Meriç Velidedeoğlu

Haddini Bil!

19 Şubat 2021 Cuma

Değerli dostlar, bilmem katılır mısınız, bir süredir “din eğitimi” verenlerin, “İslam ilimleri” öğretim üyelerinin toplumu rahatsız eden kimi söylem ve tutumlarının basında sıkça yer aldığına?

Örneğin hafta başında, Yılmaz Özdil (Sözcü’nün yazarı) ile Cüneyt Akman’dan (Tele 1 televizyonunun programcısı) “Öldüklerinde cesetleri camilere sokulmasın diye söz edilebiliyor.

Öte yandan Ayasofya’nın imamı “İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Boynukalın”sa, “Anayasadan laiklik ilkesi kaldırılsın!” diyor.

Oysa, anımsanacağı gibi, 1789 Fransız Devrimi’nin temel amacıdır, “Laiklik”...

Tıpkı bunun gibi, “1923 Atatürk Devrimi”nin de temel amaçlarındandır “Laiklik”!

Ayrıca bilindiği gibi, “Devrimler’in kendilerine özgü kuralları, yaptırımları vardır!”...

Kuşkusuz bu durum “1923 Atatürk Devrimi” bağlamında da geçerlidir; dolaysiyle “1923 Atatürk Devrimi”nin mühürlerinden söz edebiliriz; şöyle sıralanırlar:

- Öğretimin birleştirilmesi (8 Mart 1924)

- Şapka Giyilmesi (25 Kasım 1925)(*)

- Tekke, Zaviye, Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)

- Uluslararası Sayıların Kabulü (20 Mayıs 1928)

- Yeni Türk Harflerinin Kabulü (1 Kasım 1928)

- Bazı Lakap ve Unvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)

- Bazı Giysilerin (Dinsel) Giyilmemesi Hakkında... (3 Aralık 1934)

- Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkının Kazanılması (5 Aralık 1934)

Ve değerli dostlar, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nde “Kadınlar Seçme ve Seçilme Hakkı” kazanıldığında Batı’da Avrupalı kadınlar henüz “Seçilme Hakkını”na sahip değildiler. “Seçme Hakkına” da anımsanacağı gibi uzun süren bir “mücadele”yle kavuşmuşlardı...

Kuşkusuz, bu yasaların uygulanmasına karşı çıkanlar da vardır; hep olacaktır; ne ki Atatürk’ün, laik “TC Devleti”ni emanet ettiği gençlerimiz de bu emaneti koruyacaklardır. Bu bağlamda, Atatürk:

“Ey Türk gençliği! Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza dek korumak ve savunmaktır” diye gençlere seslendiğinde şunu da vurguluyor:

“...Yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık, sapkınlık ve üstelik hayınlık içinde bulunabilirler!..”

(*) Kuşkusuz “sarık fes yerine”


Yazarın Son Yazıları

‘Elli Yıl’ 26 Şubat 2021
Haddini Bil! 19 Şubat 2021
‘Kıht-ı rical!’ 5 Şubat 2021
Siyasal terör! 22 Ocak 2021
‘Geleceksizlik!’ 15 Ocak 2021
İlk gün 1 Ocak 2021
İsmet İNÖNÜ 25 Aralık 2020
‘Şikâyetname’ 18 Aralık 2020