Bu korku başka korku

Bu korku başka korku

03.11.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Seçimlere egemen olan duygu korkuydu! Ama bu korku bildiğimiz korkulardan değildi; iki tarafı da keskin bir bıçak gibi çalışan bir başka tür korkuydu:
Bir tarafı AKP’nin iktidarı kaybetme korkusuydu...
İkincisi de seçmenin can korkusu!

***

Niçin AKP’nin trolleri, botları, sosyal medyada, seçimi kazandıktan sonra bile, herkese en ağza alınmayacak küfürlerle saldırıyor...
Niçin AKP’nin kalemşörleri iktidarı kazandıkları halde, Muhalif ve Ana Akım Medyayı hâlâ tehdit ediyor...
AKP’ye oy vermeyenler, AKP politikalarına muhalefet edenler veya tarafsız olanlar, insan değil mi, vatandaşlık hakları yok mu?
Bu ülke sadece AKP’lilerin ülkesi midir?

***

Peki, muhaliflerdeki bu yılmışlık sendromu nedir?
Neden “Artık bu ülkede yaşanmaz” feryatları ayyuka çıktı...
Neden bir şair, seçim sonuçlarını protesto etmek için ülkeyi terk edeceğini duyuruyor?
Neden bir köşe yazarı yazmayı bıraktığını açıklıyor?
Neden insanlar, canlarının mallarının, yaşam biçimlerinin tehdit altında olduğunu düşünüyor?

***

Bütün bu soruların temeldeki yanıtı, toplumsal ve ekonomik yapının demokrasiyi desteklemekte yetersiz kalan azgelişmişliği ile...
Siyasal ve kültürel yapının demokrasiyi yeterince özümleyememiş olduğudur!
Ama bu temel sebepler, bugünleri açıklamak için yetmez, mutlaka başka daha yakın ve güncel nedenler de olması gerekiyor:
Çünkü bu her iki temel sebebin de çok daha belirgin bir rol oynadığı, yani toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel yapının çok daha geri olduğu 1950 seçimlerinde bu duygular yaşanmamıştı!
Büyük bir üzüntüyle söylemek isterim ki, bu kutuplaşmanın, bu düşmanlaşmanın yakın ve güncel nedenleri Türkiye’yi 13 yıldır yönetenlerin tutum ve davranışlarıdır:
Erdoğan’ın ve AKP’nin, kendilerinden olmayanları, muhalifleri hatta tarafsızları düşman ve hain ilan etme ve onlara öyle muamele etme tutum ve davranışları, toplumu bölmüş, kutuplaştırmış, taraftarlarını saldırganlığa, biat etmeyenleri ise temel hak ve özgürlükler açısından büyük bir güvensizliğe itmiştir!

***

Peki, demokrasi sayesinde iktidara gelen Erdoğan ve arkadaşları, kendilerini iktidara getiren demokratik rejimi geliştirmek yerine, neden onu yozlaştırıyorlar?
Temel sebepler olan toplumsal ve ekonomik azgelişmişlik ile siyasal ve kültürel demokrasi anlayışı yetersizliği, neden Erdoğan ve AKP tarafından istismar ediliyor ve toplum ikiye bölünerek düşmanlaştırılıyor?
Korkudan!
AKP ve Erdoğan, özellikle 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarından sonra, Silivri’de başlayan ve günümüzde de devam eden o denli ciddi haksızlık, hukuksuzluk, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıyadırlar ki, bir anlamda “iktidara mahkûm olmuş” biçimde, iktidarı kaybetmemek için her şeyi göze almış görünmektedirler.
Bu görünüm ve bu görünüme uygun eylem ve söylemler, kendi taraftarlarını muhaliflere karşı kışkırtırken muhalifleri ve tarafsızları da derin bir güvensizlik duygusunun içine itmiştir!

***

İşte toplumu kutuplaştıran yönetim anlayışının altında yatan bu korku, aynı zamanda seçimlerin eşit ve adil koşullarda yapılmasını da engelleyen, çeşitli yasal ve anayasal zorlamaları da gündeme getirmiş görünüyor.
Başvurulan bu yasal ve anayasal zorlamalar ise iktidarı kaybetme korkusunu daha da beslemiş ve onu daha da büyütmüştür!
Sonuç olarak, son Cumhurbaşkanlığı seçimleri dahil, Türkiye’de artık ciddi bir demokratik seçim adaletinden ve fırsat eşitliğinden söz etmek olanaklı değildir.
1 Kasım seçimlerinin sonuçlarını belirleyen birinci faktör, devletin görünen ve görünmeyen bütün olanaklarının, pervasızca AKP için kullanıldığı bu eşitsiz ve adaletsiz seçim koşullarıdır!

Yazarın Son Yazıları

Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025