ve bakanlık yapmış, Mustafa Kemal’in yakın çevresinde ve sofrasında bulunmuş bir insandı ve öldüğü zaman cebinde 5 lira vardı.
Siz de gayret edip çabalayın ki öldüğünüz zaman cebinizde 5 liranız olsun. Sırat köprüsünden kolayca geçersiniz!

***

AKP Genel Başkanı R.T.Erdoğan, Ezan’ı Dr. Reşit Galip’in Türkçeye çevirdiğini iddia ederek onu güya linç ediyor. Ezan’ı kimin Türkçeye tercüme ettiği değil, onu kimin tercüme ettirdiği ve okuttuğu önemlidir. Bu, suç ise ve yüreğiniz varsa, buyurun, Atatürk’ü suçlayıp lanetleyin. Böyle bir davranışta bulunduğu için AKP Genel Başkanı R.T.Erdoğan’ı kınıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin son cumhurbaşkanı, Ezan’ı Türkçeye çevirttiği ve Türkçe okuttuğu için ilk Cumhurbaşkanı’nı eleştiremez, dolaylı olsa da onu lanetleyemez. Ha, şunu da eklemem gerek: Atatürk, Ezan’ın Türkçeye tercüme edilmesine bizzat katkıda bulundu ve “Tanrı uludur”u da o önerdi.

***

R.T.Erdoğan’ın, Risale Haber Merkezi tarafından yayımlanan konuşma metninden aktarıyorum: “Andın ilk halini, Türk Ocaklarını kapatmasıyla, üniversiteleri perişan etmesiyle bilinen tıp doktoru Reşit Galip yazmıştır. İnsanları kafataslarına göre sınıflandıran çalışmaları destekleyen bu kişi, aynı zamanda Türkçe ezan zulmünün de mimarıdır. Bizim ortaya koyduğumuz bu fotoğrafta, tek tipçi rejim özentisi bir metnin çocuklarımıza her sabah okutulmasının yeri var mıdır?”… “Bırakalım Türk Türklüğüyle, Kürt Kürtlüğüyle, Laz Lazlığıyla, Roman Romanlığıyla, Çerkez Çerkezliğiyle, Abaza Abazalığıyla övünsün, ama asla bunu kalkıp da ırkçılık yapma boyutuna taşımayalım. Bunu yaptığınız anda ayrımcılık yapmış olursunuz.

***

Türk Ocakları’nı kapatan ve yerine Halkevleri’ni açan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunun neden ve gerekçelerini burada açıklayacak değilim. Reşit Galip, medreseden farksız Darülfünun’un yerine çağdaş Üniversite’yi kuran Milli Eğitim Bakanı’dır ama bu dönüşümün arkasında Atatürk vardır.
Ezan’ı Türkçeye çevirmek zulüm ise bunun mimarı Dr. Reşit Galip değil, bizzat Atatürk’tür.
Pedagoji gereği, sabahları çocuklarımıza “Andımız”ı okutmak “tek tipçi rejim özentisi” değildir. Asıl tek tipçi özenti, İmamokrasi rejimini kurmak amacıyla, bütün ortaöğretim okullarını imam hatip okullarına dönüştürmektir.

***

AKP Genel Başkanı, “Bırakalım Türk Türklüğüyle, Kürt Kürtlüğüyle, Laz Lazlığıyla, Roman Romanlığıyla, Çerkez Çerkezliğiyle, Abaza Abazalığıyla övünsün ama asla bunu kalkıp da ırkçılık yapma boyutuna taşımayalım. Bunu yaptığınız anda ayrımcılık yapmış olursunuz” diyor. Ama asıl ırkçı ayrımcılık Türk ulusunu Türk, Kürt, Laz, Roman, Çerkez, Abaza etnisitelerine bölmektir. Bilmem anlatabildim mi?

Tümü Özdemir İnce - Son yazıları

Diyanet İşleri’nin fetih hareketi 16 Kasım 2018 Cum
Danıştay’dan izin alacaksınız 13 Kasım 2018 Sal
10 Kasım 2018 11 Kasım 2018 Paz