Talan var mı, yok mu?

25 Haziran 2016 Cumartesi

Bu köşede, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait kimi arazi ve binaların talana açıldığını, Tarım Orman-İş Sendikası’nın bu uygulamaların iptali için dava açtığını duyurmuştuk.
Orman Bakanlığı’ndan açıklama geldi. Açıklamada, uzun uzun Bolu’daki idare binasının trampa yolu ile yaptırılması projesinin nasıl ihale edildiği anlatılmış, ihale edilen alanın devlet ormanı değil, Orman Genel Müdürlüğü’nün tüzelkişiliğine ait tapulu mülkü olduğu ifade edilmiş.
Oysa biz, Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait üç idare binası, iki depo, elli lojmanın bulunduğu toplam 53 dönüm arazinin Palazoğlu İnşaat Şirketi’ne satıldığını, AKP milletvekili Ali Ercoşkun’un da, satış işlemini kolaylaştırdığı için Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na teşekkür ettiğini yazmıştık.
Dahası, Bolu Soku Yaylası’nda Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait dağ evi ile arazisinin, dini eğitim yapması için “6-7 yaşındaki bir kız çocuğu 25 yaşındaki bir erkekle evlenebilir” diyen Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız’a 29 yıllığına kiralandığına değinmiştik.
Keskinli Yaylası’nda büyük bir alanın yine dini eğitim için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’ne kiralandığını aktarmıştık. D-100 karayoluna yakın Tokat-i Hayrettin Türbesi yanındaki işçi barınma evinin de dini eğitim kurumu olarak Gençlik Vakfı’na kiraya verildiğini dile getirmiştik.
Orman Bakanlığı’nın bize gönderdiği açıklamasında bu konulara ilişkin tek satır yok!
Ne var? İhalelerin kanunlara uygun olduğu var.
Ne de olsa ikinci Kanuni Sultan Süleyman devrindeyiz. Olacak o kadar.

Topçu Kışlası stratejisi
Topçu Kışlası takıntısının nedeni belli.
Dostumuz Günay Güner, telgrafhane. org haber sitesinde yayımlanan yazısında bir kez daha anımsatmış:
“Topçu Kışlası, 31 Mart 1909 gerici kalkışmasının odağıdır.
Bu gerici ayaklanmayı, komuta ettiği ve Selanik’ten ve Edirne’den, çoğu gönüllülerden oluşan Hareket Ordusu’yla yetişip bastıran üstün insan Mustafa Kemal’dir. Günümüzdeki düzeysiz isteklerin tek nedeni de kindar şiddette, Mustafa Kemal düşmanlığıdır.”
Mustafa Kemal düşmanı, aklı sıra, Topçu Kışlası’nı yeniden dikip rövanş alacak!
Gazetemizin eski Genel Yayın Yönetmeni Ecvet Güresin, “31 Mart İsyanı” adlı çalışmasında, bu gerici ayaklanmanın hedefini şöyle özetler:
“İsyancıların tahminlerine göre, İstanbul’da duruma hâkim olununca padişah-halife dizginleri ele alacak, parlamento içindeki kadro isteneni verdi mi, mesele bitecekti.
Strateji, klasik
yeniçeri stratejisidir.
Sadece değişiklik, ayaklanış başarısından sonrasının halifeye bırakılmasıdır. O her şeyi şeriat üzre, yoluna koyacaktır.”
O strateji, bugün için de aynen geçerlidir.

Kayyım
Devlet, ordu, basın, toplumsal muhalefet... Hepsi ele geçirildi, sindirildi. Sıra sermayede...
Yasa çıkarıp kayyımlara geniş yetki ve sorumsuzluk tanıyorlar. İstedikleri şirketleri kayyım aracılığıyla sıkıştıracak, tehdit edecek, bitirecekler...
Bugüne değin Türkiye’de gelene ağam, gidene paşam diyen sermaye hep iktidarlara yeşillenmişti.
Şimdi iktidar sermayeyi yeşilleyecek, hem de paşa paşa...