“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta:
Haksız ve hukuksuz biçimde gözaltına alınan kişilerin haksız ve hukuksuz biçimde el konulan bilgisayar ve telefonlarından ele geçirilen çok özel, çok gizli ilişkilere ait bilgiler ve görüntüler, karalamak istenilen politikacılara yönelik olarak medyaya servis ediliyor ve insanlara müthiş bir “karakter suikastı” yapılıyor.
Kuşadası’nda gözaltına alınan son çirkin TT olayı, bir sosyal medya özgürlüğü sorunundan çok bence, bütünüyle bir “Faşist Ahlak Pornografisi” sürecinin dışavurumu olduğu için medyada bu kadar çok yer buldu!
***
FAŞİST AHLAK, ahlaksızlıktır.
PORNOGRAFİ, gizli, sınırlı sayılı, kişilere özel ve bu nedenlerle değerli olan bir eylemin, görüntüsünün defalarca tekrarlanarak öneminin kaybettirilmesidir.
FAŞİST AHLAK PORNOGRAFİSİ, ahlaksızlığın, siyaset ve adalet başta olmak üzere, toplumun bütün katmanlarına, bütün eylem ve söylemlerine sızması, yaşamın bütün alanlarına egemen olması, sürekli tekrarlanması, herkesi bıktırması ve isyan ettirmesidir!
***
Ahlak, insana, ailesi ve içinde yetiştiği toplumun kültürü tarafından aşılanan kurallardan oluşur.
İnsan doğduğunda ahlakı yoktur; ahlak kuralları, zaman içinde yaşayarak öğrenilir.
Hiç kuşkusuz, her kimliğin, her inancın, her toplumun, her kültürün, her ailenin ahlakı birbirinden değişik olabilir ve her birey zaman içinde bunları öğrenir.
Çağdaş ahlak, insanların eşitliği üzerine kuruludur.
Çağdaş devlet yapıları, insanlar arasındaki eşitliğe dayalı olan bu ahlak anlayışını uygulamak ve geliştirmek üzere icat edilmiş olan “Demokratik Rejim” bağlamında oluşturulmuşlardır.
Ama “Demokratik Rejim” sayesinde iktidara gelen muhteris Faşistler, evrensel hukuka, adalete ve insanlararası eşitliğe dayalı olan bu rejimi, kendi oligarşileri için istismar etmeye başladıklarında, topluma Faşist ahlak anlayışı yani ahlaksızlık egemen olur ve bu ahlaksızlık toplumun bütün hücrelerine nüfuz ederek pornografik bir nitelik kazanır.
***
Faşist Ahlak Pornografisi, otoriterleşen rejimin en üst kademelerinden başlar:
Dünkü düşmanlar bugün müttefik, dünkü müttefikler bugün düşman olur; hedefler sürekli değişir, kural yoktur.
Sahte bilgiler, belgeler ve hatta montajlanmış videolar, gerçekmiş gibi, rakiplere karşı devreye sokulur.
Derken yargı da bu sürece dahil edilir:
Gizli tanıklar, zorla alınan “pişmanlık ifadeleri” devreye sokulur, elde edilen iftiralar dışarıya sızdırılır.
Elbette sürecin bir de medya ayağı olacaktır:
İktidarın gazete ve televizyonları ve sosyal medya trolleri hep bir ağızdan, aynı hedeflere saldırmaya başlarlar.
***
“Faşist Ahlak Pornografisi”, iktidarın olağan yöntemi haline geldiğinde, artık o toplum zıvanadan çıkar ve kendi kendisinin altını oyarken siyasal iktidarın da kuyusunu kazmaya başlar!