Köşe Yazısı

A+ A-
Meriç Velidedeoğlu

‘Ortadoğu’nun cellatları’

16 Ağustos 2019 Cuma

Bayram tatili henüz daha sürerken, “kaygı verici konulara değinmekten kaçınmak gerekir” diye düşünmenin pek bir anlamı kalmadı artık.
Dünyayı, “sorun yumağı” durumuna getiren çözümsüzlüklerden biri olan “Ortadoğu Sorunu”, önceki yüzyılda yaratılan “Doğu Sorunu”nun yerini alınca, “Batı”yı (günümüzün AB ülkelerini) aşıp, “Uzakbatı”ya da uzandı, daha doğrusu “Uzakbatı (ABD)” “Ortadoğu”ya uzanıverdi.
Bilmem ki anımsanır mı, 1920’lerin ünlü ABD’li Senatörü Upstown’ın Atatürk’e, Hunhar Timurlenk, sefil korkunç İvan, kepaze Cengiz Han gibi bir Diktatör!” diyerek yaptığı sesleniş?
Yine de, günümüz “TC Devleti”nin başındaki Bay Tayyip’in Atatürk’e “Ayyaş” seslenişiyle karşılaştırılamayacak kertede terbiyeli, ölçülü kalıyor... Öyle değil mi?
Öte yanda, bu Amerikan Senatörü’nün Atatürk’e saldırısının baş nedeni, ABD’nin, Ortadoğu’yu -Anadolu’yla birlikte- avucuna alma planını sınırlayan “Lozan Antlaşması”nı yaratmış olmasıydı.
Bilindiği gibi, bu dönem “Emperyalizm”inin lideri İngiltere, “Birinci Dünya Savaşı” sona erince, “Ortadoğu-Filistin”de, başkenti “Kudüs” olan bir “İsrail Devleti” kurulmasını sağlamasından kısa bir süre sonra, “Dünya Emperyalizmi”nin liderliğini “ABD”ye bıraktı.
Böylece Ortadoğu’da, İngiltere’nin yarattığı bu yeni durum, günümüzde bu bölgede yaşananların, yaşamakta olduklarımızın, “ilk adımı” olarak kabul görüyor.
Çünkü İngiltere’nin, ABD’nin kanatları altına teslim ettiği “İsrail devleti”, ünlü “Yaşam Hakkı” kuramını açıklayıverdi hiçbir çekince duymadan; böylece “İsrail Devleti”nin ulaşmak istediği, uygun gördüğü (!) sınırları dünya hep birlikte öğrenecekti, şöyle:
“Başta bütün Filistin olmak üzere, Lübnan’ı, Ürdün’ü, kısmen de Suriye, Mısır - Kızılırmak kavsine (büklümüne) dek -Anadolu’yu da içine alan bir “İsrail Devleti’ ”...
Dolaysiyle Allah’ın, İsrailoğulları’na “vaat ettiği” “süt ve bal diyarı olan, tepelerinde pınarlar, kaynaklar çıkan, vadilerinde dereler akan, taşları demir, dağları bakır(...) olan” (Tevrat-Tesniye 8) “Kenan Ülkesidir”dir burası...
Peki, bomboş mudur?
Kuşkusuz, “hayır!
İsrailliler -hiç çekinmeden- “Mülkleri” olarak ele geçirecekleri bu bölgede, “bu diyarın sahibi olan” içlerinde Filistin halkının “Filistinliler”in de olduğu, “Yedi milleti vuracak, onlarla ahdetmeyecek, onlarla hısımlık etmeyecek, onları kovacaktır!” (Tevrat-Tesniye 7)
Tıpkı, geriye bıraktığımız Kurban Bayramı’nın ilk günü, İsrail yönetiminin, “Ultra Ortodoks Yahudiler”i, Mescidi Aksa’ya, “Haremi Şerif’e” almaya kalkışması, dolaysiyle çıkan kargaşada, İsrail Polisi’nin yere düşen Filistinli kadınları tekmeleyerek kovması gibi... Gazeteler (11.8.20).
Ve değerli dostlar, bir avuçluk İsrail’in Ortadoğu’da bu denli at koşturması -koşullar çok farklı da olsa- Yunanistan’ın, gerek “Kurtuluş Savaşı”mız sırasında, gerek öncesinde, İngiltere ile olan ilişkisini ve bu birlikteliğe dayanarak, Anadolu’yu tümüyle yönetimi altına alıp, “İskender İmparatorluğu”nu diriltmek hayalleri peşinde olmasını anımsatıyor...
Ne ki, bu süreçte Yunanistan’ın Başbakanı olan “Venizelos”, Lozan’da “Barış Antlaşması”nın oturumları sırasında, bu tutumlarının -dolaysiyle bu birlikteliğin- “hatalı” olduğunu, “itiraf” etmekten çekinmeyecektir!..
Kısacası, “bir zamanlar İngiltere-Yunanistan! dendiği gibi, “Bir zamanlar ABD-İsrail!” denir mi?
Gerçi, ABDnin “Monreo Doktrini” çerçevesinde, kendi ülkesi -dahası- Kuzey Amerika dışında kargaşa, çatışma çıkarmayı görev değindiği dikkate alındığında, bu bağlamda yarattığı yeni bir durum, “Bir zamanlar ABD-İsrail!” demeyi unutturur mu?
Ne dersiniz?

Tümü Meriç Velidedeoğlu - Son yazıları

‘Ortadoğu’nun cellatları’ 16 Ağustos 2019 Cum
Tam bir ‘Maskaralık!’ 9 Ağustos 2019 Cum
‘Vezir’, ‘Rezil’ ve ‘Dil’ 2 Ağustos 2019 Cum