Ekonomi Politik 2014: Soma - Toma Modeli!

Ekonomi Politik 2014: Soma - Toma Modeli!

17.05.2014 02:06
Güncellenme:
Takip Et:

Önce kaynak oluşturursun:
Özelleştirme yoluyla elindeki varlıkları ve hizmetleri satarsın...
Devlet bankalarındaki kredileri ayarlarsın...
İçerdeki krediler yetmediği zaman, dışardaki müttefiklerinden kredi bulursun...
Dışardaki krediler de yetmezse, şeyhlere, sultanlara arazi ve hizmet peşkeş çeker, dışardan fon aktarırsın...
Vergi ve sosyal güvenlik reformu adı altında, halkın gırtlağına basar, herkesi silkeler, özellikle esnafın, serbest meslek sahiplerinin, dar ve sabit gelirlilerin canlarına okur, yeni fonlar bulursun...
Sonra bu kaynakları dağıtırsın:
İhale yasasında, her karşılaştığın sorunu aşmak için, olaya özel, yüzlerce değişiklik yaparsın...
Tek bir kamu arsası satışını bile kendi iznine bağlarsın...
Özelleştirmeleri yandaşlarına verirsin, onların rakiplerinin yarışmaya girmelerini engellersin...
Büyük inşaat ihalelerini de doğrudan sana bağlı olan müteahhitlere verirsin, kazayla istemediğin biri kazanırsa, hemen ihaleyi iptal edersin...
Yandaş müteahhitlere her türlü ayrıcalığı ve avantajı sağlarsın...
Gerektiğinde Hazine garantisini bile devreye sokarsın...
Mal ve hizmet alımlarında, devleti zarara uğratmak pahasına, sabit fiyat güvencesi de verirsin...
Sıra tahsilata gelir:
Medyadaki mülkiyet yapısını kendine bağlı hale getirmek için yandaş müteahhitlerden para toplar, “havuzlar” oluşturursun...
Oy istemek için halka dağıtacağın kömür ve kuru gıda gibi temel ihtiyaç maddelerini yandaşlarından alırsın...
Elbette kendi payını da unutmaz, paraları ayakkabı kutularına, kasalara nakit olarak istiflersin, sıkışınca evdekileri sıfırlar, gayrimenkule yatırırsın...
Son olarak aksaklıkları örtbas eder ve eleştirileri bastırırsın:
Önceden, bu düzene muhalefet edebilecek olanları, çeşitli bahanelerle içeri tıkarsın...
Sonra demokratik olarak seni eleştirenleri “darbecilikten”, “terör örgütü üyeliğinden” hapse atarsın...
Medyayı, ya satın alarak ya cezalandırarak susturur, sadece yandaşların sesinin duyulmasını sağlarsın...
Gezi Parkı Direnişi gibi, 17 Aralık, 25 Aralık gibi, Soma Felaketi gibi olayları “İhanet”, “Çete”, “Komplo”, “Darbe girişimi” diyerek hem savuşturur hem de cezalandırırsın...
Tepki gösteren halkı azarlar, hakaret eder, tokatlar, yumruklar, yetmezse tekmeler, o da yetmezse “Toma”larsın...

***

Ve icat ettiğin bu mekanizmaya “İleri Demokrasi” adını koyarak 21. yüzyıl tarihine altın harflerle geçersin!  

Yazarın Son Yazıları

Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026