Ahmet İnsel

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

24 Nisan 2018 Salı

Geçen salı günü bu sütunda, “Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar” konusunu ele almıştım. En yakın örnek, Ermenistan’daki gelişmelerdi. 2008’den beri cumhurbaşkanı olan Serj Sarkisyan, 2015’te Ermenistan yarı-başkanlık sisteminden parlamenter sisteme dönerken, değişiklik 2018’de yürürlüğe girdiğinde başbakan olmayacağına söz vermişti. Yeni sistemde tüm yetkiler bu sefer başbakanın elinde toplanıyordu. Ama yumurta kapıya gelip dayanınca, fikir değiştirdi ve mecliste çoğunluğu elinde tutan partisi tarafından 17 Nisan’da başbakan seçildi.
Buna karşı tepki, seçimden önce, sokakta başladı. Bu konuda muhalefetin sözcüsü konumunda olan, eski gazeteci, halen milletvekili Nikol Paşinyan, on iki gün önce Ermenistan’ın çeşitli şehirlerinde başlattığı protesto gösterilerini hafta sonu başkent Erevan’a taşıdı.
Başbakan ve Paşinyan 22 Nisan sabahı Erevan’da bir otelde, mikrofonlar önünde buluştu. Paşinyan, yegâne taleplerinin hemen istifa etmesi olduğunu söyledi. Görüşme kısa sürdü. Görüşme sonrası, giderek büyüyen yürüyüşe katılan Paşinyan’ı ve iki milletvekilini polisler gözaltına aldı. Milletvekili dokunulmazlığı ayaklar altına alınmıştı. İki yüz civarında gösterici de gözaltına alındı.
Dün sabah Erevan’da büyük bir Sivil İtaatsizlik yürüyüşü başladı. Yürüyüşü liseli gençler açıyordu. Din adamları da kortejin başındaydı. Beklenmedik gelişme, üniformalarıyla yürüyüşe katılan birkaç yüz silahsız askerin kortejin önünde gençlerle kucaklaşmasıydı. Askerin sokağa indiği bilgisi son hızla yayıldı. Başbakan Yardımcısı Karapetyan, yeni Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan ve taze Başbakan Serj Sarkisyan sabah görüştüler. Ardından Karapetyan, gözaltındaki Paşinyan’la bir çözüm arayacağını söyledi. Öğle saatlerinde, bir günden beri nerede olduğu bilinmeyen Paşinyan’ın serbest bırakıldığı bilgisi geldi. Ardından da Başbakan Serj Sarkisyan açıklama yaptı: “Bugün hükümetin başı olarak son kez konuşuyorum. Sokak hareketi bu göreve gelmeme karşı. Nikol Paşinyan haklıymış. Yanılan benmişim. Bu durumu çözmek için birçok yöntem var ama ben bunların hiçbirine başvurmayacağım. Başbakanlıktan istifa ediyorum.”
Bu istifa mesajında iki şey dikkat çekiciydi: Sokak hareketlerinin haklı olduğunu belirtmek ve bu durumu çözecek ama kullanmak istemediği başka yöntemlere işaret etmek.
Sayıları giderek artan göstericilere askerlerin katılması, bir sonraki adım ordudan mı gelecek sorusunu akla getirmişti. Rusya’nın yakın denetiminde olan Ermenistan ordusunun Rusya onayı olmadan hareket etmesine pek ihtimal verilmiyor. Sokak Sarkisyan’ı sahne dışına iterken, galiba Rusya da kolundan tutup onu sahneden çekti. Sarkisyan asli istikrarsızlık etmeni olmaya başlamıştı.
İkinci konu ise başka yöntemler. Sarkisyan, on yıl önce seçildiğinde, seçimlerde hile yapıldığı gerekçesiyle başlayan gösterilerin kanlı biçimde, on ölüyle bastırılmasını ve o zaman da Paşinyan’ın bir müddet hapis kalmasını mı ima ediyordu? Pazar sabahı Paşinyan’la yaptığı kısa süren görüşmede, eski bir asker olarak bu tehdidi dile getirmiş ve görüşme bunun üzerine sona ermişti. Ama görünen o ki, bu tehdidi uygulayacak desteği bu kez bulamamıştı.
Dün öğleden sonra, bir gün önce birbirleriyle çatışan polislerle göstericiler arasında sevgi gösterileri ve kucaklaşmaların yaşandığı, sivil itaatsizlik yürüyüşünün zafer yürüyüşüne dönüştüğü Erevan’da, iktidar partisi taraftarlarının bile derin bir nefes aldıklarını, rahatlama içinde olduklarını gözlemciler aktarıyordu. İktidar cenahında bu göreli rahatlığın, Sarkisyan’ın başında olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin mecliste çoğunluğu elinde tutuyor olması ve alelacele Başbakan Yardımcısı Karapetyan’ı başbakan seçmesinden kaynaklanıyor olması mümkün. Partisinin Sarkisyan’ı safra olarak attığı söylenebilir.
Sokağın ve muhalefetin ağır yolsuzluk, işsizlik ve yoksulluktan sorumlu tuttuğu Sarkisyan’ın bütün bunları tek başına başarmadığı aşikâr. Partisi çoğunlukta kaldığı sürece kendisinden hesap sorulması da pek mümkün olmayacak. Ama koltuğu bırakmayan seçilmiş otokratlar dünyasında, uzatmalı iktidarının barışçıl gösterilere beş gün dayanabilmiş olması da küçümsenecek bir gelişme değil.