Neler oluyor bize?
Miyase İlknur
Son Köşe Yazıları

Neler oluyor bize?

18.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gerçekten neler oluyor bize? Hele şu son bir haftada yaşadıklarımızı görünce “Biz nerede yanlış yaptık” sorusunu tartışmaya başladık.

Biraz geç olmadı mı?

Ders alabileceğimize dair en ufak bir umut var mı derseniz; yok.

Çünkü bizde en trajik olaylar bile en fazla bir hafta tartışılıyor. İri iri laflar ediliyor, sonra aynen devam.

Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan adlı yavrularımızın yine çocuk denecek yaşta çete liderlerine özenenler tarafından öldürülmesi ile arka arkaya yaşadığımız şoku daha üzerimizden atamamışken bu kez Amerika ve Kuzey Avrupa ülkelerinde gördüğümüz okul katliamları ile sarsıldık.

Hepsinin faili de çocuk. Minguzzi ve Atlas’ın katledilmesinden sonra çocuk suçlular ile ilgili yasal değişikliklere gidileceği açıklandı. Yani çocuk suçlulara verilen cezaları artırınca sorun çözülecek öyle mi?

Bu çocuklar ana rahminde mi psikopata bağladı? Nasıl bir ailede yetişti, ne tür arkadaşlarla takıldı, evde ne tür filmler izledi, ne tür sakıncalı oyun sitelerine girdi bilen var mı?

Aileler pirüpak, masum; çocuklar suçlu ha!

En başta suçlu ailelerdir, kimse kusura bakmasın. Çocuklarındaki ruhsal bozukluğu görmezden gelip “Ay şekerim bizim çocuk hiperaktif ondan böyle” diyen ebeveynler masum mu?

Şiddete eğilimli çocukların nasıl bir aile ortamında yetiştiğini incelersek arka planda neler neler çıkar. Hastanede doktor döven, eşine şiddet uygulayan, park yüzünden komşusunu darp eden, çocuğuna disiplin cezası ya da kötü not verildiği için okul basan, sokakta oyun yüzünden kavga eden çocuğunun arkadaşını tokatlayan ebeveynler ülkesi burası.

Babanın akşam eve geldiğinde Kurtlar Vadisi ve bilumum mafya dizileri; annenin sabahları cinayet, tecavüz, ensest olaylarının ballandıra ballandıra anlatıldığı kadın programlarının seyrettiği aile ortamında yetişen çocuklardan ruh sağlığının normal olmasını bekliyoruz.

Devlet muhalif hesapların peşinde koşacağına biraz da şiddet içeren sosyal medyayı takip etse iyi olacak.

Gelelim okullara. Her yıl değişen müfredat, torpille müdür atanan kifayetsiz yöneticiler, yıllarca atanmayı bekledikten sonra zar zor öğretmen olmuş ama bu arada bildiklerini de unutmuş öğretmenler, dindar nesil yetiştirme saplantısıyla diğer sorunlara gözünü kapatmış milli eğitimle olacak olan bu.

ÖRNEK BABA BÖYLE OLUR 

Öğretmenlere eğitim fakültelerinde verilen pedagoji eğitimini hiç anlatmayalım. Aynı yabancı dil dersleri gibi formaliteden ibaret konmuş dersler.

Ayrıca öğretmenlerimizin ruh sağlığının ne kadar iyi olduğu da ayrı bir soru. Onları kim denetleyecek?

Bir başka sorun da bu çocukların silahlara bu kadar kolay nasıl ulaşabildiği. Ne kadar çok silah taşınıyor bu ülkede. Bu silah merakı nedir Allah aşkına. Önüne gelene ruhsat mı veriliyor?

Silahlar evde büfede mi sergileniyor da çocuklar bellerine takıp sokağa çıkıyor? Kahramanmaraş’ta 10 kişiyi katleden çocuk polis babasının beş silahı ile okula gidiyor. Maşallah, baba polis değil mafya babası sanki. Bir poliste beş tane silah niye?

İfadesinde çocuğunu daha iki gün önce atış poligonuna götürdüğünü söylüyor. Aferin, baba dediğin böyle olur.

Devletin valisinin oğlunun işlediği cinayeti karartmak için yaptıklarına baktığımızda niye şaşırıyoruz ki?...