CHP’nin stratejik başarısı neden sürecek!

CHP’nin stratejik başarısı neden sürecek!

23.07.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Hiç kuşkusuz 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimleri, yurt çapında stratejik bir CHP zaferidir:
Zaten 2013’te Gezi Direnişi ile sarsılan ve 2015’te kaybettiği halde, seçimi tekrarlatarak iktidarını sürdüren Erdoğan/AKP rejiminin artık kesin olarak yolcu olduğunu ilan etmiştir.
Ekrem İmamoğlu da, Mansur Yavaş da, Tunç Soyer de, Muhittin Böcek de, Zeydan Karalar da, Ülgür Gökhan da, Recep Gürkan da, Kadir Albayrak da, Özlem Çerçioğlu da ve elbette Efsane Başkan Yılmaz Büyükerşen de, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde kazanan bütün CHP’li il ve ilçe Belediye Başkanları da, bu yeni dönemde başarılı hem de çok başarılı olacaklardır.

***

Bizim eğitimde hemen hemen hep doğru çıkan bir ölçütümüz vardır:
Bir öğrencinin gelecekteki başarısı, geçmişteki performansıyla, notlarıyla tahmin edilebilir.
CHP bu seçimlerde, fevkalade doğru bir karar ile ilçelerde ve illerde başarısı kanıtlanmış olan adaylarla seçime girmiş ve Erdoğan/ AKP iktidarının yıpranmış, çökmüş olmasından da kaynaklanan bir konjonktür ile ülke çapında stratejik bir başarı elde etmiştir.
Hiç kuşkusuz bu başarıda Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun payı büyüktür.
Böylece CHP içindeki (zaten zamansız olan) Genel Başkanlık yarışı ve tartışmaları son bulmuştur.

***

Her biri ayrı ayrı değerli olan CHP’li belediye başkanlarının geçmiş öykülerine bakarak, gelecekte de başarılı olacaklarını tahmin etmek çok zor değildir.
Ben sadece bir simge haline gelen Ekrem İmamoğlu’nun öyküsünü vurgulamak istiyorum:
1) İstanbul’un, Erdoğan/AKP iktidarının yönetiminde olan bir “kenar ilçesinde” politikaya başlamış...
2) Yıllarca CHP ilçe başkanlığı yapmış...
3) Zamanın geldiğini düşündüğünde belediye başkanlığına aday olmuş...
4) Belediyeyi Erdoğan/AKP iktidarının elinden almış...
5) Başkanlığı süresince başarılı olmuş, halkın sevgi ve güvenini iyice kazanmış...
6) Hem siyasal kampanya deneyimleri yaşamış, hem de belediye başkanlığı tecrübesine sahip bir aday olarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na soyunmuş...
7) Çok başarılı bir kampanya yürütmüş...
8) Sandıklara sahip çıkmış, oy çalınmalarını önlemiş...
9) Atı alıp Üsküdar’ı geçmek için erken zafer ilan eden iktidara karşı enerjik ve olgulara dayalı başarılı ve etkili bir direniş göstermiş...
10) Sonunda, bütün itirazları aşarak, söke söke mazbatasını almış...
11) Mazbatası YSK’nin kanunsuz, haksız ve hukuksuz kararıyla gasp edilince yılmamış...
12) Aynı enerjik ve başarılı kampanyayı sürdürerek...
13) Hem halkı, hem parti örgütünü seferber etmiş...
14) İlk ve ikinci kampanya sürelerinde hemen hemen hiç hata yapmamış, kurulan bütün tuzakları ve konulan engelleri aşmış...
15) Toplumun bütün kesimleriyle siyasal ittifakları doğru bir biçimde oluşturmuş...
16) Seçimi tekrar büyük bir farkla kazanmıştır.
İmamoğlu’nun bu 16 maddelik başarı şablonunu, bir iki eksiği veya fazlasıyla, öteki belediye başkanlarına da uygulayabilirsiniz.

***

Başarıları sahada ve görev başında kanıtlanmış olan adaylarla seçime girmenin yanında, CHP’nin konjonktürden de gelen, Erdoğan/AKP iktidarının aşırı yıpranmış olması gibi bir avantajı daha vardı.
İktidarın aşırı yıpranmışlığı:
1) Hem topluma zorla ve meşruiyeti tartışmalı bir biçimde kabul ettirdiği “Tek Kişi Rejimi”nin başarısızlığının kanıtlanmış olmasından...
2) Hem iktidardaki 17 yılın sonunda uğradığı (çok sık fikir ve politika değiştirmesinden, vaatlerini tutmamasından kaynaklanan) güven erozyonundan...
3) Hem de artık iyice ortaya çıkmış olan antidemokratik baskıcı karakterinden kaynaklanıyordu.
Önümüzdeki günlerde iktidarın kendisini yıpratan bu özelliklerinden vazgeçme ihtimali pek gerçekçi görünmüyor...
Hatta tam tersine, yerel seçim öncesinde Adalet Reformu vaat etmesine karşın, seçimden sonra, bu reformu gerçekleştirmeden Meclis’i tatile sokması bu bıktırıcı özelliklerini aynen sürdüreceğini gösteriyor.

***

CHP İLE DEMOKRASİYİ, YEREL YÖNETİMLERDEN YUKARI DOĞRU YENİDEN KURACAĞIZ!
Önemli not: Yargıtay Başsavcısının tebliğnamesine rağmen, siz bu satırları okuyana kadar, Cumhuriyet mensupları hâlâ salıverilmediyseler bu bir hukuk ayıbıdır.  

Yazarın Son Yazıları

Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025
İktidarın çelişik operasyonları

İktidar, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni tanımlayan Anayasa’ya Cumhuriyet rejimine aykırı ve birbirlerine ters birkaç operasyonu aynı anda yapıyor ve böylece zaten düşmekte olan seçmen desteğini iyice kaybediyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Casusluk tartışması tırmanıyor

Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’a yapılan “Casusluk suçlaması” akıllara derhal FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirmek için “Birinci Silivri Trajedisi” bağlamında yaptığı “Casusluk” suçlamalarını ve yine FETÖ’nün “Kozmik Oda”ya girişini ve oradaki bilgilerin yurtdışına sızdırılışını anımsattı!

Devamını Oku
06.11.2025
Casusluk bahane hapis ve kayyım şahane

24 Ekim 2025 Cuma sabahı Merdan Yanardağ “Casusluk” suçlamasıyla göz altına alındı.

Devamını Oku
04.11.2025