Gülen’in çiçekleri Saray’ın saksısında yetişiyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Gülen’in çiçekleri Saray’ın saksısında yetişiyor

18.11.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Yedi yaşındasın. Kapı kapanıyor. O güne kadar bir yabancıya emanet edilmemişsin. İlk günler oturmayı öğrenmekle geçiyor. İki ay sonra sokaktaki tabelaları, gazetelerin manşetini okuyorsun. Üniversite çağı geliyor, Osmanlıcaya merak sarıyorsun. İlk başlarda tanımadığın harflerle yazılmış kelimeleri iki ay sonra yine okuyorsun.

Erdoğan’ın 10 Kasım’da alfabe devrimini eleştiren konuşması bayat tartışmayı yeniden başlattı. “Bir gecede cahil kaldıklar”, “mezar taşlarını okuyamıyoruzlar” takip etti. Evet, Latin alfabesi en gelişmiş yazıdır, Türkçe için de uygundur, ayrıca kolaydır. Ama mesele sadece bu değil. Asıl soru şu: 600 yıl bir devlet halkına neden okuma yazma öğretemedi? Cumhuriyet devrimi nasıl oldu da kısa sürede vatandaşlarının çoğunluğunu, yüzüncü yılına varmadan ise tamamını, okuryazar yaptı. Bu işin sırrı Cumhuriyet devriminin felsefesinde gizli. Çünkü yurttaşları eşit kılan modern devrimler, eğitimi ve alfabe bilmeyi de bir ayrıcalık olmaktan çıkardı. Bütün yurttaşların hakkına dönüştürdü.

İlber Ortaylı’dan Abdülhamid’in dahi cesaret edemeyen bir Latin alfabesi taraftarı olduğunu öğreniyoruz. (Osmanlı’ya Bakmak, İnkılap Yayınları) Osmanlı düzeninde 19. yüzyıldan başlayan okuma tartışmasını, alfabe ile birlikte bütünlüklü bir eğitim devrimine dönüştüren Cumhuriyetti. Haliyle bir gecede cahil kalmak bir yana, kısa sürede cehaletten kurtardı.


Erdoğan’ın referansı kendini yalanlıyor

Cumhurbaşkanı, tarihçi Kemal Karpat’a dayanarak Osmanlı’nın son döneminde okuma yazma oranının yarıdan fazla olduğunu söylüyordu. Kaynak, Karpat’ın, “Osmanlı Nüfusu 1830-1914” kitabıydı.

Geçen hafta İlker Başbuğ’un son kitabında okuryazarlığın 1926’da ancak yüzde 11’e çıktığını okuyunca, Başbuğ’a sordum. Kitaptaki kaynağı Hasan Bülent Kahraman’ın “Türk Siyaseti’nin Yapısal Analizi” kitabıydı. Başbuğ, Karpat’ın bizzat kendisinin, örneğin “Asker ve Siyaset” kitabında, 1927 yılında okuma bilmeyenleri yüzde 90 olarak yazdığını gösterdi. Bu kadar değil, Karpat’ın “Studies on Turkish Politics and Society: Selected Articles and Essays” kitabındaki istatistikte 1927’de okuryazar oranı yüzde 10.7 gösteriliyordu. Karpat’ın editörlüğünü yaptığı “Ottoman Past and Today’s Turkey” kitabındaki “Modernization from Empire to Republic” makalesinde Mehmet Ö. Alkan, Osmanlı devletinin sonunda okuryazarlığın yüzde 10’un altında olduğunu anlatıyordu. Referans çalışmalardan biri olan Geoffrey Lewis’in “The Turkish Language Reform: A Catastrophic Success” eserinde 1924 yılında okuryazarlığın yüzde 9 olduğu ifade ediliyordu. Şevket Pamuk ise “Türkiye’nin İki Yüz Yıllık İktisadi Tarihi” kitabında 1913’te okuryazarlığı kesin olmamakla birlikte yüzde 10 olarak tanımlıyordu.

Kemal Karpat’ın Osmanlı’da okuryazarlığın düşüklüğünü ele aldığı diğer çalışmalarını anlatarak uzatmayayım. Özetle, ciddi hiçbir eser, Erdoğan’ı doğrulamıyor. Karpat da kendi eserlerinde bile kendisinin kaynak verildiği tezi çürütüyor.


