İktidar yurdumuzu sonu belirsiz bir obruğa dönüştürürken yurttaşlara çıkış yollarını gösteren çabalar, Anadolu’nun yüzlerce yıllık birikimine dayanarak hiç solmuyor.
Örneğin, Atatürkçü Düşünce Derneği, bölgede ve dünyada yaşananları değerlendirmek üzere yurdun çeşitli yerlerinde bölge toplantıları yapıyor, şube yöneticileri ve üyelerini bilgilendiriyor.
Toplantılarda genel olarak yapılan saptamalar önemli:
- Yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada hukukun değil, güçlünün haklı sayıldığı bir dönem yaşanıyor.
- ABD ve İsrail ortaklığının yarattığı haydutluk, emperyalizmin canavarlaştığını kanıtlıyor.
- Mazlum milletlerin kaynaklarına el koyularak; bilim, teknoloji, yapay zekâ adeta suç aracı yapılarak insanın insanı yok etmesine yol açılıyor.
- Türkiye’ye yöneltilen sömürgen saldırganlık, ulus kimliğini, ulusal egemenliği, üniter ulus devlet yapısını, laik Cumhuriyeti hedef alıyor.
- Saldırılar “Demokrasi, laiklik, cumhuriyet, ulus devlet sizin neyinize, size gereken Osmanlı devlet düzenidir, çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu, teokratik temelli federatif devlettir, monarşidir” deme küstahlığına değin varıyor.
ADD Genel Başkan Yardımcısı Safa Yenice, bölge toplantılarında yapılan saptamaların ışığında varılan sonucu şöyle özetledi bize:
“Bağımsız, egemen bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kimsenin dışarıdan vereceği akıl dışı öğütlere ihtiyacı olmadığı birlikte saptanmış ve Atatürkçü Düşünce Derneği yol haritasının; laik üniter ulus devlet yapımızı, dil birliğimizi, ulus kimliğimizi ve devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü sonsuza dek korumak için Kemalizm pusulası ile yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşmak olması gerektiğinde mutabık kalınmıştır.”
Türkiye’yi tuzaklayanlar, kurdukları sinsi kapanlara kendileri yakalanacaklar. Bu ülkenin ruhunu teslim alamayacaklar, yurttaşını da sindiremeyecekler.

İMRALI’NIN KURULUŞ DÖNEMİ
İmralı’daki konuşmaya devam ediyor: Aşiretçi, kabileci ve toplumu parçalayan dar ilişkiler sistemi, süreç için önemli bir engelmiş.
Yıllar yıllar boyu Türkiye’yi aşiret, kabile, toplumu parçalayan tüm ilişkiler adına kana, ateşe ve gözyaşına sürüklemiş İmralı’daki hem akıl veriyor hem de hedefini açıklıyor:
“Önümüzdeki dönem, bir yeniden kuruluş dönemidir.”
Kafa, aynı kafa: Sözümona TC dediklerini yıktılar, yerine yeni bir şey kuruyorlar.
Ortakları kim?
MHP ve Saray...
Hele kurun kurabilecekseniz de bir görelim.
BAĞIMSIZLIK YILI
Bağımsızlıktan artık ne anlıyoruz? Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ilan edilen 2026 bağımsızlık yılını.
Bağımlılıkla mücade ediliyor biliyorsunuz. Şarkıcı, dizi oyuncusu, manken takımından kimileri içeri alınıyor, saç örneklerine bakılıyor filan.
Böylece hem bağımlılığın üzerine kararlılık ile gidilmiş hem de hanımefendinin himayesi yerine getirilmiş oluyor.
Uyuşturucu baronlarına gelince...
Onların saçından tutup kodese atan neredeyse yok gibi.