Kemal Karpat açık bir gülenci

Ben işte bu noktada başka bir ayrıntıya takıldım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karpat’ı “liyakatına kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçiler” arasında sayıyordu. Öyle ya Erdoğan, FETÖ darbe girişiminin olduğu 2016’da “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”nü Kemal Karpat’a vermişti. Ödül tartışma yaratmıştı. Zira, Cumhurbaşkanı’nın “tartışılmaz” bulduğu Karpat, Fethullah Gülen’in açık takipçilerinden biriydi.

Hatırlayın, 2009 yılında FETÖ, Islak İmzalı Belge Kumpasıyla TSK’ye meydan okurken, Abant Platformu’nun açılış konuşmasını Bülent Arınç yapıyordu. Örgütün gövde gösterisi yaptığı toplantıya Zaman yazarı ve Wisconsin Üniversitesi öğretim üyesi sıfatıyla katılan Karpat, ordu üzerine eleştirel bir konuşma da yapmıştı.

Karpat’ı Gülen ile bir araya getiren İslamcılıktan çok “ılımlı İslam” idi. 2006’da Erdoğan’a bir mektup yazarak “İslamcı bir rejim kurmaktan vazgeçmediğiniz yönünde şüpheler, korkular var. Bunları gidermeye çalışınız” diye uyarıda bulunan Karpat, konu Gülen olunca bambaşka fikirlere sahipti. Obama’nın dünyanın görebileceği en güzel insanlardan biri olduğunu söyleyen Karpat’ın temel tezi şuydu: “Yıllarca İslama karşı Haçlı mantığıyla hareket etmiş, bizi yok etmek, yok saymak istemiş olan Batı’nın şimdi İslamı tanıması ‘ılımlı İslam’, ‘liberal İslam’ tanımları üzerinden Fethullah Gülen gibi liderlere yaklaşmaya çalışması büyük bir dönüşümdür.”

Gülen’e bağlılığı öyle ki…

2009 yılında İş Bankası Yayınları, Kemal Karpat’la bir nehir söyleşi gerçekleştirdi. Her şey yolunda gitse basılacaktı. Fakat o, sohbetin çoğunu Fethullah Gülen övgülerine ayırdı. FETÖ propagandası içeren kitabı yayınevi basmaktan vazgeçti. Karpat durur mu? İki gün boyunca Zaman gazetesine “Bir hatıra kitabının başına gelenler” başlığı ile yaşadıklarını anlattı:

 “Cumhuriyet Halk Partisi’ni tenkit etmem, Fethullah Gülen hakkında olumlu şeyler söylemem ve hatta ‘Fethullahçı’ olmam, Dobruca’da benim doğum bölgemde yaşayan Alevileri Kızılbaş olarak tanıtmam ve belki de Taraf Gazetesinde arada sırada yazı yazmam.”

Amerika’da Gülen’in misyonerliğini yapan Karpat. Gülen’i dünyaya tanıtmak için yazılan kitaplara kalemini kiralayan Karpat. FETÖ karşıtlarını “Fethullah Hoca’yı zararlı bir kimse olarak göstermek isteyenleri yargı ve halk desteklememiştir” diyen Karpat. Öte yandan Gülen’i terörist sayarken, bütün referansları Gülen’in sevgilileri olan Erdoğan.

Sebebini sorsanız Kemal Karpat’ın eteğinden düşmüş Saray’daki SETA’cı kadrolardan bahsederler. Sebebini sorsanız, bir zamanlar “hocam” dediği Karpat’la birlikte Gülen propagandası yapan İbrahim Kalın’ı anlatırlar.

12 Eylül darbecileri Erbakan’ı hapse atıp ondan daha çok İslamcılık yapmıştı. Şimdi de birileri sanki Gülen’den çok Fethullahçı oldu. Takipçilerini yargılarken, onun söylemini kaldığı yerden devraldı.

Belki de Gülen’in çiçekleri Saray’ın saksılarında yetişmeye devam ediyordur.

Yazarın Son Yazıları

Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025
TikTokçu hacı paşa devri

Yükselme kuralını kaybedince yukarıyla aşağı bir olur.

Devamını Oku
11.08.2025
Erdoğan’ın kimliği bile satılık

Hırsızın peşinden koşuyoruz da ya içeride kapıyı açan varsa?

Devamını Oku
07.08.2025
Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

Devamını Oku
04.08.2025
Askerler kayıp 5 milyarın peşinde

Sana verirken yokluğu gösterenler, senin olan varlığı harcarken har vuruyor harman savuruyor.

Devamını Oku
31.07.2025